Politika kavramı, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. Çünkü politika insanların yaşama ve doğaya egemen olmasıyla hayat bulmuştur. Yani bir bütünen toplumsal çalışma ve üretme  ve hayatı organize etmek demektir. Ancak politika bir süre sonra el değiştirmiştir. Politika topluma ait bir çalışma üretme  ve yönetimsel değerken tutarlılığını korumuştur. Politika kavram olarak devleti ve ülkeyi yönetme olarak bilinir. Aslında bir bakıma öyledirde. Ancak politikanın esas amacı sadece  devleti oluşturan kurum ve kuruluşları yönetmek değildir. Yani  bürokrasi, askeriye, meclis hükümet bakanlıklar ve onlara  bağlı daha bir dizi küçüklü büyüklü alt idari birimlerin sadece kendi sınırları içerisinde yaptıkları günlük rutin işler değildir. Politika esasen toplumsal çalışma, üretim, emek ve yaşamın  bir bütünen organize edilmesidir. Bir ülkede politikacılar   toplumsal yaşamdan kopuk, halkla ilgisi olmayan basit, ucuz  bireysel çıkar ve hesaplar peşinde koşuyorlarsa o ülkede politika çoktan kendi hedefinden uzaklaşmış demektir.
   Politikada tutarlı olmak, politikayı toplumsal sorunların  çözüldüğü bir sanat haline getirmekle mümkündür. Toplumun en temel sorunlarını çözdünüz mü? Toplumun ev, iş, konut, eğitim, sağlık, yönetime (siyasete) katılma sorununu çözdünüz mü? Devleti halka, topluma hizmet eden bir araca dönüştürdünüz mü? Türkiye'de (Anadolu'da-Mezopotamya'da)   yaşayan farklı uluslara kimliklere, dillere, kültürlere saygı gösterip yasal ve anayasal olarak kabul ettiniz mi? Bu  saydıklarımın hiçbiri Türkiye'de yok, yok. Bu durumda demek ki Türkiye'de politika içi boşaltılmış bir ceviz kabuğuna dönüştürülmüş. Politika rantın, rüşvetin, yolsuzluğun, cep doldurmanın, hırsızlık yapmanın, halkı kandırmanın, insanlara yalan söylemenin ta kendisi olmuş. Bir ülkede politikayı sadece  seçilmişler yaparsa o ülkede her şey renk değiştirir. Yani her şey yozlaşır, biter, çürür. Bir ülkede halk yarı aç yarı tok asgari ücrete talim ediyorsa, yönetenler de zevki sefa yaşıyorlarsa hiltonlarda villalarda köşklerde, işte o ülkede   politika çoktan halkı aldatmanın, ezmenin, sömürmenin aracı ve maskesi haline getirilmiştir.
Bu şartlarda yaşayan insan toplulukları mevcut tutarsız politikadan zarar gördükleri için  polikayı yalancılık olarak bilirler.  Zaten Türkiye'de yediden yetmişe kime politika nedir diye sorsanız size söyleyecekleri tek şey, ''Politika sahtekarlıktır, yalancılıktır'' olacaktır. İnsan toplulukları aldatıla aldatıla adeta kendi gerçekliğini bile tanıyamaz hale gelmiş. Çünkü kandırılan, aldatılan insanlar daha kolay yönetilir.
Türkiye'de toplum özelliklede Türkler uzunca bir zamandır tutarsız politikanın esiri durumuna gelmiştir, getirilmiştir. Yoksul, fakir toplum adeta tutarsız politikacıların, holdinglerin, şirketlerin, düzen partilerinin kölesi ve hizmetçisi olmuş. Özelliklede son aylarda üst üste meydana gelen maden ocakları ve buna benzer iş (cinayetleri) kazaları bu gerçekliği bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Ancak kötüye karşı iyi, çirkine karşı güzel, yanlışa karşı doğru ve tutarsız  politikaya karşıda  tutarlı politikacılık hayatın bir yerinde ortaya çıkıverir bir kurtarıcı gibi. Çünkü yalancının mumu yatsıya kadar yanar denmiş. Halkı bir yere kadar kandırabilirler. İllaki birileri çıkıp bu sahtekarların bütün yalanlarını ortaya çıkaracaktır. Her ne kadar tutarsız politikacılar uzun bir zamandır toplumun  başına çöreklenip yaşamı kangrene dönüştürmüşlerse de artık bu yolun sonuna doğru geliniyor. Tutarlı politikacılık Türkiye'de   galip gelip tutarsız politikayı çöp kutusuna atacaktır.
Bugün Kürdistan'da tutarlı politika-cılık uçurumdan aşağı atılan ve çok ağır yaralanıp ölümle burun buruna gelen, getirilen Kürt halkını nasıl ki kendi ayakları üzerinde güçlü bir şekilde  doğrulttuy-sa ve dünyada eşi benzeri olmayan bir mücadeleyle Kürt halkını özgürlüğe doğru büyük adımlarla yürütüyorsa, aynı zamandada Türkiye halkını da tutarlı  politikacılıkla yoksulluğun ve ezilmişliğin cenderesinden kurtaracaktır.
Özgürlük hareketi ve önderlik sürekli olarak Türkiye devrimi bizim boynumuz-un borcudur demişlerdir. Özgürlük hareketi ve önderliğin geliştirdiği tutarlı politik duruş Türkiye'de halkın başına bela olan bu asalak tutarsız sahte yalancı politika-cıları büyük bir yenilgiye uğratıp tutarlı  politikanın ne olduğunu bütün dünyaya gösterecektir. Çünkü  politika toplumsal bir öze sahip olduğu sürece tutarlılığını koruyabilir, tutarlı olabilir. Politikada tutarlılık, özgürlük hareketiyle bütün Ortadoğu halklarının bütün sorunlarının en büyük çözüm gücü olacaktır.