Polis fotoğraf çekemeyecek!
Gelsenkirchen İdari Mahkemesi, polisin toplumsal olaylarda eylemcilerin fotoğrafını istedikleri gibi çekemeyeceğine dair bir karar aldı. KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, kararı Almanya’da giderek artan eylemler ve siyasi çevrelerin kriminalizasyon politikalarına karşı tepkisine bağlıyor.
Almanya’da Gelsenkirchen İdari Mahkemesi, polislerin toplumsal olaylarda istedikleri zaman eylemcilerin fotoğraflarını çekemeyeceğine yönelik emsal niteliğinde bir karar verdi.
Mahkeme’nin kararına göre, kişilerin fotoğraflarının çekilmesi ile birlikte, bireylerin anayasal toplanma ve gösteri özgürlüğünü ihlal ettiği belirtildi.
Bundan sonra polisin genel olarak gösterilerde çekim yapamayacağı ancak şiddetin engelenmesi amacıyla görüntü ve fotoğraf çekebilmesine karar verildi. Mahkeme, ‘Büyük tehlike’ olasılığı durumunda fotoğrafın çekebileceğine hükmetti.
Mahkeme: Hakları gasp edildi!
İdari Mahkemesi, polisin çektiği fotoğrafları kamuoyuna paylaşmasını da yasakladı. Essen Eyaleti’nde geçen Mayıs ayında polisin Facebook hesabında iki eylemcinin fotoğrafını paylaşması sonucunda dava açılmıştı.
Açılan dava sonucunda Mahkeme, paylaşımların kişilerin haklarını gasp ettiğini kabul etti.
Alman polisi, Kürtlerin ve demokratik kesimlerin hakları için yaptıkları son derece yasal ve meşru gösterilerde fotoğraf çekerek katılımcıları kriminalize ediyor.
Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Merkezi (KCDK-E) Eşbaşkanı karar hakkında şunları söyledi: “Bu konuda özellikle son dönemde Almanya’da giderek kitsel eylemlerin artmasından sonra, Bayern Eyaleti’nin startını verdiği ve polise geniş yetkiler tanıyan yasa tepkiyle karşılandı. G20 Zirvesi’nden sonra da Almanya’da demokratların eylemlerini giderek arttırmasından dolayı dolayı böylesi bir karar alındı. En son olarak da Berlin’de 250 bine yakın kişi ırkçılığa karşı yürüdü. Tüm bunlar şunu gösteriyor: Almanya’da muhalifler baskılara boyun eğmeyecek. Hem eylemlerin arttığı, hem de Almanya’da siyasi çevrelerin kriminalizasyon politikalarına tepki gösterdiği bu dönemde, böylesi bir karar önemlidir. Ama yeterli değildir. Almanya Anayasası’nda da belirtildiği gibi insanların ifade özgürlüğü var. Bu hakkın siyasi ve ekonomik çıkarlara değil, Alman halkının çıkarlarını esas alınması gerekiyor. Bu karar bir kez daha ortaya çıkarmıştır ki, anti demokratik uygulamalara karşı yürütülen eylemsellikler ve hukuk mücadelesi daha da büyütülmeli. Başta biz Kürtler ve göçmenler, bu konuda daha da aktif rol üstlenmeliyiz.” HABER MERKEZİ