EREM KANSOY/ REQA

Reqa özgürleştirildi! Kandan, ölümden beslenen DAİŞ başkentinde çöktü. Kadınlar, erkekler, Süryaniler, Türkmenler, Araplar, anarşistler ve dünyanın dört bir yanından gelen enternasyonaller yan yana savaştılar.

DAİŞ’in 2014’te halifelik ilan ettiği kentte yenilgiye uğraması Rojava ve Suriye için bir dönüm noktası. Artık bölgesel hesaplar yapıldığında, masalar kurulduğunda ‘Reqa öncesi ve sonrası’ diyecekler.

Reqa savaşı, 135 gün aralıksız devam etti. Arap, Kürt, Türk, enternasyonal yüzlerce kişi şehit düştü; bini aşkın savaşçı yaralandı.


DAİŞ Kürtlere bulaşmayacaktı

Savaş, uzun ve sert geçti! Çünkü burası halifeliğin başkentiydi. Reqa’nın düşmesi aslında halifeliğin de sonu demekti.

Onun için drone’lar, tüneller, intihar bombaları, keskin nişancılar sonuna kadar kullanıldı.

DAİŞ’in en temel özelliği, korkuyu bir silah olarak kullanmasıydı. Bunu çok başarılı bir şekilde yaptı. QSD güçleri, DAİŞ’in bu stratejisini çözmüştü, onun için korku Reqa’da işe yaramadı.

Halifeliğin ilan edildiği kentin düşmesi elbette DAİŞ ideolojisinin sonu anlamına gelmiyor. Genç bir QSD savaşçısı gülerek, “DAİŞ yanlış yaptı, Kürtlere bulaşmayacaktı” diyerek, bir gerçeği itiraf ediyor. O genç savaşçının söylediği gibi, girdiği her savaşı kazanan DAİŞ, Kürtler karşısında kaybetmişti!

Kesin olmamakla birlikte, koalisyonun verilerine göre, Reqa’da 6 bin DAİŞ’li öldürüldü. Bu DAİŞ’in şimdiye kadar ki en büyük kaybıydı.

DAİŞ karanlığı Rojava’dan, Kuzey Suriye’den adım adım siliniyor. Radikal islamın darbe üstüne darbe almasından da en fazla Ankara’nın tedirgin olduğu görülüyor.


Asıl yenilgiyi Ankara yaşadı

Beslemesi DAİŞ çetelerinin yok oluşunu çaresizce izleyen Erdoğan rejiminin, bu kez Efrîn Kantonu’na yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı görülüyor. Oradan bir cephe açarak, Kuzey Suriye Federasyonu projesinin başarısızlığa uğramasını istiyor. Aslında Suriye’de savaş sona doğru giderken, Kürtlerin bir statü kazanmasının önüne geçmek istiyor.

Anlaşılan İdlib üzeri Efrîn’i kuşatma altına alıp, savaşı Rojava’ya çekme planı yapıyor. Ancak burada görüştüğüm QSD yetkilileri, Ankara’nın bu hesabının tutmayacağını belirtiyor. Çünkü gerek dağlık coğrafyası gerek toplumsal karakteriyle Efrîn’de bir zafer elde etmek mümkün değil. Efrîn Kürt Özgürlük Hareketi’nin 1980’lerden bu yana örgütlendiği en eski alanlardan biri. Bu kentten binlerce genç özgürlük saflarına katıldı. PKK’nin öncü kadrolarının hemen hepsi burada örgütleme çalışması yaptı. 

Nitekim Suriye’de iç savaşın başlamasından bu yana Türkiye destekli radikal islamcı örgütlerin onlarca saldırısı Efrîn’de boşa çıkartıldı. 

Reqa’nın özgürleştirilmesi aslında Türkiye’nin ‘Kobane düştü düşecek’ siyasetine de en büyük cevap oldu. Bu açıdan Reqa’da asıl yenilgiyi Ankara yaşadı.


Sivil Meclis kolları sıvadı

Reqa’ya, YPG/YPJ ve QSD bayrakları asıldı, sıcak savaş bitti. Şimdi sıra kentin yeniden inşasında. QSD, kenti Sivil Meclise bıraktığını duyurdu. Reqa Sivil Meclisi, kenti kurma ve sosyal yaşamın yeniden başlaması için kolları sıvamış durumda. Sivil Meclis’in işi zor, ama kent için kapsamlı projeleri var.

Reqa Sivil Meclisi Eşbaşkanı Leyla Mistefa, yeni bir anlayışla Reqa’yi yöneteceklerini belirttiyor ve ekliyor: “Reqa’da ağır bir savaş oldu. Büyük bir direniş sergilendi. Tüm halklar el ele vererek, kentte yeni bir yaşamı öreceğiz.”

Reqa’da çetelerin bıraktığı binlerce mayın ve tuzak var. Şimdi bunların etkisiz hale getirilmesine yönelik temizlik operasyonu sürüyor. Ancak mayın temizleme ekibi, çok az araç gereçle bu işi yapıyor! Acilen yeni malzemelere ihtiyaçları var.

Şu an kentte bir askeri bir de sivil hastahane oluşturma çalışması var. Belirlenen iki büyük bina ve çevresi mayınlardan temizlendi. Hastanenin içine araç ve gereçler yerleştirildi. Kısa sürede hizmete geçmesi bekleniyor. 


Su sorunu

Reqa’nın yeniden inşaa sürecinde bir diğer can alıcı konu ise su sorunu. Savaşın en yoğun yaşandığı şehir merkezinde su hatları zarar gördü. Kentin dışına çıkıldıkça, DAİŞ çeteleri boruları imha ederek, su hatlarını kesti. Bir an önce su meselesini haletmek için sivil meclis canla başla çalışıyor.

Şimdilik, havzalar ve depolara temiz su dolduruldu. Sulama sisteminde de kentin büyük bölümünde geniş çaplı bir onarım başlatıldı.

Dozer ve kepçeler neredeyse 24 saat kentin yollarını yıkıntı ve molozlardan temizliyor.

Reqa Meclisi’ni bekleyen diğer bir sorun ise sivillerin kente dönüşü. Sivillerin kente güvenli yollarla geri getirilmesi ve güvenliklerinin sağlanması için Reqa Sivil Halk Meclisi ile QSD güçleri ile ortak çalışmalar yürütüyor.

Reqa’nın etrafındaki tüm bağlantı ve yollarda QSD güçlerinin asayiş noktaları konumlandırılmış durumda, sivil meclis ile koordineli bir çalışma yürütülüyor.



Adım adım Reqa


* 5 Kasım 2016’da Eyn Îsa’da başlatılan hamle kapsamında önce kentin kuzeyindeki köy ve kasabalar özgürleştirildi.

* 2017’nin Ocak ayında QSD, kentin batısına operasyon düzenledi. Onlarca köy ve kasaba kurtarıldıktan sonra, kentin doğu cephesine operasyonlar yapılarak, üçüncü aşamaya geçildi.

* 21 Mart günü Tabka için start verildi. Helikopterlerle QSD savaşçılarının suyun karşı tarafına geçirilmesiyle, dördüncü aşama başlatıldı.

* Tabka’da ilkin havaalanı ve Reqa yolu kontrol altına alındı. Kent özgürleştirildi, baraj QSD’nin denetimine geçti. Çatışmalar 52 gün sürdü. 

* Mayıs ayının başında YPG-YPJ öncülüğünde QSD güçleri Reqa’nın batısında yer alan Mansura’yı özgürleştirdi. 

* Takvimler 6 Haziran 2017’yi gösterdiğinde, Reqa şehir hamlesi başlatıldı. Çok kısa bir sürede Meşrep mahallesi kurtarıldı.

* Kurtarma operasyonları sırasına bölge halkı, DAİŞ’e karşı savaşmak için QSD’ye akın ediyordu. Reqa’da Kürtler, Araplar, Süryaniler, Enternasyoneller ve Türkmenleri bir arada görmek mümkündü. 


DAİŞ’in çimentosu!

Burada dikkat çekmek istediğim birkaç nokta var; Reqa hamlesinden önce aslında birçok ülke DAİŞ’le yakın temas halindeydi. İstihbarat örgütleri burada cirit atıyordu. Örneğin Fransız inşaat şirketi, dünyanın bir numaralı çimento devi Lafarge’ın 2013 baharından Eylül 2014’e kadar bir yıldan daha uzun süre bölgedeki işlerinin devam edebilmesi için DAİŞ’i finanse etti. Lafarge, DAİŞ’ten petrol ve malzeme satın alıyordu, geçiş hakkı bile ödüyordu. İngiliz yapımı yüzlerce roket atar DAİŞ cephanelerinden çıktı. Baas rejimi ise Reqa hamlesini boşa çıkarmak için DAİŞ ile anlaşmalar yaptı.


Kerama köyünün önemi

Reqa şehir hamlesi başlatıldığında, kente yaklaşık 8-10 km uzaklıktaki Kerama köyü de özgürleştirilmişti. Aslında Reqa’dan çok Kerama köyü radikal islamın başkentiydi. DAİŞ’in esas kadroları buralıydı, DAİŞ‘in en önemli emirleri, komuta kademesi bu köyde yaşıyordu. Hamle başladığında DAİŞ internet sitelerinde yapılan bir paylaşımda ‘Reqa düşse de Kerama’dan ölünüz dahi çıkamaz’ ifadeleri dikkat çekiyordu. Kerama bundan tam 5 ay önce özgürleştirildi.