
8 Ocak’da sona erecek ‘diyalog’ sergisinin konusunu tesadüfen seçmediklerini belirten İlker Maga, ‘Das Fotoatelier’ içinde belirlenen konuları sosyal alanlardan seçtiklerini, bir yıl boyunca temayı değişik teknikler kullanarak fotoğrafik olarak işlediklerini belirtiyor. Fotomontaj, fotokolaj, klasik fotoröportaj, an fotoğrafları, deneysel fotoğraf gibi çok değişik fotoğrafik yaratı alanları kullanılarak gerçekleştirilen ‘diyalog’ sergisinde 60 kadar çalışma yer alıyor. Maga’nın yönetiminde aralıksız on yıldır süren bu sergiler dizisinin bir başka özelliği de, sergi açılışlarının birer kültür akşamlarına dönüşüyor olması. 250’den fazla davetlinin hazır bulunduğu sergi açılışına Ermeni, Kürt, Türk, Yunan, Arap, Hint, Alman ve Rus müziklerinden örneklerin sunulduğu bir konser eşlik etti.
Neden ‘diyalog’?
Westend Fotoğraf Okulu’nun yöneticisi yazar ve fotoğraf sanatçısı İlker Maga 8 Ocak’da sona erecek olan serginin konusunun neden ‘diyalog’ olarak belirlendiğini, “Herkesin bildiği gibi insanlık yüz yıl önce büyük bir savaşın tam ortasındaydı. Halklar büyük acılar yaşadılar. O zamanlar taraflar arasında diyalog yoktu. Birinci Dünya Savaşı incelendiğinde, bu konuda çok farklı görüşlere sahip insanların bile birleştiği iki nokta tespit edebiliyoruz. Birincisi o vakitler diyalog yoktu ve küçük bir olay bile, eğer şartları uygunsa, bir ay gibi çok kısa bir sürede bir büyük dünya savaşına dönüşebilirdi. Westend Fotoğraf Okulu - Fotoğraf Atölyesi 2015’in konusunu ‘diyalog’ olarak belirlerken sıraladığım bu tarihsel arka plan belirleyici rol oynadı. İkincisi güncel siyasi duruma da dikkat çekmek istedik. Günümüzün savaş ve kriz alanları bir araya getirildiğinde, insanlığın Birinci Dünya Savaşı’nın toplam alanından çok daha büyük savaş ve kriz alanıyla karşı karşıya olduğu görülecektir. Buna da dikkat çekmek istedik” sözleriyle açıkladı.
Cevizdeki verimliliğe ulaşmak çaba gerektirir
Serginin açılış davetiyesindeki cevizlerden oluşan ve dünyanın önemli grafiker ve çizerleri arasında olan Mehmet Ali Türkmen tarafından yaratılan ‘diyalog’ motifiyle ilgili “Diyalog denince insan akla gelir, afişte ise ceviz var” değerlendirmelerine Maga, “Diyalog, en az iki insanla mümkün. İnsanın olduğu yerde sorun vardır. Pürüzsüz bir diyalog ise mümkün değil, dahası verimli de değil. Eski Yunan felsefesinin diyaloglarını hatırlayın… Ya da iki insan arasındaki konuşmaları hatırlayın… Pürüzsüz olmadıklarını göreceksiniz. Ama pürüz her zaman olumsuz değil ki!.. İnsan değişmeye, gelişmeye açık olmalı; yani hayata ve insana açılan kapı ve pencereleri açık olmalı… Pürüzlü bir konuşmanın sonunda ulaşacağımız aşama, diyalogdan, yani pürüzlü konuşmadan önceki durumumuzdan çok daha ileride olabilir. Afişteki cevizler de metaforik olarak bunu anlatmaya çalışıyor. Cevizin içindeki verimli meyveye ulaşmak için kabukların kırılması, yani biraz çaba harcanması gerekir. Biraz güç uygulamadan cevizlerin kabukları kırılmayacaktır, ama onun sonunda elde edilecek verimli bir meyvedir. Bu yüzden tartışmaktan, pürüzlü konuşmalardan kaçınmamalı. Politik akıl kendine ancak diyalogla hayat bulabilir; politik bir akıl, karşısındakini ancak diyalogla ikna edebilir. Kendine, aklına, politik gücünü ve hümanist temel altyapısına güvenen diyalogdan kaçmamalı. Zaten kendine güvenen diyalogdan kaçmaz. Bütün bir projenin vermeye çalıştığı aslında bu!” açıklamalarında bulundu.
Sözünüz yoksa fotoğraf üretemezsiniz
Maga, Westend Fotoğraf Okulu’nda yürütülen çalışmalar ve saptanılan konuların fotoğrafik olarak belirlenmesini şu sözleriyle anlattı:”Her yıl başvurusu sayısı 50’yi aşıyor olsa da Fotoğraf Okulu- Fotoğraf Atölyesi’ne en fazla 15 öğrenci alınabiliyor. Bu öğrenciler akademisyenden işsizlere kadar toplumun çok değişik katmanlarından bir araya geliyorlar, değişik kuşaklara aitler ve her yıl bu katılımcılar yüzde 30-40 değişiyor. Amacım bu değişik insanların belirlenen bir konuda fotoğraf üretmelerini sağlamak. Çok değişik katman ve kuşaklara ait oldukları için son derece ilginç tartışmalar oluyor. Yılın ilk aylarını içerik tartışmalarına ayırıyorum. Her katılımcının önce belirlenen konuyu teorik olarak kavramasını hedefliyorum. Konu neyse o alanın en seçkin metinlerini ve görsel örneklerini inceliyoruz. Her katılımcının, önce belirlenen konuda bir sözü olmalı. Söyleyecek sözünüz yoksa, fotoğraf da üretemezsiniz. Bu Ocak-Nisan arası devam ediyor. Daha sonra fotoğraf üretimine geçiliyor. Fotoğraf üretimi derken, atölyede tabu yok; konuya en uygun fotoğrafik anlatım tekniği neyse, o kullanılabilir. Benim ise görevim atölyeye katılanların ihtiyaç duydukları bilgileri vermek, üretilenlerin hedefe uygunluğunu sağlamak, atölyede bir araya gelen herkesin görüşünü alarak final seçimi yapmak ve bütünlüğü olan yüksek bir standarda sahip sergiyi insanlarla paylaşmak…”
Okulumuz fotoğraf için bir ada
Maga Westend Fotoğraf Okulu-Fotoğraf Atölyesi’nin, Almanya’daki fotoğraf okullarından farkını ortaya koyarken de, “Okulumuz fotoğraf için bir ada olarak düşünüldü. Bu adada, fotoğraf konusunda hiçbir tabudan söz edilemez. Fotoğraf ilgili herşey tartışılabilir, konuşulabilir ve fotoğrafın yeni yaratı alanları denenebilir. Kısacası, fotoğrafla ilgili yeni yeni yaratı alanlarının denendiği bir ada, Fotoğraf Atölyesi. Örnek vereyim: Fotoğraf makinesi ürettik, fotoğraf makinesi olmadan fotoğrafik çalışmalar yaptık; taş üstüne fotoğraf bastık; kağıt değil, jelatin üstüne fotoğraf yaptık; her yıl yeni en az bir sergileme tekniği denedik; yerde bile fotoğraf sergiledik… Ayrıca dünya fotoğraf literatürünün olduğu zengin bir kitaplığımız ve çok değişik tekniklerin kullanılabileceği bir karanlık odamız var” dedi. Westend Fotoğraf Okulu-Fotoğraf Atölyesi’ne ilgi duyanlar info@westend-bremen.de ya da maga@ilkermaga.com e-posta adresi üzerinden çalışmalara ulaşabiliyor.
Erdoğan YENER