Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nin 3. aşaması, 11. gününde devam ediyor. Reqa’nın 48 km güneydoğusunda şiddetli çatışmalar devam ediyor.

Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nin 3. aşaması, Uluslararası Koalisyon ile koordineli olarak 5 Mart’tan itibaren tekrar devam etmeye başladı. Bu aşamanın amacı Reqa ve Dêrezor arasındaki bağlantıyı kesmek, Fırat Nehri etrafındaki alanı temizlemek ve Reqa kentini tamamen kuşatmaya almak. Savaşçılar, 10 gün içinde Reqa’nın doğu kırsalında ve Dêrezor’un kuzeybatısında bulunan 16 köyü çetelerden temizledi. Reqa-Dêrezor yolunun kontrolünü de sağladı. Böylece, çeteler tamamen kuşatıldı ve yardım yolları kesildi. Mayın düzeneği, hendek kazma ve bomba yüklü araçları gönderme gibi yöntemlerle savaşçıların ilerleyişini durdurmaya çalışsa da savaşçılar ilerleyişlerini sürdürdü. Reqa’nın doğusunda bulunan Doğu ve Batı Menaxir tepeleri de savaşçılar tarafından alındı. 10 gün içinde yüzlerce sivili kurtarılarak güvenli yerlere yerleştirilip ihtiyaçları karşılandı. Köyleri özgürleştirildikten sonra, siviller köylerine geri döndü. Reqa’nın doğu kırsalındaki her iki kanatta 62 km özgürleştirildi.

Hemen hemen her günü çatışmalarla geçen savaşçılar, sadece DAİŞ’e karşı değil, aynı zamanda çöl fırtınalarına karşı da direniş sergiliyor. Çoğu zaman göz gözü görmeyen fırtınalarda ilerleyen savaşçılar morallerinden ve coşkularından hiçbir şey kaybetmiyor.

Her çatışma dönüşünde objektiflerimize takıldıkça zafer işareti yapıyor, "Bijî berxwedana YPG" diye slogan atıyorlar. QSD ve hamleye sonradan katılan Arap aşiretlerinin savaşçıları da aynı sloganı haykırıyor. Onlara "Siz QSD gücüsünüz, niye YPG sloganı atıyorsunuz" diye sorduğumuzda da şu yanıtı aldık: "Bu direnişin ruhu YPG'dir. Biz QSD gücüyüz ama aynı zamanda kendimizi manevi olarak da YPG’li görüyoruz. Bizi bir araya getiren de odur. Sonuçta hepimiz demokratik bir Suriye için ve zulme karşı savaşıyoruz. Biz Kürt ve Arap savaşçılar birlikte DAİŞ’e karşı saldırıya geçtiğimizde artık aramızda bir kan bağı oluşuyor. Yani biz artık kardeş oluyoruz."



 ANHA/REQA