1993 Mardin Kızıltepe doğumlu Reber İldem, 8 yıldır tutsak. 17 Mayıs 2011 tarihinde polislerin demokratik çözüm çadırına baskınıyla, kardeşi Roni İldem yakın mesafeden atılan gaz fişeğiyle bir gözünü kaybetmiş. Sol gözünü tamamen kaybeden Roni’nin sağ gözü de hasar görmüş. Sekizinci sınıfa kadar okula devam etse de, sonraki yıllarda okuma güçlüğünden dolayı okulu bırakmak zorunda kalmış.
Roni yoğun bakıma alındığında anne Koçeri İldem, Kızıltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki polisler arayıp 18 yaşındaki oğlu Reber’in gözaltına alındığını bildirip, Roni için polislerden şikâyetçi olduğu takdirde Reber’in tutuklanacağı söylenmiş. Anne İldem küçük oğlu için şikâyetçi olmuş, ertesi gün ise diğer oğlu Reber tutuklanmış.
Bir oğlu 10 metreden hedef gözetilerek gözünden vurulan Koçeri İldem ise mahkemelerde polisler tarafından taciz edilmiş. Anne İldem’e “Şikâyetçi olmasaydın oğlun tutuklanmayacaktı,” diyen polisler Reber İldem’e de aynı psikolojik şiddeti uygulayarak “Annen şikâyetçi olarak seni tutuklattı” demiş.
Örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılanan Reber İldem, 8 yıldır tutsak. Polislerin “elimizde fotoğrafları var” dediği İldem, tutuklanarak Mardin E Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’na konulmuş. Sürgün sevkle Şakran T Tipi’ne gönderilen İldem, hâlâ bu hapishanede. Seneye tahliye olması beklenen İldem, somut delil olmaksızın, 18 yaşında elinden alınan özgürlüğüne 26 yaşında kavuşabilecek.
Mektup Adresi:
Reber İldem
Şakran 4 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
B-14
İzmir
26 yıldır tutsak
Hulki Güneş, 1992 yılında Muş'un Varto İlçesi Sarımsak Tepe mevkisinde bir askerin öldürülmesinden sonra, eyleme katıldığı gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış. 4'ncü Yargı Paketi kapsamında yargılanmasına devam edilen Güneş hakkında, 2011 yılında, mahkumiyet hükmünün onaylanmasına ve infazının devamına karar verildi.
Hulki Güneş'in avukatları Mervan Eren Gül ve Selahattin Kaya, müvekkillerinin çatışmanın olduğu gün başka bir köyde çalıştığını ve çalıştığı evin sahibi Nusrettin Özdemir'in tanık olarak dinlenmesini talep etse de, mahkeme bu tanıklığı önemsemedi. Soruşturma aşamasında ifadesi alınan Husrettin Özdemir, Hulki Güneş'in kurban bayramının ikinci günü evine geldiğini ve 4 gün çatı işinde usta olarak çalıştığını, bir gün de havanın kötü olması nedeniyle boş kaldığını söylemiş. 1992 yılında Kurban Bayramı’nın 2'nci günü 12 Haziran gününe denk geldiğini söyleyen avukat Selahattin Kaya, çatışmanın 14 Haziran 1992 tarihinde olduğunu belirtmiş. Güneş’in çatışma günü çatı inşaatında çalıştığını açıkça doğrulansa da bu tanıkların dinlenmesinin dosyaya yeni bir şey katmayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiş.
Hulki Güneş savunmasında şunları belirtmiş: "Duruşmada 3 asker tanık olarak dinlendi. Bu 3 asker farklı illerden ve Türk kökenlilerdi. Lehime ifade vermeleri için bir sebep yoktur. Kendileri çatışmaya katılmış ve ölüm duygusunu yaşamış insanlardır. Buna rağmen her 3 tanık, çatışma bölgesinde beni görmediklerini söyledi. Yüzleştirme yapılmadığını ve beni ilk kez karakolda gördüklerini söylediler. Daha sonra teslim olan iki örgüt mensubu da çatışmaya katıldıklarını ama benim olmadığımı belirtti. Dosyada bilgi ve deliller benim lehimedir. Tüm bunlara rağmen ben neden hâlâ cezaevindeyim? Bunu anlamıyorum. Yıllardır cezaevindeyim. Yaşım ilerledi ve artık hastayım. Ben ve ailem 21 yıldır neden bu sürgünü yaşıyoruz? Kararı mahkemenin vicdanına bırakıyorum." Mahkumiyet hükmüne karar verilen Güneş 26 yıldır tutsak.
Mektup Adresi:
Hulki Güneş
Şakran T Tipi Kapalı İnfaz Kurumu
İzmir