AZİZ ÇİFTÇİ / BREMEN
Almanya’nın Bremen kentinde PYD’nin girişimiyle eyalet parlametosuna Türk devletinin Efrîn sınırlarına inşa ettiği duvarın kaldırılmasına yönelik diplomatik girişimlerde bulunması için eyalet parlementosu direktorü Hans-Joachim von Wachter ile görüşme yapılarak, konuya ilişkin ayrıntılı bir dosya sunuldu.
Taleplerini parlamento yetkililerine ileten PYD heyetinden Remezan Remezan, “Türk devletinin Efrîn’i işgalinden sonra her gün insan hakları ihlali yaşanıyor. Efrînlilerin evleri, iş yeri ve mallarına el konuluyor, sürgüne tabi tutularak demografik yapı tahrip ediliyor. Sürgün edilenlerin yerine Türk devletine bağlı aşırı dinci çeteler yerleştiriliyor” diyerek Efrîn’de Türk devletinin yaptıklarına dikkat çekti.
Kürtçe yasaklanmış
Zeytin ağaçlarının kesildiğini, zeytinlerin ve zeytinyağının Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine satıldığını belirten Remezan, Efrîn’de yaşayanların Kürtçe konuşmalarının yasaklandığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Kürtlerin Kürtçe konuşmaları yasaklanıyor. Türkçe ve Arapça konuşmaya mecbur bırakılmışlar. Çocuklarının Kürtçe konuşması ve eğitimi yasaklanmış. Sağlık imkanlarından hiçbir biçimde faydalanamıyorlar. Halihazırda Efrîn’de yaşayan Kürtler, Hristiyan, Êzîdî, Alevi inancına mensup insanların can güvenlikleri ortadan kalkmış. Suriye’nin değişik bölgelerinden oninlerce cihadist çete Efrîn’e yerleştirilmiş. Şu anda da Halep ve Şehba sınırılarına duvar örülüyor.”
600’den fazla Efrînliden haber alınamıyor
PYD heyetinde yer alan Feyza Ashad da, Türk devletinin tüm alanlarda soykırım uygulamaları devreye soktuğunu belirterek, sivillere işkence yapıldığı, rehin alındığı ve ailelerinden fidye istendiğini kaydetti. Şu an 600’den fazla Efrînli Kürt’ten haber alınamadığını belirten Ashad, birçok kişinin tutuklanarak, Türk cezaevlerinde konulduğunu dile getirdi. Ashad taleplerine ilişkin olarak da şunları kaydetti: “Biz Avrupalı hükümet ve devletlerden hukuk ve adaletin tesisi için bize yardımcı olmalarını istiyoruz.”
Parlemento direktorü Wachter da Kürtlerin kendi coğrafyalarında zor şartlar altında, insani olmayan koşullarda yaşadıklarını belirterek, yaşanan trajediyi yakından takip ettiklerini dile getirdi.