• Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, devlet heyetinin Rêber Apo ile görüşmeler yaptığını ama bir neticeye varılamadığı için tecridin sürdüğünü söyledi.
  • Karayılan, "Eğer anlaşma olsaydı yol açarlardı ve aynı gün DEM Parti İmralı Heyeti de giderdi. Kimsenin gitmesine izin vermiyorlar, çünkü tartışmalarda netleşen bir sonuç yok" dedi.
  • Karayılan, devlet heyetinin Rêber Apo’ya kendi yaklaşımını dayatıp kabul ettirmek istediğini belirterek, "Devlet tarafı böyle yapmamalı! Bu, endişe ve kaygı uyandırıcıdır" diye uyardı.

 

AKP iktidarı ve devletin, 'çerçeve yasa' konusuna çözüm zihniyetiyle yaklaşmasını isteyen Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, şunun altını çizdi: "PKK 12. Kongre kararları kesindir. Ne fesihten geri adım atılır ne de silahlı mücadele stratejisini sonlandırmaktan geri adım atılır. Stratejimiz, demokratik siyasettir ama üzerimize gelirlerse kendimizi savunuruz."

Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, Stêrk TV'nin özel yayınında gazeteci Delîl Ronahî'nin sorularını yanıtladı. Uzun söyleşinin bazı bölümleri özetle şöyle:

Kürt halkı ile Osmanlı Devleti ve tabii ki kuruluşundan sonra Türkiye Cumhuriyeti arasında 220 yıldır bir sorun vardır. Kürtler, bugün demokratik cumhuriyet çerçevesinde eşit ve özgür yurttaşlar olmak istiyor. Türkiye Cumhuriyeti bu sorunu çözebilir. Cumhuriyet de onları kendi içine almalıdır. Bu yüzden köklü bir yaklaşım gerekiyor. Eğer Türkiye Meclisi ya da bu 'çerçeve yasa'yı yapanlar, bu temelde yaklaşırlarsa Türkiye’de yepyeni bir dönemi başlar. 'Çerçeve yasa' tek taraflı değil de kapsayıcı olursa Türkiye için tarihi bir fırsat olur.

Devlet heyeti İmralı'da

Bu yasanın nasıl olacağını bekliyoruz. Devlet heyetinin İmralı’ya gittiğini, Rêber Apo ile muhtemelen bazen diğer arkadaşların da dahil olduğu görüşmeler yaptıklarını biliyoruz. Görüldüğü kadarıyla şimdiye kadar bir neticeye varamadıkları için bu 42 gündür tecrit devam ediyor. Tartışma bir neticeye varmadığı için tecrit devam ediyor. Eğer anlaşma olsaydı yol açarlardı ve aynı gün DEM Parti İmralı Heyeti de giderdi. Kimsenin gitmesine izin vermiyorlar, çünkü tartışmalarda netleşen bir sonuç yok.

Kabul ettirmek istiyorlar

Devlet, İmralı’da Rêber Apo’ya tek yanlı çabalarla kendi yaklaşımını dayatıp kabul ettirmek istiyor. Böyle bir durumun olduğu anlaşılıyor. Devlet tarafı böyle yapmamalı! Bu şekilde Rêber Apo’ya dayatmada bulunmak, bazı şeylerde ısrar etmek doğru olamaz. Tecrit de doğru değildir. Bu, endişe ve kaygı uyandırıcıdır. Şimdi görünenler böyledir.

Hakkındaki kararı biz veririz

Rêber Apo, baş müzakerecidir; her konuda karar alabilir fakat Rêber Apo hakkındaki kararı biz veririz. Kongre, bu inisiyatifi gerillaya vermiştir. PKK 12. Kongresi'nin "silah bırakma kararını Rêber Apo yönetmelidir" kararı vardır. Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğü olacak ve bu kararları pratikleştirecek demektir. Bu, gerillaya verilmiş bir inisiyatiftir. Bu yüzden Hareketimiz ve gerillanın Rêber Apo hakkındaki tutumu nettir. Rêber Apo olmadan yol alınamaz, yürütülemez. Bu hususta ısrar edilmemeli.

Israr, yokuşa sürmektir

Daha fazla ısrar etmek, işi yokuşa sürme anlamına gelir. Böyle yapılırsa sonuç alınamaz. Geniş bir yasa olmalı ve yüzyıllık tarihi sorunu çözmeli. Bu zihniyetle çözüm geliştirilmeli. Kürt halkının önderi zindanda olursa Kürt halkı özgürleşmez. Halkımızın, gerillamızın ve Hareketimizin görüşü böyledir. Kardeşlik, birbirini kabul etme temelinde gelişir. Kürtler de yasa kapsamına girmelidir. Sadece gerilla için hem de kategorize ederek, dar bir yasayla karşımıza gelmek, çözümsüzlüğü derinleştirir. Bu tarihsel bir meseledir, tarihi bir sorumluluk gerektirmektedir. Biz kendi cenahımızdan sorumluca yaklaşmaya çalışıyoruz. Sorunun kökten çözülmesini istiyoruz.

Üzerimize gelirlerse

Silahlı mücadele stratejisini sonlandırma kararımız kesindir. Bir daha bu stratejiye dönmeyeceğiz. PKK 12. Kongre kararları kesindir. Ne fesihten geri adım atılır ne de silahlı mücadele stratejisini sonlandırmaktan geri adım atılır. Stratejimiz, demokratik siyasettir ama üzerimize gelirlerse kendimizi savunuruz. Herkes bilmeli ki; kendimizi koruyacak imkanlarımız vardır. İlk seçeneğimiz, esas tercihimiz, esas kararımız, Rêber Apo’nun kararı demokratik siyasettir. Karşımızdakinin bunu doğru anlamasını, doğru ele almasını istiyoruz. HABER MERKEZİ