Birleşmiş Milletler, Suriye'deki savaşa son vermek gayesiyle rejim ile muhalifleri yeniden Cenevre'de biraraya getirmeye hazırlanıyor. BM Sözcüsü Ahmed Fevzi; 3'üncü Cenevre toplantılarının 4 Mayıs'ta başlayacağını açıkladı. BM'den taraflara davetiyeler gönderildiği öğrenildi. Alınan bilgiye göre görüşmelerin ilk turuna Suriye rejimi ve muhaliflerin temsilcilerinden oluşan 30 temsilci ile farklı ülkelerden 20 temsilci katılacak. Görüşmelere ABD, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin yanı sıra Rusya ve İran’ın da davet edileceği bildirildi. Daha önceki müzakerelere çağrılmayan İran'ın davet edilmesinde ABD ile nükleer uzlaşma sağlamasının etkili olduğu belirtiliyor. Birkaç hafta süreceği belirtilen ilk turda BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura’nın tüm taraflarla ikili görüşmeler yapacağı ve tüm tarafların krizin çözümüne yönelik görüşlerinin ortaya konacağı; ardından da ‘Cenevre3’ adıyla daha yüksek düzeyde müzakerelerin yapılacağı bildirildi. 


Kürtler de davet edildi

Canı pahasına hem Esad'a hem de DAİŞ gibi çete örgütlerine direnerek Rojava'da diğer halklarla birlikte Demokratik Özerklik modelini yaşama geçiren Kürtler de bu kez toplantıya davet edildi. Konuya ilişkin açıklama Rojava Demokratik Özerklik Yönetimi Avrupa Temsilcisi Sinem Mihemed'den geldi. Mihemed, BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura’nın girişimiyle yapılacak toplantılar serisine Rojavalıların siyasi temsilcisi Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) resmi olarak davet edildiğini söyledi. Kürt siyasetçi, Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) temsilcilerinin de toplantıya katılabileceğini ekledi. 


Karar memnuniyetle karşılandı

ABD’nin vetosu nedeniyle PYD'nin Cenevre1 ve Cenevre2 toplantılarına davet edilmemesi tepkiyle karşılanmıştı. 

Gözlemciler, DAİŞ'e karşı etkili bir savaş veren Kürtlerin demokratik ve eşitlikçi yönetim sistemiyle de Ortadoğu'da önemli bir aktör haline geldiğini belirterek, bu nedenle Kürtlerin müzakarelerden dışlanmasının büyük bir hata olacağını belirtmişlerdi.  

Tüm bu nedenlerle Kürtlerin Kahire ve Moskova görüşmelerinin ardından Cenevre'deki müzakerelere geç de olsa davet edilmesi memnuniyetle karşılandı. 


Müzakereler zorlu

BM Özel Temsilcisi'nin gözetiminde yapılacak müzakerelerin kilit önemdeki anlaşmazlık konusunu ise Beşar Esad'ın geçiş hükümetinde yer alıp almayacağı tartışması oluşturuyor. Ancak çatışan taraflardan gelen açıklamalara bakıldığında "Esad'sız bir geçiş hükümeti"nin kurulması biraz zor görünüyor. 


Esad çözüme yanaşmıyor

Beş yıldır devam eden ve büyük bir yıkım ile acıya sebep olan Suriye'deki savaşı sonuçlandırmak için ABD, Rusya ve BM'nin arabulucuğunda şimdiye kadar birçok kez taraflar biraraya geldi, ancak sonuç alınamadı. Suriye rejimi ile kimi muhalifler en son Nisan ayı başında Rusya'nın arabulucuğunda Moskova'da biraraya gelmişti. Müzakerelere katılan PYD'nin çözüm önerisi olarak sunduğu eşitlikçi, çok kültürlü ve çok dilli Demokratik Özerklik modeli diğer muhalif katılımcılar tarafından kabul görmüş ve bu öneriler Şam heyetine sunulacak ortak metne girmişti. Ancak Esad rejiminin muhaliflerin çözüm önerilerini tartışmaya dahi açmaması bu görüşmelerin de sonuçsuz sona ermesine yol açmıştı. Müzakarelere katılan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, sonuçtan adım atmayan Esad rejimini heyetini sorumlu tutmuştu. 


Öncekiler sonuçsuz kalmıştı

ABD, Rusya ve BM'nin, Suriye'de savaşan taraflardan Esad rejimi ile Batı güdümlü Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nu (SMDK) uzlaştırarak bir geçiş hükümeti kurulmasını hedeflediği Cenevre1 (30 Haziran 2012) ve Cenevre2 (15 Şubat 2014) görüşmelerinden hiçbir sonuç alınamamıştı. Müzakerelerin Suriye halkına hiçbir fayda sağlamadan sona ermesinin en önemli nedeni ise Kürtler dahil sahadaki gerçek muhalefetin dışlanmasıydı. 


Suriyeliler yardım bekliyor

Esad rejiimi ve Batı destekli muhalifler ile Suriye'de vesayet savaşı yürüten uluslararası güçler kendi çıkarlarını gözetirken, olan iç savaşın ortasında kalan Suriyelilere oluyor. 

Zira Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana 200 bini aşkın kişi öldü, 6 milyondan fazla Suriyeli ülkeyi terk etmek zorunda kaldı, 10 milyon Suriyeli ise insani yardıma muhtaç durumda bulunuyor. 


İnsani yardım öncelikli olmalı

İnsan hakları ve yardım kuruluşlarının Cenevre3 Konferansı'ndan en büyük beklentisi ise ülkede mahsur kalan Suriyelilere destek olabilmek için bir yardım koridorunun oluşturulması. 


DAİŞ ülkeden çıkarılmalı

Ayrıca DAİŞ ve El Kaide gibi radikal dinci örgütlerin zulüm ve terörlerine son verilmesi de en önemli taleplerden. Uzmanlar, savaş ve insanlık suçu işleyen, halklara soykırım uygulayan bu çete örgütlerin Suriye'den tamamen sökülüp atılmasının ancak ve ancak tarafların gerçek bir çözüm iradesi göstermesi halinde gerçekleşebileceğini belirtiyor. 


ÇİÐDEM DEMİREL/HABER MERKEZİ