
Soykırımın eşiğinden ÖZERKLİÐE bir özgürlük serüveni - 3
Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Ermeni ve Keldani halklarının yaşadığı 500 bini aşkın nüfuslu Qamişlo’nun yüzde 80’ini Kürtler oluşturuyor. Qamişlo’da bütün provokasyon ve katliam girişimlerine rağmen halklar ve inançlar bugüne kadar barış içerisinde yaşamayı başarmış. Kent ve sınır asayişini elinde bulunduran Kürtler, dış güçlerin Qamişlo üzerinde oynamak istedikleri oyunları boşa çıkarmak için temkinli yaklaşıyor. 2 mahallede Halk Evi açan Qamişlo Halk Meclisi, diğer 4 mahallede de kısa süre sonra Halk evleri açmayı planlıyor. Halk bütün şikayetlerini bu evlere iletiyor.
Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Ermeni ve Keldani halklarının yaşadığı Nüfusu 500 bini aşan Qamişlo’da Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Ermeni, Keldani halkları ve farklı inançlar bugüne kadar barış içerisinde yaşamış. Tarihi bir zemin üzerine kurulu bulunan Qamişlo Türkiye-Suriye sınırı çizilmeden önce Nisêbîn’in toprakları arasında yer alıyordu. Cezire bölgesinde bulunan Qamişlo’da bir havaalanı bulunuyor. Bajarê Evînê (Aşk şehri) olarak adlandırılan Qamişlo, kuruluşundan bu yana Kürt yurtseverliğine ev sahipliği yapmış ve çok sayıda aydın, sanatçı şahsiyeti bağrında barındırmış bir kent. Mihemed Şêxo’nun da şehri olan Qamişlo, İsveç’te yaşamını yitiren büyük Kürt şairi Cegerxwîn’in mezarına da ev sahipliği yapıyor.
‘Bilmeyen Qamişlo ve Nisêbîn’i bir sanar’
Qamişlo ve Nisêbîn’in (Nusaybin) ışıkları geceleri o kadar birbirine karışıyor ki bilmeyen tek kent sanıyor. Ama güneş doğduğunda aradaki sınır telleri tek bir halkın fiziki olarak nasıl bir birinden koparıldığını tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Özellikle Hilêliyê Mahallesi’ndeki mezarlığın hemen yanı başında bulunan Türk askerlerinin nöbet kulübeleri “taş atsan” değecek kadar yakın. Yine Qamişloluların balık üretim çiftlikleri de sınır telleri ile bitişik. Nisêbîn’den bakınca su deposunun üzerindeki kesk û sor û zer renklerindeki TEV-DEM bayrağı dalgalanıyor. Hilêliyê Mahallesi’ndeki su deposunun üzerine çıkıp Nisêbîn’e bakınca ise tüm şehir büyük ihtişamı ile dümdüz bir ovada insanı derin düşüncelere itiyor! İşte bu kent bugün Nisêbîn ile sınırların olmadığı günlerde kucaklaşmayı düşlüyor.
Qamişlo serhildanı büyük bir tecrübe!
Qamişlo’da konuştuğumuz herkes 12 Mart 2004 serhildanının her yönüyle büyük bir tecrübe olduğunu belirtiyor. 2004 yılının olası katliamların önüne geçmek için ve Kürtlerin birlik tohumlarının atıldığı bir serhildan olması münasebetiyle de bir tecrübe olduğu belirtiliyor. 11 Mart 2004’te Cihad isimli Kürt futbol takımı ve Arapların Fituwe (gençlik) takımı arasında bir maç yapılır. Maçı izlemek için Dêrik, Tirbespî, Serêkaniyê, Amudê kentlerinden yüzlerce Kürt Qamişlo Belediye Stadyumu’na gelir. Kürt taraftarlar polis tarafından ayrıntılı aranırken, milliyetçi Arapların yaşadığı Dêrezor eyaletinden otobüslerle stadyuma gelen diğer takımın taraftarları ise hiçbir aramadan geçirilmeden yanlarındaki silah, bıçak ve taşlarla birlikte içeri alınır. Arap taraftarların “Yaşasın Saddam”, “Kahrolsun Kürt liderler”, “Sizi ikinci Halepçe bekliyor” gibi sloganları ve Saddam posterleri açmaları karşılıklı sataşmalara yol açar ve daha sonra polisler de aradan çekilince silahlı olan Arap taraftarlar Kürtlere saldırır. Askeri birlikler de kısa bir süre içinde müdahale etme adına olay yerine gelerek halkın üzerine ateş açar. 11 Mart akşamı 8 kişinin yaşamını yitirdiği, onlarca kişinin de yaralandığı netleşti. Ölen ve yararlananların hepsi Kürt taraftarlardı.
Araplar bir tabur askerin aldığı güvenlik tedbiri ile alandan çıkarılırken, Kürtler kendi haline bırakılmıştı. Ertesi gün Kürtlerin yaşadığı bütün kent, kasaba, hatta köylerde büyük serhildanlar başladı. Bu serhildanlara bütün Kürt partileri katılırken doğal bir birlik de oluşmuş oldu. 11 Mart günü Qamişlo’da başlayıp 21 Mart’a kadar süren olaylar tüm Kürt kentlerine yayıldı ve serhildan Kürtleri bir araya getirdi. Halkın “Kürdistan tek parçadır, Qamişlo Halepçe’dir” sloganı ise ulusal bir ruhun yeşermesini beraberinde getirdi. İşte bugün Rojava’da oluşturulan Desteya Bilind a Kurd’ün (Kürt Yüksek Konseyi) tohumlarının 2004 serhildanlarında atıldığının belirtilmesi bu yüzdendir.
Asayiş halkın sivil asayiş güçlerine emanet
Kenti dolaşınca herhangi bir askere rastlamıyoruz. Çarşıda kalabalık bir caddede sadece trafiği düzene sokmaya çalışan silahsız 2 polis memuru dışında neredeyse tek bir güvenlik görevlisini göremiyoruz. “Bu kadar büyük bir kentte asayişi kim sağlıyor” diye sorduğumuzda ise “halkın oluşturduğu sivil asayiş güçleri” cevabını alıyoruz. Bunları da sokakta görmüyoruz; herhangi bir durumda işinde gücünde olan bu gücün hemen silahlarını alarak toplandığı yanıtını alıyoruz; ki buna tanık da oluyoruz. 3 Eylül’de Esad güçlerinin Qamişlo’da asker kaçağı oldukları gerekçesiyle yaklaşık 25 genci gözaltına alması üzerine halkın oluşturduğu sivil asayiş güçlerinin bir anda nasıl sokağa çıktığını ve 8 polis ve güvenlik görevlisini gözaltına aldığına gözlerimizle tanık oluyoruz. Yine şikayetler üzerine bir kapkaç çetesini nasıl ortaya çıkardıklarını öğreniyoruz.
Halklar ve inançlar mecliste yerini alıyor
Qamişlo’da; Hilêliyê, Qudurbek, Xerbî, Korniş, Anteriyê, Qenatsiwês adıyla 6 mahalle bulunuyor. Bunlardan Hilêliyê ve Korniş mahallelerinde Halk Evleri oluşturulmuş. Diğer mahallelerde ise evlerin kurulma çalışmaları sürüyor. Her 6 mahallede de toplantıların ardından seçimler yapılmış ve böylece halk, meclislerini oluşturmuş. Nüfusa göre 5 ila 15 köyün bir araya getirilmesi ile de 4 merkez oluşturulmuş. Direk Qamişlo’ya bağlı 100 köy var ve bu köylerin yarısında meclisler oluşturulmuş. Kimi Kürt köylerinde yaşayan Araplar da mecliste yerlerini alıyor. Arap aileler de Kürtler ile hareket edeceklerini beyan ediyor. Şehir merkezindeki Qudurbek Mahallesi ve Aşurî (Erbewî, Bişêrî) mıntıkasında Kürt, Arap ve Hıristiyanlar bir arada yaşıyor ve oluşturulan Halk meclislerinde yer alıyor. Yine halkların ve inançların kurdukları sivil toplum örgütleri ile de ilişkilenme var.
Qamişlo’da bir yıl 6 ay öncesine kadar örgütlenme çalışmaları gizli, yani yer altında yürütülüyormuş. Ancak Suriye’deki olaylar başladıktan hemen sonra halk artık aleni bir şekilde sokaklara çıkmış ve örgütlenme çalışmalarını da aleni yapmayı sürdürmüş.
4 parçayı kucaklayan AMUDÊ!
Köyleri ile birlikte yaklaşık 200 bin nüfuslu Amudê’de hemen hemen her şey kurdewarî renklere sahip. Amudê’nin tüm cadde ve sokaklarında Kürtlerin yaşadığı 4 parçada mücadele eden ve mücadele sonucu yaşamını yitirenlerin fotoğrafları asılı. Yönetimin tamamen Kürtlerin elinde olduğu Amudê’de halk Amudê Sineması’nın kahramanı Mihemed Seîd Axa’yı da unutmuş değil.
Amudê, 30 kilometre Qamişlo’nun batısında Haseki’ye ise 80 kilometre uzaklıkta bir Kürt kenti. Kent merkezinin nüfusu yaklaşık 60 bin kişiden oluşuyor; ancak kente bağlı 156 köy ile birlikte nüfusun yaklaşık 200 bini bulduğu belirtiliyor. Amudê’de Kürtler dışındaki halklar parmakla sayılacak kadar az. 3 Ermeni ailenin yanı sıra 10-15 de Arap aile var. Amudê’nin kuzeyinde ise 10’u aşkın Êzîdî köyü mevcut; ancak diğer ülkelerdeki gibi buradaki çok sayıda Êzîdî de baskılar nedeniyle Avrupa ülkelerine göç etmiş.
Amudê geçmişten beri direnişçi bir ruha sahiptir. Bu nedenledir ki 13 Kasım 1960 tarihinde, ilköğretim öğrencisi yüzlerce çocuğun tıka basa doldurulduğu Amudê Sineması’nda yangın çıkarılarak yaklaşık 300 Kürt çocuğu diri diri yakıldı. Öyle ki bu sinemada neredeyse her bir Amudêli aile bir çocuğunu yitirmiş oldu. Ancak bu da Kürtleri mücadelelerinden alıkoyamadı. Rejim yakılan Kürt çocuklarının anılmasını bile kesin emirlerle yasakladı ve bu son 2 yıla kadar da böyle devam etti.
Caddelerde artık Esad’ın fotoğrafları yok
İşte yüzlerce çocuğun diri diri yakıldığı bu kentte bugün devrim havası esiyor. Kentin yönetimini eline alan Kürtler, kentin giriş ve çıkışlarında oluşturdukları noktalarda halka yönelik olası bir saldırıyı ve kargaşayı önlemeye çalışıyor. Yine daha önce Hafız Esad ailesinden yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının asılı olduğu Amudê cadde ve sokaklarında artık rejime ait herhangi bir bulguya rastlamak mümkün değil. Bugüne kadar Kürt mücadelesinde yaşamını yitiren Amudêli genç erkek ve kadınların fotoğrafları kentin ana cadde ve sokaklarına asılmış durumda. Qamişlo Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yanı sıra Şêx Seîd, Mela Mustafa Barzani, Qazî Muhammed, Şêx Mehşûk, Rüstem Cudi, Şehîd Xebat, Mazlum Doğan, Sema Yüce gibi Kürt mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının da elektrik direklerine asılması birlik bilincinin Amudê’de geldiği noktayı gösteriyor.
Halk meclisi gece gündüz çalışıyor
18 Şubat 2012’de kurulan Qamişlo Halk Meclisi’nde Kürt ve diğer halklardan yaklaşık 300 üye bulunuyor. Yine Xerbî Mahallesi’nde Şiilerin partisine mensup olanlar, PYD ve diğer bütün Kürt siyasi partilerden de üyeler mecliste yer alıyor. Kentteki Mahkeme Divanı, Şehit Aileleri, Kültür Sanat, İletişim, Kadın, Gençlik, Dil ve meslek gibi kurumları da mecliste temsilci bulunduruyor. Yine örgütleme çalışmaları çerçevesinde öğretmenler, doktorlar, sebze hali esnafı, çarşı esnafı, müteahhit ve sporcular da örgütlerini oluşturmuş durumda. Kentte Kadın Bilim ve Eğitim Merkezi, Gençlik Merkezi, Mihemmed Şêxo Kültür Sanat Merkezi, Hilêliyê ve Korniş Halk evleri ve birçok meslek örgütü de çalışmalarını sürdürüyor.
29 Haziran’da Kobani’de halk yönetimi eline aldığında Qamişlo’da büyük sevinç gösterileri olmuş. Eskiden Kürtçe isimlerini bile söylediklerinde binbir zorlukla karşı karşıya kalan Qamişlolular kesk û sor û zer flamaları ile sokakları doldurmuş. Halk Qamişlo’da yönetimin bütünüyle ele geçirilmesini istemiş; ancak kentin yöneticileri ve meclis üyeleri Qamişlo’nun kendine has özellikleri bulunduğunu belirterek geçmiştende ders çıkararak bunu biraz zamana bırakmak istemiş.
Kentin yönetimini neden tümüyle almadılar?
Neden kentin yönetimini tamamen ellerine almadıklarını da Qamişlo Halk Meclisi Başkanı Remziye Mihemmed şöyle anlatıyor: “12 Mart 2004’te Qamişlo’da bir katliam yaşanmıştı ve bu katliamla halklar birbirine kırdırılmak istenmişti. O gün bu amaç gerçekleşmemişti; ancak bugün acele davranılırsa bu amaç gerçekleşebilir kaygısı vardı. Çünkü geçmişten beri Qamişlo’da halklar bir arada huzur içinde yaşamıştı. Bunun biraz zamana bırakılması gerektiğini düşündük. Yine Şêx Mehşûk’un öldürülmesi ile de bir provokasyon yaratılmak istenmişti. Rejim halklar arasında kavga olmasını istiyor. Qamişlo öyle bir kent ki bir saat içinde herkesi bir anda toplayabilirsin. Bu nedenle acele davranılmaması gerektiğini belirttik ve örgütlenme çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Ancak bütün bunlara rağmen kimi kesimler bizleri korkaklıkla suçluyordu. 2004’te Kürtler katledildiğinde kimse Kürtler için ayağa kalkmadı. Bizler 2004’ten tecrübe aldık. Bu nedenle de burada olası bir katliama fırsat vermedik vermeyeceğiz.”
‘Küçük kardeş Rojava yalnız değildir’
Nisêbîn’de yine sınıra yakın yerleşim yerlerinde Türkiye’deki Kürtlerin “Rojava’daki devrimi selamlıyoruz” şiarıyla yaptıkları şenliklere de değinen Mihemmed, halkın havai fişekleri gördüğünde duygulandığını belirtiyor. Mihemmed, “Halk o gün ‘ne güzel tek parçayız kardeşlerimiz mücadelemizden duydukları sevinci bizlerle paylaşıyor işte birlik budur’ diyordu. Yıllarca Kürdistan’ın diğer 3 parçası için yüzlerce genç erkek ve kadınlarımız canlarını verdiler. Bugün bizler kendi parçamızda ayaklandığımızda diğer parçalardaki Kürtlerin de bizler için bir şeyler yaptıklarını görünce ‘demek ki bu mücadele boşuna verilmemiş’ diye düşündük ve inancımız bin kat arttı. Bugüne kadar Rojava’daki Kürtler ‘Ben küçük kardeşim diye kimse bana sahip çıkmıyor’ düşüncesindeydi. Ancak bu sahiplenmeyi görünce daha büyük bir moralle devrime sarıldı” dedi.
Qamişlo’da buğday, arpa, mercimek, pamuk, nar ve çeşitli meyve ağaçları ve sebze ekiliyor. Nisêbîn ile sınır kapısı bulunduğu için aynı zamanda sınır ticareti ile de uğraşan bir kent. Öyle ki Suriye’deki olaylardan önce günlük olarak çok sayıda Nisêbînlinin Qamişlo çarşısına gelerek alışveriş yaptığı ve Nisêbîn’e döndüğü söyleniyor. Şu an sınır kapısı kapalı; ancak bu kez de yurttaşlar kaçak yollarla giriş çıkışlar yapıyor. Kürt Şair Ahmet Arif’in dediği gibi buradaki halkın da içi pasaporta ısınmamış.
Yarın:
* Amudê’de Êzîdî ve kadın örgütlenmesi...
* Dirbesiyê’de kesk û sor û zer bayrağı dalgalanıyor
ABDURRAHMAN GÖK