
Suriye’de iki yılı aşkın bir süredir devam iç savaşı müzakereyle sonlandırmayı hedefleyen İkinci Cenevre Konferansı’na kimlerin katılacağı henüz netlik kazanmadı. 22 Ocak’ta Cenevre’de yapılacağı açıklanan Konferans’ta tarafların, Suriye’de bir geçiş hükümeti üzerinde mutabakata varması planlanıyor. Ancak Beşar Esad’ın görevden çekilmesi yönünde açık bir beyan ise bulunmuyor. 2012 yılının Haziran ayında düzenlenen ilk konferansa davet edilmeyen Kürtler ise İkinci Cenevre Konferansı’na katılmak istiyor. Ancak Kürtlerin nasıl temsil edilecekleri konusunda henüz anlaşma sağlanamadı. Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim, Kürtlerin temsili konusunda müzakerelerde bulunmak için Cenevre’de bulunuyor. Önceki gün Cenevre’de konferansın organizatörleri Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov ve Birleşmiş Milletler’in Suriye Özel Temsilcisi Lakdar Brahimi ile yeniden görüşen Muslim, müzakerelere Kürt Yüksek Konseyi bünyesinde katılmak istediklerini bir kez daha iletti.
Kürtlerin stratejisi net
Batı ve Türkiye destekli muhalifler parçalı bir tablo çizerken, Rojava’daki Kürtler ise hem askeri hem de siyasi alanda etkili bir mücadele yürütmeye devam ediyor. Kürt Yüksek Konseyi’nin çatısı altında birleşen Kürtler, demokratik bir Suriye’nin inşası ile Kürtlerin anadil ve özyönetim gibi temel talepleri konusunda ısrarlı tavrını sürdürüyor. Kürtler, ne Esad rejiminden ne de muhaliflerden yana oldular ve üçüncü bir yolu tercih ederek, özyönetime odaklı bir strateji yürütüyorlar.
‘SMDK’yle katılın’ baskısı
Ancak tüm bunlara rağmen PYD’nin talebi; Konferansın organizatörleri BM, ABD ile Rusya arasında görüş ayrılıklarına neden oluyor. BM ile Rusya, PYD’nin talebine sıcak bakarken, Suriyeli muhalifler ile Türkiye’nin baskısı nedeniyle ABD bu talebe itiraz ediyor. Zira PYD’nin direnişi ve güçlenmesinden rahatsız olan Türkiye, Kürtlerin konferansta İstanbul merkezli Suriye Muhalifler ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) bünyesinde temsil edilmesini istiyor. Uzun süredir PYD’ye, SMDK’ye katılması ve özyönetimden vazgeçmesi konusunda yoğun baskı uygulayan Ankara, bu planı tutmayınca Salih Muslim’le görüşmeyi kesti ve Rojava’ya saldıran El Kaide bağlantılı örgütlere de her türlü lojistik desteği vermeye devam etti. Ankara bir taraftan da ABD ile Rusya’ya “PYD’ye izin vermeyin” diyerek baskı uyguluyor. Konunun Türk Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Rusya’ya yaptığı ziyaret sırasında da gündeme geldiği belirtiliyor.
Barzani durumdan rahatsız!Üstelik PYD’nin siyasi arenada, YPG’nin ise cephede etkili direnişinden rahatsız olan sadece Türkiye ve Suriye muhalifler de değil. Geçen yıl Kürt Yüksek Konseyi’nin kuruluş toplantısına evsahipliği yapan Barzani hükümeti de şu anda PYD ile YPG karşıtı bir tutum içinde ve “Rojava’da yaşananı devrim olarak görmüyorum” diyecek kadar da politikasını sertleştirmiş durumda. Kürtlerin özyönetim inşasına karşı olumsuz bir tavır takınan ve sınır kapılarını Rojava’ya kapatan Barzani’nin en son Amed’de görüştüğü Erdoğan ile petrol anlaşması karşılığı PYD karşıtlığı temelinde kirli pazarlıklar yaptığı ortaya çıkmıştı.
ENKS muhaliflerin güdümünde
Barzani’ye yakınlığıyla bilinen Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS) Türkiye destekli SMDK’ye katılması da Kürtler arasındaki ayrışmayı göstermesi açısından önemli. Zira SMDK; PYD öncülüğündeki Kürtlerin özyönetim, eşit vatandaşlık ve anadilde eğitim gibi temel taleplerinin hiçbirini kabul etmiyor. Kürt Yüksek Konseyi’nden ayrılan ENKS’nin bu adımı Rojava’da direnen YPG, PYD ve halkın tepkisini çekiyor. Çünkü ENKS böylece Suriyeli muhaliflerin çatısı altında İkinci Cenevre Konferansı’na katılımı da kabul etmiş oldu.
Muslim tepki gösterdi
Cenevre’deki temasları hakkında basına açıklamalarda bulunan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Türk devletinin tutumuna tepki gösterdi: “Rusya ve BM bizi Suriyeli Kürtlerin meşru temsilcisi olarak muhatap alırken Türkiye bizi dışlamaya devam ediyor. Muhatap kabul edilmemiz için birçok ülkeye baskı uyguluyor. Bu tutumunu anlayamıyoruz. Biz Türkiye ile dostluk istiyoruz.”
Taleplerden geri adım yok
Muslim, “SMDK bünyesinde katılın baskına” karşılık da şunları söyledi: “Cenevre-2’nin Kürtler açısından bir Lozan’ın tekrarı olmasına asla müsaade edemeyiz. Konferans, Kürtlerin sorunlarını çözmek için tarihi bir fırsat. Bu nedenle kendi kimliğimiz ve taleplerimizle masada olmak istiyoruz. Suriye’den ayrılmaya niyetimiz yok, bizim istediğimiz tüm halkların katılımıyla özyönetim kurmak. Ama çözüm Cenevre’de olmayacaksa nerede olacak?”
CENEVRE