Rejim pazarlıkta, ekonomi çöküşte

Dünya Haberleri —

Tahran /foto:AFP

Tahran /foto:AFP

  • İran rejimi, ABD’ye nükleer müzakerelerin savaş sonrasına ertelenmesi karşılığında Hürmüz Boğazı’nı açmayı teklif etti. Nükleer programı içermeyen herhangi bir planın “yetersiz” olacağını savunan Trump, teklifi reddetti.
  • Almanya Başbakanı Friedrich Merz, rejimin “ustaca müzakere ettiğini ve ABD’yi aşağıladığını” söyledi. İran da ise savaştan dolayı sanayi üretimi ağır darbe aldı, binlerce fabrika durdu, en az 1 milyon kişi işini kaybetti.

Hürmüz Boğazı, ABD ve İran arasında pazarlık konusu olmaya devam ediyor. 28 Şubat’ta başlayan ve 40’ıncı gününde varılan ateşkesten sonra Pakistan’da yapılan müzakerelerde de Hürmüz Boğazı krizi aşılamadı.  11-12 Nisan'da İslamabad’da yapılan müzakerelerde herhangi bir sonuç alınamazken ABD, Hürmüz Boğazı'nı İran bağlantılı gemilerin geçişini engellemek için ablukaya aldı. İran ise boğaza giriş çıkışları engellemeyi sürdürüyor.

Tarafların tekrardan müzakere masasına oturup oturmayacağı belirsizliğini korurken, İran rejimi ABD’ye “Hürmüz Boğazı’nı açma karşılığında nükleer müzakerelerin savaş sonrasına ertelenmesini” şartını sundu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, nükleer meselenin ertelenmesini kabul etmedi. Washington yönetiminin, İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılmasını hedeflediği ve bu konunun diğer tüm başlıkların önünde ele alınmasını istediği ifade ediliyor.

CNN’de yer alan değerlendirmelere göre, ABD yönetimi Tahran’ın nükleer programına ilişkin somut ve bağlayıcı garantiler alınmadan limanlardaki ablukanın kaldırılmasını “stratejik hata” olarak görüyor. Yetkililer, ablukanın kaldırılmasının Washington’un en güçlü müzakere kozunu zayıflatacağı ve İran’a zaman kazandıracağı görüşünde. Trump, nükleer programı içermeyen herhangi bir planın “yetersiz” olacağını savunuyor. ABD’li yetkililer ise ablukanın ancak İran’ın nükleer programına ilişkin geri dönülemez adımlar atması halinde gevşetilebileceğini belirtiyor. Trump’ın ulusal güvenlik ekibi de, nükleer müzakerelerin ertelenmesinin bölgesel riskleri artırabileceği uyarısını yapıyor.

Merz: ABD aşağılanıyor, stratejileri yok

Taraflar arasında kapalı kapılar ardında pazarlık sürerken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran rejiminin “çok ustaca müzakere ettiğini” savundu. ABD'nin bir stratejisi olmadığını belirten Merz, "İranlıların beklenenden daha güçlü olduğunu ve Amerikalıların müzakerelerde ikna edici bir stratejiye sahip olmadığını" ifade etti. "

Amerikalıları İslamabad'a kadar getirip sonra hiçbir sonuç almadan geri gönderdiler. Bütün bir ulus İran yönetimi tarafından aşağılanıyor” dedi. Yıllarca süren Afganistan ve Irak savaşlarını hatırlattı.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından "hayal kırıklığına uğradığını" belirten Merz, "sorunun" birkaç günde çözülmesinin hedeflendiğini ancak bunun gerçekleşmediğinini vurguladı.

Merz, başlangıçta ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına destek vermiş ancak çatışmalar uzadıkça ve bunun tüm dünyaya ekonomik faturası ağırlaştıkça tutum değiştirmişti.

Hürmüz’e karşı ortak bildiri

Hürmüz Boğazı krizinin aşılması için dünyanın dört bir yanından onlarca ülkenin temsilcisi, Birleşmiş Milletler’de (BM) bir araya geldi. Toplantıda ortak bildiriyi okuyan Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid el-Zayani, "İran’ın bölgesel komşularına yönelik saldırılarını kınayan 2817 sayılı kararnameye tam desteğimizi yineliyoruz. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve buradaki saldırıların sürmesi, uluslararası güvenlik ile denizcilik özgürlüklerine yönelik doğrudan bir tehdittir. Bu boğazdan serbest geçiş, küresel refahın temel taşıdır" dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de “Boğazı açın, gemilerin herhangi bir haraç (vergi) ödemeden ve ayrımcılığa maruz kalmadan geçişine izin verin” çağrısını yaptı.

En az 1 milyon kişi işsiz kaldı

Savaşın etkileri sadece dünya için değil İran için de yıkıcı oluyor. İran Kızılayı Başkanı Pirhüseyin Kolivend’a göre İran genelinde 125 bin 630 sivil tesis hasar gördü.  Bu hasarın yol açtığı maliyetin ise 140 ila 145 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.

Associated Press (AP) ise maddi kayıplara, işsizliğe ve üretimin durmasına işaret ediyor. Saldırılarda hedef alınan fabrikalar ağır bir tabloyu ortaya çıkardı, işten çıkarma dalgaları artıyor. İran Çalışma Bakan Yardımcısı Gholamhossein Mohammadi, en az 1 milyon kişinin işini kaybettiğini açıklarken, Brandeis Üniversitesi araştırmacılarından Ekonomist Hadi Kahalzadeh ise zincirleme etkilerin çok daha büyük olduğunu belirterek, 10 ila 12 milyon işin risk altında olduğunu söylüyor. Bu rakam, ülkenin toplam iş gücünün yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

Saldırılarda kanser ilaçları da üreten İran’ın en büyük ilaç holdingi Tofigh Daru da bulunuyor. Optik ve kimyasal üretim tesisleri ile alüminyum ve çimento fabrikaları da saldırılardan etkilendi. En büyük darbeyi ise dev çelik ve petrokimya tesisleri aldı.

Çelik üreticileri Mobarakeh Steel ve Khuzestan Steel ile daha küçük birçok tesis üretimi durdurdu. 50’den fazla petrokimya kompleksi de kapatıldı. Bu durum, İran’ın petrol dışındaki en büyük iki ihracat kalemini ciddi şekilde felç etti. Artan maliyetler yalnızca sanayi sektörünü değil, plastikten boruya, kumaştan süt, tereyağı ve peynir gibi temel gıda ürünlerinin ambalajına kadar pek çok alanı etkiledi. Halıcılık merkezi olarak bilinen Kaşan kentindeki sanayi bölgesinde halı ve kilim üreticilerinin yaklaşık yüzde 80’i faaliyetlerini durdurdu.

Rejimin, ülke kaynaklarına çökmesi ve kötü ekonomi politikalarından dolayı 2025 yılının Aralık ayında milyonlarca kişi sokaklara çıkmış, gösteriler kanlı bir şekilde bastırılmıştı. Rejim şu anda ekonomik çöküşe karşı “ayakta durabileceği” mesajını veriyor. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.