Cezaevlerindeki hak ihlalleri ve kötü muameleye sürekli yenileri ekleniyor. En son Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Ankara Kapalı Çocuk ve Gençlik Cezaevi'ne sürgün edilen Mahfuz Kutlu ve Ferit Tay'a yönelik şiddet kamuoyuna yansıdı. Mağdur çocuklardan Mahfuz Kutlu 17 yaşında ve neredeyse çocukluğunu cezaevinde geçirmiş durumda. Kutlu, ilk olarak 2009 yılında henüz 13 yaşındayken taş attığı gerekçesiyle Mersin'de tutuklanıyor. Kamuoyunda "Pozantı mağdurları" olarak bilinen çocuklardan birisi.


Cezaevinde büyüdüler

Kutlu, 2009 yılından bu güne kadar 29 kez gözaltına alınmış ve 6 kez belirli aralıklarla tutuklu olarak cezaevinde kalmış. 2011 yılının 8 Haziran'ında Mersin'de işten dedesinin evine giderken, YSK protestosuna yönelik polis saldırısından nasibini almış, gaz bombası yüzüne isabet etmişti. Mersin Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi gören Kutlu, bir süre de yoğum bakımda kalmıştı. Kutlu, son olarak yargılandığı ceza dosyası kapsamında tutuklanarak Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na konulmuştu.
Ferit Tay da henüz 17'sinde. Başka bir ceza dosyası sebebiyle 9 ay tutuklu kalan Tay yaklaşık 1 aydır Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunuyordu.

18 saat boyunca kelepçe

2 Aralık sabahı koğuşlarına baskın yapılan Kutlu ve Tay'a, "kemik testi" için Ankara'ya götürülecekleri bilgisi verildi. TUHAD-FED avukatları aracılığıyla bilgi veren çocukların aktarımına göre; sevk edilmeden önce cezaevi müdürü ile görüşmek isteyen Kutlu ve Tay, gardiyanların zoruyla koğuştan şiddet yoluyla çıkartıldı. Sürgün sıasında da darp edilen çocuklar ring aracına elleri kelepçeli olarak bindirildi. 18 saat süren yolculukta Kutlu ve Tay, Ankara'ya kadar elleri kelepçeli olarak getirildi. Yolculuk boyunca da defalarca talep etmelerine rağmen kendilerine hiç yemek ve su verilmedi, yolculuk boyunca yalnızca bir kez tuvalete götürüldü.

Adalet bu mu?

Ankara Çocuk ve Gençlik Kapalı Cezaevi'nde bulunan Mahfuz Kutlu'nun babası Reşit Kutlu ve Ferit Tay'ın Babası Mehmet Selim Tay, yetkililere tepki göstererek, "Adalet bu mu?" diye soruyor.
Baba Mehmet Selim Tay, oğlunun kendilerine bildirilmeden sürgün edildiğini belirterek, "Annesi Ferit'i görmeye gitmişti. Açık görüş vardı. Hastaneye götürüldüğünü söylemişler. Annesi 'bana bir şey söyleyin' deyince, birileri bağırarak Ferit'in sürgün edildiğini söylüyor. Bu şekilde haberimiz oldu" dedi. Oğlunun sürgün edilmeden önce feci şekilde dövüldüğünü aktaran Tay, "Oğlumun ön dişinin bir parçası kırılıyor. Oğlum feci şekilde dövülüyor. Oğluma yapılan işkenceden sonra bu seferde Ankara'ya sürgün ediyorlar" diye belirtti.

Vücüdunda morluk var

Oğlunu Ankara'da ziyaret ettiğini anlatan baba Tay, şöyle devam etti: "Vücudunun birçok yerinde morluklar var. Ankara'ya sürgün edilirken çocukları hastaneye bile götürmüyorlar. Daha sonra doktora götürüyorlar. Ring aracında götürülürken elleri kelepçeleniyor. Çocuklar hastaneye götürülürken hem gidişte hem de gelişte çıplak aramaya maruz kalıyor."

Önce gardiyan sonra asker

Mahfuz Kutlu'nun babası Reşit Kutlu da gardiyanlar tarafından dövülen oğlunun ön iki dişinin kırıldığını belirtti. Oğlunun daha önce polis saldırısında gaz kapsülüyle başından yaralandığına dikkat çeken baba Kutlu, "Doktorlar başına dikkat etmesi gerekir demişti. Ancak gardiyanlar çocuğumu feci şekilde dövmüşler" dedi. Ayaklarında da darbe izleri volduğunu aktaran Kutlu, "Gardiyanlardan sonra askerler geliyor. Çocuklara işkence ediliyor. Hatta orada bulunan birçok çocuk da jandarma tarafından kötü muameleye maruz kalıyor" diye anlattı.
'4 yıldır rahat görmedi'
Oğlunun son 4 yıldır cezaevinde olduğunu anlatan baba Kutlu, "Oğlum 4 yıldır rahat yüzü görmedi. 4 yıldır evinde bayram görmedi. Sürekli cezaevindeydi. Benim oğlum ne yapmış ki? Artık bu çocuklara bir çare bulunması gerekir. Benim oğlum Pozantı mağdurudur" diye belirtti.
Mersin'den Silopi'ye döndükten sonra da çocuğunun rahat bırakılmadığını kaydeden baba Kutlu, "Silopi'ye döndükten sonra oğlum bir mahkemede 'Artık beni rahat bırakın. Kendime yeni bir sayfa açmak istiyorum' demişti. Ama oğlumun peşini bırakmıyorlar" diye konuştu.

İnsafın yok mu Başbakan!
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'a seslenen baba Kutlu, "Başbakan'a soruyorum. Senin de oğlun yok mu? Elini vicdanına koy. Senin oğlun senin için ne kadar şirin ise benim oğlum da benim için o kadar şirindir. Biz de insanız" dedi.


EREN DİNÇ/DİHA/ANKARA