Almanya'da göçmenlerin yaptığı iş başvurularında sırf kimliğinden dolayı ret cevabı alması, çok sık rastlanan bir durumdur.
Bir işe başvuru yaparsınız. Bir iş görüşmesine davet edilebilmek için umutlanırsınız. Başvuru yaptığınız işveren isminize, fotoğrafınıza, anne olmanıza veya farklı bir kimlik bilginize bakar ve size yazılı ret cevabı verir. Göçmenler ya da farklı toplumsal katmanların iş başvurularında çok sıkça rastlanan bir durum, önyargıların toplumda ne oranda kökleştiğinin de bir kanıtıdır.
Bu toplumsal alanda fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığı gibi, göçmenler arasında işsizliğin daha da artmasına neden oluyor.
Tam da bu noktada Federal Almanya hükümeti, bu önyargıların önünü bir nebze de olsa geçebilmek için 2010 yılında 'Anonim Başvuru Süreci' (Anonymisiertes Bewerbungsverfahren) adlı bir proje başlattı. Bu yıl sona eren proje neler getirdi? Önyargıların aşılmasına ne oranda katkı sağladı? İki yıllık projenin getirdiklerinin bir dökümünü yapacağız…
Anonim Başvuru Süreci'nin temel amacı hem işyerleri, hem mesleki eğitim yerleri hem de üniversite kayıtlarında önyargıları, ırk ve cins ayrımcılığını ortadan kaldırmak.
Proje özelliğini, bireyin başvuru dosyasını fotoğrafsız olarak göndermesi, isim, soyisim, medeni hali, yaş, etnik köken ve cinsiyet gibi bilgileri vermemesinden alıyor. İşveren, meslek yerleri ya da üniversiteler böylece başvuru dosyasını eksik bilgiler üzerinden okuyor, verilmiş olan bilgilerle kişinin kabul edilip, edilmeyeceğine dair görüşünü açıklıyor.

Projeye hangi kurumlar destek verdi?
Bu projeyi, başta yerel yönetimler olmak üzere, Almanya Devlet Postanesi, Alman Telekom Şirketi, Nordrhein Westfalen Eyaleti'nde bulunan Federal İş Bulma Dairesi, L'Oreal, Mydays ve Procter & Ganles şirketleri ve çok sayıda şirket kabul etti.


8 bin 550 anonim başvuru

Kasım 2010 ila Aralık 2011 arasında toplam 8 bin 550 kişi, anonim başvuru yaptı. Bunlar arasında 1493 kişi iş görüşmesine davet edildi. İşe, mesleki eğitim yeri ve üniversiteye kabul edilenlerin toplam sayısı ise 246…
2010'dan bu yana bu projeyi takip eden Bonn kentindeki IZA Enstitüsü (Institut zur Zukunft der Arbeit) ve Frankfurt-Oder kentindeki Bilim ve İş Dünyasına İlişkin Avrupa Üniversitesi (Kooperationsstelle Wissenschaft und Arbeitswelt der Europa-Universität Viadrina (KOWA) tarafından şu açıklama yapıldı:

Kadınlara ve göçmenlere avantaj
Projenin bir amacı cins ayrımcılığının önüne geçmekti. Yapılan araştırma iş başvurusu yapan kadın ve göçmenlerin daha çok fayda sağladığı belirtildi. Anonim iş başvurusu ile daha çok göçmen ve kadının iş görüşmesine davet edildiği açıklandı.

Türkiyeli isimlere karşı önyargı
Projenin diğer tespit ettiği bir sorun ise isme karşı ön yargılar. Bu kurumlar proje öncesi yaptığı araştırmalarda özellikle Türkiyeli isim ve soyisim taşıyanlardan iş görüşmesine çağrılmayanların oranını yüzde 14 olarak tespit etmişti. Orta ve büyük şirketlerde ise bu oran yüzde 24'e yükseliyor.
Böylece isme ve soy isime bakmak ve buna göre karar vermek Almanya'da yaygın bir önyargı olarak ortaya çıkıyor.
Yaş konusunda da bir önyargı bulunuyor. İşveren 50 yaşın üzerinde olan anneleri genellikle iş görüşmesine çağırmıyor.

'Fırsat eşitliği mümkün'

Öte yandan Ayrımcılığa Karşı Mücadele Dairesi Başkanı Christine Lüders,  anonim iş başvurularında daha çok kalifiye sorununun ortaya çıktığını belirtti. Bu başvurlarda işverenin daha çok mesleki yeterliklik kıstasına önem verdiğini vurgulayan Lüders, "Anonom iş başvuruları ile fırsat eşitliğini sağlamak mümkündür" dedi.
Bilimsel araştırmalar yapan uzmanlar ise pilot projenin yetersiz kaldığı görüşünde. Uzmanlar, zaman yeterliliği ve proje için yapılan masraflara rağmen bu projenin gerekli verimi vermediği görüşünde. 


NİHAL BAYRAM / MAİNZ