Çocuklardan Z.C.E.'nin Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nce hazırlanan Psikiyatri Kanaat Raporu'nda, "Birçok kez cinsel istismara maruz kaldığı ve bu olaylardan sonra içe kapanma ve isteksizlik duygularının oluştuğu belirlenmiştir" denilmesine ve yaşanan vahşetin çocuğun günlüğünde yer almasına rağmen savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmişti. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü belgelere rağmen yazılı bir açıklamayla olayı tamamen yalanlarken, olaya ilişkin verilen takipsizlik kararına avukatlarca yapılan itirazın ise yaklaşık 6 aydır bekletilerek ilgili savcılığa ulaştırılmadığı ortaya çıktı.
Emniyetin örtbas etme çabası
DİHA haber ajansının ortaya çıkardığı üç kardeş çocuğa cinsel istismar olayının sosyal medyada geniş yankı uyandırmasının ardından Diyarbakır Emniyet Müdürü Halis Böğürcü yazılı bir açıklama yaparak, sosyal medyada paylaşılan haberlerin gerçek dışı olduğunu belirtti. Böğürcü, sözkonusu isimde kimsenin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmadığını iddia etti. Olayın bir kişinin sosyal medyada yaptığı açıklamalar sonucunda açığa çıktığını belirten Böğürcü, sözkonusu kişi hakkında inceleme başlatıldığı ve bu kişinin akli dengesinin yerinde olmadığını tespit ettiklerini söyledi. Tecavüz olayını tamamen yalanlayan Böğürcü'nün olayda bir emniyet amirinin adının geçtiği yönünde kullandığı ifadeleri, akıllara Böğürcü'nün yaşanılanlardan haberi olmadığı ya da olayla ilgili çelişki yaratmak istediği ihtimallerini getiriyor.
Polis ifade vermiş
Emniyetin sözkonusu isimde kimsenin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmadığının belirtilmesine rağmen dosyada yer alan bir "yakalama tutanağı"nda polislerin 19 Haziran 2013 günü saat 20.30 sıralarında Yenişehir İç Ofis Polis Lojmanları'nda giderek bir polisi yakaladığı belirtiliyor. Gerekli işlemlerin yapılması için Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'ne götürülen O.K.'nin çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunduğu ve savcılık talimatıyla evinin tespit edilmesinin ardından yakalandığı belirtiliyor.
İtiraz dosyası 6 aydır bekletiliyor!
Olayı örtbas etme çabaları sürerken, avukatların savcılık tarafından 14 Şubat 2014'te hukuksuz bir şekilde verdiği takipsizlik kararına yaptığı itirazın kararın üzerinden yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen halen Diyarbakır Adliyesi Takipsizlik Bürosu'nda bekletildiği ortaya çıktı.
Normal şartlarda yaklaşık 15-20 gün içerisinde ilgili savcılığa ulaştırılması için işleme konulması gereken itirazın bu kadar süredir bekletilmesi, polislerin aklanmak istenildiği kaygılarına neden oldu. Büroda görevli memurların bu duruma "odamız yoktu" yanıtı vermesi ise olayın adli mercilerce dikkate alınmayarak, sumen altı yapılmak istenildiğini ortaya koyuyor.
Yeni itiraz başvurusu yapıldı
Takipsizlik kararına daha önce yaptıkları itirazı beklemeyen avukatlar da harekete geçti.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunan avukatlar, dosyanın eksik inceleme ve gerekli delillere rağmen hukuka aykırı bir şekilde verilen takipsizlik kararının kaldırılmasını talep etti.
Başvuruda ayrıca Diyarbakır Barosu'nun talebi üzerine çocuklardan G.S.E. ile psikiyatrist eşliğinde yapılan görüşmenin 14 sayfalık ses kayıt dökümü de sunuldu. Ses kayıt dökümünde G.S.E. polislerin kendisi ve kardeşlerine yönelik cinsel istismarın ayrıntılarının yanı yanı sıra polisler tarafından nasıl işkence yapıldığını dair beyanları da yer alıyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı: Sürece müdahil oluruz
Konuya ilişkin ''Çevre Eğitimi İşbirliği Protokolü'' imza töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, ''Adli süreçlerle ilgili yeni bilgiler, bulgular, belgeler mi ortaya çıkıyor? Eğer böyle bir durum varsa biz adli sürecin yeniden başlamasını arzu ederiz. Her türlü şüpheyi giderebilecek bir yol izleriz. Adli süreç yeniden başlarsa bu konuda da müdahil oluruz'' diye konuştu. İslam, konunun kendilerine intikal ettiği andan itibaren duruma müdahil olduklarını belirtti.
Ne olmuştu?
Şu an 6 ila 10 yaşlarında olan M.E, G.S.E. ve Z.C.E. adlı 3 kardeş, aylarca 3 polis memurunun cinsel istismarına uğradı. Olay çocukların yaşadıkları acıya dayanamayarak olup biteni babalarına anlatmaları üzerine ortaya çıktı. Çocukların annesi olan A.E'nin O.K isimli polis ile geliştirdiği ilişki sonrasında çocukların ifadesine göre, 3 çocuğa da istismarda bulunmaya başlayan O.K bununla da yetinmeyip polis memuru arkadaşları F.B ve A'nın da çocuklara istismarda bulunmasını sağladı.
Savcı takipsizlik kararı verdi
Her üç çocuğunda sürekli olarak 2011 yılının Mayıs ayından 2013 tarihine kadar istismara uğradığı ve çocuklara sözkonusu polisler tarafından uyuşturucu madde içirildiği çocukların babalarına durumu anlatması ile açığa çıkmış, baba M.N.E çocuk savcılığına başvurarak olayla ilgili soruşturmanın başlatılmasını istemişti. Bunun üzerine Diyarbakır Çocuk Savcısı Kenan Yıldırım tarafından 19 Haziran 2013 tarihinde psikolog eşliğince ifadeleri alınan çocuklar, tüm yaşadıklarını anlattı. Savcı Yıldırım, çocukların anlatımları üzerine Anne A.E'nin de ifadesini alırken, cinsel istismarda yer alan çocukların işaret ettiği polislerin ifadesine ise başvurmadı. Savcı çocukların anlatımına ve ortaya çıkan günlükte yazılanlara rağmen başlatılan soruşturma hakkında "takipsizlik" kararı verdi.
HABER MERKEZİ