Siirt'te Ulus Mahallesi'nde 15 Ocak'ta bir eve düzenlenen baskında katledilen 5 kişiden Siirt Üniversitesi Kimya Bölümü öğrencisi Mücahit Ongulu, Cemal Oğuz ve Murat Yıldız toprağa verilirken, Siirt Devlet Hastanesi morgunda tutulan 2 kişinin ise kimlikleri henüz netleşmedi. Otopsi işlemleri avukatları ve aileleri olmadan yapıldı.

HDP'li Milletvekili Besime Konca, Siirt'te yaşananın Kürt illerindeki katliamların devamı olduğunu vurguladı. Konca, şunları söyledi: "Katledilen yurttaşların cenazelerini almak isteyen aileleri tehdit edildi. 'Kitlesel defin töreni yapılması veya almamanız durumunda cenazeler teslim edilmeyecek' yönünde tehditler edildi. Polisler ailelere taziyelerin erken bitirilmesi yönünde de tehditlerde bulundu. Katledilen 2 yurttaşın cenazesi halen teşhis edilmedi. Beden bütünlüğünün olmadığı yönünde kaygılarımız var. Milletvekili olmamıza rağmen girişimlerimiz engelliyor; savcılığa yaptığımız başvurular da sonuçsuz kalıyor." 


Polis: Evine 30 kez gittim 

Katledilen 3 kişinin üniversite öğrencisi olduğunun altını çizen Konca, Mücahit Ongulu isimli gencin polislerce tanındığına da dikkat çekti. Konca, cenazeleri almak için hastane önüne gittiklerinde bir polisin kendilerine "Sizi muhatap almıyoruz, siz akrabası değilsiniz, burada bulunmayacaksınız. Ben Mücahit'in evine 30 kere gittim. Mücahit'i sizden daha iyi tanıyorum" dediğini aktardı. Konca, "Mücahit'in sivil olduğunu biliyorsan, 30 kere evine gidiyorsan, neden katlediyorsun?" diye sordu. 


Cenazeleri yerde sürüklendi

İnfaz ardından iki gün boyunca abluka altında kalan Ulus Mahallesi'nden polisler kısmı olarak çekilince içeriye giren DİHA, görgü tanıklarıyla da konuştu. Baskının gerçekleştiği evin karşısında oturan, silah ve bomba sesleri ile uyandıklarını anlatan Sakine Şen, ne olduğunu anlamak amacıyla pencereye çıktıkları sırada 'içeri girin o…çocukları' diyerek küfür eden polislerin baskınıyla evden zorla çıkarıldıklarını belirtti. "Amcamın aynı sokaktaki evine geçtik. Evimizden çıkarılmamızla birlikte o evin içinde girdiler" diyen Şen, "Silah sesleri hiç durmadı ve zaman zaman bomba sesleri yükseliyordu. Şarjörleri boşalana kadar ateş ediyorlardı. Zırhlı araçlarda kapının önünde bekliyordu, yaklaşmamıza da izin vermediler" dedi. Silah seslerinin kesilmesinin ardından ise özel harekat polislerinin 4 cenazeyi sürükleyerek evden çıkardıklarını belirten Şen, "Perdeyi aralayarak cenazeleri gördük. Küfür sesleri duyuluyordu. Sağa sola 'dışarı çıkın o. ç., sizin burada olduğunuzu biliyoruz' diyerek bağırıyorlardı" diye aktardı.  


 DİHA/SİİRT




Kimlikleri netleşti



Mardin'in Nusaybin ilçesi Fırat Mahallesi'nde 22 Aralık'ta 8 çocuk babası Medeni Orak ile birlikte katledilen gencin Rohat Karakoç olduğu açıklandı. Cenazesi 18 gün boyunca Mardin Devlet Hastanesi morgunda tutulan, ardından MEYADER Mardin Şubesi yöneticileri tarafından törenle Mardin Halk Mezarlığı'nda defnedilen Karakoç'un ailesi, cenazeyi almak için Mardin Cumhuriyet Savcılığı'na başvuracak. 

Mardin'in Kızıltepe ilçesinin Turgut Özal Mahallesi'nde 12 Ocak akşamı 3 arkadaşı ile birlikte katledilen HPG'li Nuran Yüksekbağ'ın cenazesi ise ailesi tarafından teşhis edilerek Mardin Devlet Hastanesi Morgu'ndan alındı. Yüksekbağ'ın cenazesi defin için memleketi Siirt'e götürüldü. 


 DİHA/MARDİN