Türkiye'ye geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdikleri temaslar çerçevesinde Ankara'da Dışişleri Bakanlığı ve resmi kurumla görüşen Kürt Yüksek Konseyi üyeleri (Desteya Bilind a Kurd-DBK) İstanbul ve Amed'de bazı temaslarda bulunduktan sonra Rojava'ya döndü. Heyet içerisinde yer alan Kürt Yüksek Konseyi üyesi İlham Ehmed, Türkiye'de bulundukları temasların sonuçlarını değerlendirdi. Avrupa ülkelerinin Rojava politikalarında gözle görülür bir değişimin olduğunu dile getiren Ehmed, Kürtleri parçalamaya yönelik politikanın eskisi gibi dayatılmadığını kayedetti. PYD'nin rolünün görüldüğünü vurgulayan Ehmed, şöyle ifade etti: ''Eskiden Kürtleri parçalamak istiyorlardı. Suriye'de PYD'yi dışarıda tutmak istiyorlardı. Türkiye de böyle bir tavır içindeydi. Ama bu dönemde tavırları değişti. PYD'yi bir güç olarak gördüler. Halkta bu süreç de PYD'ye gerekli desteği verdi ve veriyor. Komşu ve dış ülkeler bunu görünce PYD'siz Rojava'da ve Suriye'de bir politika yürütemeyeceklerini anladılar."


Girişimler sürüyor

Ehmed, Kasım ayında Cenevre'de yapılması planlanan toplantıya değindi.
Toplantının Kürtsüz ve PYD'siz olamayacağının altını çizen Ehmed, bazı kesimlerin Kürtlerin Cenevre toplantısına katılmaması için girişimlerini sürdürdüklerine işaret etti. ''Onlar bir şekilde Kürtleri bu toplantıya dahil etmemenin peşindeler'' diyen Ehmed, Kürtlere yönelik yaklaşımları, ''Burada Kürtlerin istekleri nedir? Genel hakları ve istekleri nedir? Suriye gelecekte nasıl kurulacak? Bu çerçevede bir çalışma var. Türkiye gözler önünde yumuşak bir siyaset ile gözükmek istiyor. Salih Müslim ile yapılan görüşmelerde bir alışverişleri oldu. 'Biz seni kabul ediyoruz' diyorlar ancak diğer taraftan istedikleri çizgide yürümediğimiz zaman çatışmalarla tehdit ediyorlar. Bu çerçevede bir siyaset yürütüldü" şeklinde aktardı.

Kürtler savunmalarını yapacak

Rojava'da Kürtlerin verdiği mücadelenin, savunma direnişi olduğunu aktaran Ehmed, şu değerlendirmeyi yaptı: "Rojava üzerine yapılan bütün siyasetler de bu şekilde boşa çıkarıldı. Bütün saldırılar ve inkar politikaları bu şekilde boşa çıkarıldı. Rojava'da Kürtler bir şeyi ispatladı. Üzerlerine kim gelirse gelsin kendi savunmalarını en zor koşullarda bile yapacaktır. Kürtler kendileri ile birlikte yaşayan tüm halkların meşru savunmasını yapacaktır. Hiç bir saldırıya karşı teslim olmayacak ve statüsüzlüğü asla kabul etmeyecektir."

'İnkar siyaseti ile yaklaşılıyor'

Kürt Ulusal Konseyi (KUK) Dış İlişkiler Komisyonu'nun, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) ile koalisyona katılım kararı almasını da değerlendiren Ehmed, "Kürt Ulusal Konseyi (KUK) 'Biz rejimi yenelim ondan sonra Kürtlerin haklarını tartışalım' diyordu. Bu şekilde bazı partiler ısrarla koalisyonun içinde yer almak istiyorlar. Bu yine de yanlış, inkarcı bir siyasettir'' dedi. Koalisyon'un Türkiye ve rejimin yürüttüğü Kürtleri inkar siyasetinden farklı olmadığını vurgulayan Ehmed, ''Rejim de Kürtlere inkar siyaseti ile yaklaşıyor. Bu onların da isteğidir. Bu şaşkınlıkları şimdiden koalisyonun kabul etmesini istiyor. Kürtler kendi kendini yönetmek istiyor. Kürtlerin temsiliyeti parlamentoda Suriye'nin geleceği için belli olması gerekiyor. Kürtlerin parlamentoda kabul edilmesi gerekiyor. Kürtlerin haklarını KUK'un kabul etmesi geriyor. Eğer bu şekilde Kürtleri tanımazsa Kürtler ile oturamaz. Genel bozguncu tutumları ile Kürtleri kendi yanında göremez ve Kürtlerin içine de giremeyecektir" diye ifade etti.

 YASİN KOBULAN / ENGİN EREN - DİHA/AMED