Dün ANF’de “Kuto uyarıyor: Rehavete kapılma!” başlıklı bir yazı yazdım. Yazıda gazetemizde Doğan Güzel tarafından çizilen “Qırıx”ın “Kuto”suna ait şu sözleri aktardım:

“Hop hop hop, ne oli? Başqan daha müzakereye bile geçmemişken nedir, sanki Kürdistan qurulmuş gibi bi havaya giriyiz. Baqiyem de hemen bi gevşeme, bi kendini qoyverme…Yanlış!”
Rehavete karşı “Kuto”nun uyarısını aktardıktan sonra, ANF’nin verdiği şu haberi de yazıya ekledim:
“Alınan bilgilere göre bugün sabah saatlerinde Türk savaş uçakları sınır ihlali yaparak gerillanın denetimindeki Behdinan bölgesi içerisinde bulunan Kurajaro, Avaşin, Geliyê Balinda ve Muzira alanları üzerinde uçuş yaptı.”
ANF’nin “haberine” kimilerince kuşkuyla bakılmış olabilir. O nedenle “tepki” gösterilmemiş de olabilir. Ama Genelkurmay Başkanlığı dün, ANF’nin haberini doğruladı, Zaman Gazetesi açıklamayı şöyle duyurdu:
“Genelkurmay Başkanlığı dün 2 ayrı gazetede yer alan ‘İlk grup sınırı geçti, jetler izledi’ ve ‘Operasyonlar 3 ay önce durduruldu’ başlıklı haberleri yalanladı.
Genelkurmay’dan yapılan açıklamada, haberin gerçek dışı olduğu belirtilerek, “25 Mart 2013 tarihinde sınır ötesinde 13 ayrı noktanın hava keşfi yapılmış olup, haberde belirtilen uçaklar Hava Keşif Uçakları’dır” denildi.
‘Operasyonlar 3 ay önce durduruldu’ başlığı altında yer alan haberi de tamamen asılsız olarak niteleyen Genelkurmay, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, hukuki mevzuat gereği kendisine verilen vazifesine devam ettiğini hatırlattı.”
Sırayla ele alalım: Ordu neden “sınır ötesinde” operasyon hazırlığı anlamına gelen “keşif” uçuşları yapıyor? Irak merkezi hükümetinin ve Kürdistan Federal Bölgesi’nin “sınırlarını” neden “ihlal” ediyor? “Sıcak takip” gerekçesiyle mi? Eğer öyleyse, TSK “karşılıklı ateşkes”i tanımıyor. Ve bu “keşifler”, sınır dışına “çekilecek” olan gerilla birliklerinin “toplanacağı” bölgeleri hedefliyor. Bu da, TSK’nın “çekilme sonrası“ “imha” operasyonları yapma ihtimalini akla getiriyor.
Abartmıyoruz. Açıklamada bu zaten söyleniyor: TSK altını çizdiğimiz açıklamasında, “operasyonların üç aydır durdurulduğunu” yalanlıyor. Bu ne demek? Bu, “operasyonlara devam edeceğiz” demek. Bu, “karşılıklı ateşkesi” tanımıyoruz demek.
Ve “çekilmenin” kaderini tayin edecek “kilit” kavram bu açıklamanın tam merkezinde “hukuki vazife” kavramı olarak durmakta: TSK “Hukuki mevzuat gereği” kendisine verilen “vazife”den özellikle söz ediyor. “Operasyonların durduğunu” yalanlıyor; 13 noktada “sınır ihlali” yaparak “operasyon hazırlıklarına” devam ettiğini söylüyor; ve bunları da “hukuki mevzuatın gereği” olarak dile getiriyor…
PKK Önderi Öcalan ne demişti: Çekilmenin güvence altında yürüyebilmesi için TBMM’nin bu sürece bir “hukuki” dayanak sağlamasını istemişti. Neden? Çünkü böyle bir hukuki dayanak olmadıkça, ordu birliklerinin, verilen tüm “sözde” sözlere rağmen, çekilenleri “imha” etmesi, “hukuki mevzuatın TSK’ya verdiği vazifenin” gereğidir. Ordu, bu “hukuki mevzuat gereği vazife” hatırlatmasıyla, çekilecek olan gerillaya karşı “hükümetin verdiği güvenceyi” tanımadığını resmen ilan etmiş bulunuyor.
Ve polis ile yargı da “aktif”.
İşte ANF’ye düşen iki haber:
“Diyarbakır BDP İl Eşbaşkanı Mehmet Emin Yılmaz, “Newroz öncesi ve sonrasında 6 BDP’linin tutuklandığını” açıkladı”
 “Bitlis’in Ahlat ilçesi Ovakışla Beldesi BDP eski belde Başkanı Nesin Ergin Bursa’nın Karacabey İlçesi’nde gözaltına alındı. Gözaltına alınan Ergin çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.”
Ordu “hukuki mevzuatın icabı” olarak “operasyonlara” devam edecekse, polis ve yargı da aynı “hukuki mevzuatın icabı” olarak gözaltına almaya ve tutuklamaya devam edecekse, İmralı sürecinin devamı, bu “hukuki mevzuatı“ ortadan kaldırmayı gerektirmez mi?
Hukuki mevzuat durduğu yerde duracak; gerilla ve halk da bu “hukuki mevzuata” rağmen Başbakan’ın “bu hukuki mevzuatı bir kerelik uygulamayız” sözüne güvenecek…
Böyle “alaturka”lığı “Kuto” bile yutmaz. “Rehavete kapılma!”
Tam yazıyı bitirdim, bir haber daha: “Halk Savunma Güçleri Türk ordusuna ait Skorsky tipi helikopterlerin dün öğle saatlerinde Medya Savunma Alanlarına girme teşebbüsünde bulunduğunu ancak gerilla güçlerinin karşılık vermesi sonucunda geri çekildiğini duyurdu. Ordu Kuraniş vadisi başta olmak üzere Deriye Dawetiya, Şehit Kendal ve Gire Nerina alanlarına yönelik olarak obüs ve hava toplarının kullanıldığı bir bombardıman gerçekleştirdi.”
Bu nedir? Bu “ateş etmektir”. “Ateş altında çekilme”yi hiçbir “akil insan” güvenceye alamaz.