Savunma için Demokratik Suriye Güçleri (QSD) çatısı altında alaylara bağlı olarak örgütlenen Reqa savaşçı taburları, askeri alanda profesyonelleşme sağladı.
6 Kasım 2016’da, Reqa halkının yardım çağrısı üzerine QSD güçleri tarafından Reqa’yı kurtarmak adına Fırat’ın Gazabı Hamlesi başlatıldı. DAİŞ çeteleri eliyle Suriye’deki menfaatlerini koruyan ve krizin ömrünü uzatan birçok devlet, bu hamleye tepki gösterdi.
Bölgede çok sayıda gencin Reqa’yı kurtarmak için hamleye katılmasıyla beraber, 20 Ekim 2017’de kent, yoğun ve şiddetli çatışmaların ardından özgürlüğüne kavuştu. Dört aşamadan oluşan hamlenin ilk aşaması kentin kuzeyinde başladı. İkinci aşamada kentin batısından doğusuna geçiş sağlandı. Üçüncü aşamada kent tümden çembere alındı. Dördüncü ve son aşamada ise 166 gün süren direnişle kent tamamen çetelerden kurtarıldı. Reqalı savaşçılardan oluşan taburların katılımı, hamle için büyük bir destek oldu. Kısıtlı imkanlarına rağmen Reqalı savaşçılar, doğdukları toprakların coğrafyasına olan hakimiyetlerinden dolayı çetelerin kentten temizlenmesinde büyük rol oynadı.
QSD savaşçıları tarafından DAİŞ’ten temizlendikten sonra kentin yönetimi, 10 Kasım 2017’de Reqa Sivil Meclisi’ne teslim edildi, Reqalı gençlerden kurulan taburlar da kentteki yerlerine dönerek birçok noktada üslendi. Reqa Sivil Meclisi de imkanları dahilinde kentin yeniden inşa çalışmalarını yürüttü, topraklarını terk etmek zorunda kalan ailelerin kentte yaşamı yeniden örmeleri için geri dönüş imkanlarını oluşturdu.
Reqa’daki savaşçı taburlar
Reqa’da bulunan savaşçı taburlar, bölge halkı ve aşiret liderlerinin de desteğiyle QSD çatısı altında örgütlendi. Taburlar, özellikle gençlerin savunma saflarına katılımının ardından bölge savunmasına her zaman hazır olma kapsamında sistemlerini QSD’ye göre yeniden yapılandırdı.
QSD sistemine göre örgütlenen bu taburlar, askeri ve örgütsel çalışmalarını güçlendirme amaçlı askeri ve siyasi eğitim çalışmalarına katıldı. Bir yılda toplam 2500 savaşçının yer aldığı 8 alay oluşturan bu taburlarda, çeşitli silahlar ve askeri taktikler konusunda da eğitimler gördü. Edinilen bilgiye göre bu taburların ilerleyen aylarda 4 alay kuracağı belirtildi.
Ayrıca bu güçler askeri teşkilatlar içerisinde oluşturdukları bürolarla, örgütlenme zemini güçlendirmeyi amaçlamakta. Örneğin Askeri Güvenlik Bürosu, çetelerin uyuyan hücrelerine karşı hareket etmekte ve DAİŞ artıklarını temizlemekteler. Askeri Asayiş Bürosu ise savaşçıların talimatlara göre hareket etmeleri için eğitimlerini örgütlemekte. Askeri Sağlık Bürosu da savaşçıların sağlıklarını korumalarına ilişkin çalışma yürütüyor. Şehit Aileleri Bürosu, şehit aileleri ile ilişkiler ve yardım konusunda çalışma yürütmekte. Askeri Akademiler de savaşçıları eğitme görevini üstlenmekte.
Kadınlar duvarları yıktı
Adı geçen bu güçler içinde kadın güçleri de bulunuyor. Reqa’yı Özgürleştirme Hamlesi, Rojda Felat’ın komutası ve QSD içinde yer alan kadınların öncülüğünde gerçekleşti; kadınlar Reqa’daki direniş cephelerinde aktif bir katılım sergiledi. Bahsi geçen güçler içerisinde dikkat çeken kadınlar, YPJ savaşçılarının fedakarlıkları ve kahramanlıklarından çok etkilendiklerini söylüyor. Bu etkilenmeden kaynaklı savunma güçlerine katılan kadınlar, QSD çatısı altındaki alayların sistemine göre örgütlendi. Kadınlar bu çalışmalarla gerici zihniyetin duvarlarını yıktı, toplum inşasına aktif katılım sergiledi.
İç Güvenlik Güçleri
Reqalı gençler yalnızca askeri güçlere değil, kentin güvenliğini sağlama amaçlı İç Güvenlik Güçleri’ne de katılım gösterdi. Katılım gösteren üyelerin çalışmalarında başarılı bir seviye yakalayabilmeleri için Şehit İdris Akademisi de açıldı. Akademi bünyesinde, her birinde 100 gencin bulunduğu 26 eğitim devresi tamamlandı.
İç Güvenlik Güçleri’nin büyümesiyle beraber, kent güvenliği adına görevler de arttı. Çalışma sistemleri yeniden yapılandırıldı, üyeler uzmanlık alanlarına göre bölgelere yerleştirildi. İç Güvenlik Güçleri Suçla Mücadele Ekipleri kentteki çalışmalarını iyi bir şekilde yürüttü ve istenilen anda müdahaleler için hazır oldu. Olağan Üstü Durum Ekipleri de kent içinde, olası durumlara karşı kent içinde devriyeler atıyor. Mayın İmha Ekipleri ise DAİŞ çetelerinden kalma mayın ve patlayıcıları etkisiz hale getiriyor. Trafik Ekipleri ise kent içi araç trafiğinde denetimi sağlıyor. İç Güvenlik Güçleri’nde ayrıca Kadın Güvenlik Güçleri de özerk bir yapılanma olarak örgütlü.
Uyuyan hücreler çökertiliyor
Reqa’ya yönelik saldırı planlarına ilişkin konuşan QSD komutanlarından Lokman Xelîl, Reqa’nın stratejik bir nokta olduğunu söyledi ve şöyle konuştu: “Bu karanlık güçler, QSD savaşçılarının Reqa’ya yönelik ilerleyişlerini engellemek için uyuyan hücreleri kullandı. Bu hücreler, kent halkının geri dönüşlerini engellemek, yeniden inşa çalışmalarını sekteye uğratmak ve kentteki huzuru bozmak için patlamalar gerçekleştirdi.”
Lokman Xelîl, QSD ve İç Güvenlik Güçleri’nin çok sayıda uyuyan hücre faaliyeti yürüten çeteyi yakaladığını, bu hücreleri tamamen yok etmek için operasyonlarının devam edeceğini söyledi.
Reqa’nın kurtuluşundan bu yana geçen süre içinde Reqa’daki taburlar, QSD çatısı altında örgütlülüğünü güçlendirdi ve bölgeyi savunabilen, siviller için güven ortamını koruyan tam teşekküllü askeri birer kurum olarak faaliyet gösteriyor.
Reqalı kadınlar
Reqa’nın QSD güçleri öncülüğünde 20 Ekim 2017 tarihinde özgürleştirilmesi ile birlikte kadınlar da çetelerin yarattığı karanlığı dağıtmak için yoğun bir mücadele başlattı. Bu dosyamızda, Reqalı kadınların özgürlük mücadelesine dikkat çekeceğiz.
Ataerkil sistem ile kadınların toplumdaki rolü yok edilirken, uzun dönem Suriye’de devam eden sistem içerisinde yok sayılan kadınlar ise DAİŞ çetelerinin işgali ile birlikte çok daha karanlık bir dönem yaşamaya başladı. Reqalı kadınların yaşadığı trajedi de 2014 yılında DAİŞ çeteleri ile birlikte arttı. Kadınları toplumdan silip atmak isteyen çeteler, kadınların baba, erkek kardeş ya da eşleri yanında bulunmadan dışarı çıkmalarına izin vermedi. İslam değerlerini ayaklar altına alan çeteler, kadınlara da siyah çarşaf giymeyi dayattı.
DAİŞ çeteleri, Reqa’yı işgal altında tutukları 4 yıl boyunca toplumun tümüne hükmedebilmek için kadınları direkt hedef aldı. Reqa halkının “Cehennem kavşağı” olarak nitelendirdiği El-Neîm Kavşağı, DAİŞ çetelerinin kadınları “sattığı” köle pazarı haline geldi.
Özgürlüğün ardından..
DAİŞ çetelerinin kaçırdığı Êzîdî kadınların intikamı için 6 Haziran 2017 tarihinde başlatılan Fırat Gazabı Hamlesi, birçok aşama ile devam etti. YPJ savaşçılarının öncü rol oynadığı hamle ile birlikte Reqa’nın tamamı DAİŞ çetelerinden özgürleştirildi. YPJ, Reqalı kadınları DAİŞ çetelerinden özgürleştirebilmek amacıyla hamle boyunca fedakarca mücadele etti.
Reqalı kadınlar da yaşam alanlarının DAİŞ çetelerinden özgürleştirilmesiyle büyük bir güç ve irade ile örgütlenme çalışmalarına başladı. Kadınlar, çetelerin yarattığı karanlığı dağıtabilmek için siyasi, toplumsal ve askeri alanlar da öncü rol oynamaya başladı.
Kadın yönetimi
Reqa’yı özgürleştirme hamlesinin başlaması ile birlikte kent sakinleri de tüm komün ve meclisleri içerisinde barından Reqa Sivil Meclisi’ni kurdu. Komün ve meclisler arasındaki tüm koordinasyon Kadın Komitesi tarafından sağlandı. Reqalı kadınlar, ilerleyen süreçte Reqa Kadın Meclisi’ni kuruluşunu ilan etti. Bu meclis yürütülen mücadele sayesinde tüm Reqalı kadınları bir arada tutan Reqa Kadın Yönetimine dönüştü.
Reqa Kadın Yönetimi, ilerleyen süreçte ciddi ve dikkat çekici başarılara imza attı; Sulh, Eğitim, Ekonomi gibi birçok komite kurdu. Kadınların toplumsal yaşam, siyasi alan ve askeri alanlardaki tüm eylemleri organize eden Reqa Kadın Yönetimi, kentteki her meclis çatısı altında da bir kadın komünü açtı.
Özgürlükle birlikte kadın meclis ve komünlerinin inşasına yoğunlaşan Reqa Kadın Yönetimi, şu ana kadar 12 meclis ve 3 kadın kurumu açtı. Kurulan her meclis ve komün çatısı altında ise birçok ekonomi, sulh ve eğitim komiteleri açıldı.
Yıllarca DAİŞ çetelerinin barbarca uygulamalarının hedefi olan kadınların açtığı kurum ve meclisler, tüm kadınların temel sığınağı oldu. Kadınlar, toplumsal yaşamda yaşadıkları sorun ve davaları bu meclisler eliyle çözüme bağlıyor. Bu meclisler de bir yıl içerisinde bin 150 dosyayı mahkemelere intikal etmeden çözüme bağladı.
Kadın kurumlarında yöneticilik yapan Nesîbe El-Elêwî, kadınların maruz kaldığı tüm sorunların temelinin DAİŞ çetelerinin bölgede yarattığı karanlık zihniyet olduğunu söyledi. Nesîbe, eğitim programları ile birlikte bölgedeki karanlık zihniyeti artık geride bırakmaya başladıklarını belirtti.
Reqa’nın ilk kadın akademisi
DAİŞ çeteleri Reqa’daki işgalleri döneminde kentteki tüm okulları kapattı ve terör yuvası haline getirdi. Okulları silah üretim merkezi ve barınak haline getiren çeteler, toplumu da eğitimsiz bırakarak tüm alanlarda kontrol altında tutmak istedi. Reqa Kadın Yönetimi de kuruluşu ile birlikte Reqa’da ilk kadın akademisinin açılışını gerçekleştirdi. Akademide şu ana kadar her biri 40 kadının katılımıyla gerçekleştirilen 5 ayrı eğitim devresi başarıyla bitirildi.
Bu akademideki eğitimleri başarıyla bitiren kadınlar, kentteki birçok kuruluş ve yönetimde yer alarak öncü bir rol oynamaya başladı. Akademide ayrıca çocuk bahçesi de açıldı.
Reqalı kadınlar, kendilerine dayatılan kölelik sistemine boyun eğmedi ve ekonomik alanda da birçok projeye imza attı. Reqa Kadın Yönetimi, kadın ekonomisinin oluşturulması ve kadınlara maddi ve manevi destek sunulması için Ekonomi Komitesi kurdu. Ekonomi Komitesi de kadınlar için geliştirdiği birçok proje ile kadın ekonomisinin gelişimini sağladı. Komite, kentin farklı mahallelerinde hayata geçirdiği projelerin yanı sıra birçok yeni proje üretti ve bu projelerin hayata geçirilmesi için yoğun çalışma başlattı.
Reqa Sivil Meclisi’ne kadınlar öncülük ediyor
Reqa’nın özgürleştirilmesinden hemen önce kent sakinleri tarafından kurulan Reqa Sivil Meclisi, bölgedeki tüm meclis ve komünlerin çatı örgütü oldu ve meclis bünyesinde Kadın Komitesi de kuruldu. Kadınların Sivil Meclisi’ne katılımı yüzde 50 oranına ulaştı. Kadın Komitesi de kurulduğu günden bu yanan Sivil Meclisin çalışmalarına öncülük ediyor.
Reqa’dan kadınlar QSD’ye katılırken, kentte QSD’ye bağlı kadın birimleri de kuruldu. Kadın savaşçıların örgütlenmesi amacıyla kentte kadın savaşçılar için bürolar da kuruldu. QSD Komutanı Zinarîn Qamişlo, Fırat Gazabı Hamlesi’nin başarıyla sonuçlandığını ve kadınların karanlık zihniyeti aştığını vurguladı.
Reqa’nın DAİŞ çetelerinden özgürleştirilmesinin ardından kent güvenliği QSD tarafından İç Güvenlik Güçleri’ne teslim edildi. Bu güçler de kuruluşundan itibaren etkin rol oynayan kadınlar sayesinde önemli başarılara imza attı.
Reqa sokak ve çarşılarında rengarenk elbiseleri ile dikkat çeken kadınlar, aynı zamanda DAİŞ çetelerinin kentte yaratmak istediği karanlık zihniyetin de parçalandığının bir göstergesi. Kentte yaşayan kadınlar, kentin DAİŞ çetelerinden özgürleştirilmesiyle verilen mücadele sayesinde mevcut zihniyetin değiştiği ve her alanda özgürlüğün hakim olduğunu söyledi.
REQA/ANHA
Fotoğraf: Delil Souleiman / AFPDAİŞ’ten sonra Mandela, Chaplin ve Einstein
NAZIM DAŞTAN
DAİŞ karanlığından kurtulan Reqa, 19 Ekim kutlamalarına hazırlanıyor. Aylarca takip ettiğim operasyondan bir yıl sonra tekrar Reqa’dayım. Operasyonlar dönemi hayalet kenti andıran Reqa, insanlarla dolu haliyle başka bir renge bürünmüş. Göz alabildiğine bir kalabalık ve o kalabalığın umut dolu sesi yankılanıyor sokaklarda.
Aylarca o operasyon takip edip yer yer DAİŞ’in en çıplak halini fotoğraflayıp, görüntülemiştim. Aradan bir yıl geçtikten sonra bu sefer tekrar Reqa yolunu tuttuk. Operasyonlar dönemi hayalet bir kenti andıran Reqa, insanlarla dolu haliyle başka bir renge bürünmüş. Göz alabildiğine bir kalabalık ve o kalabalığın umut dolu sesi var. Kentin hangi bölgesine gidersen git, o sesi duymak mümkün.
Savaş sırasında mayın olur endişesiyle yürüyemediğimiz cadde ve sokaklar, şimdilerde kadın ve çocuklarla dolup taşıyor. Mat haline hareketli bir renklilik gelen kentte, hummalı çalışma devam ediyor. Yıkık çarşı ve pazarlarda meyve ve sebze satan seyyar satıcıların eksik olmayan sesine, renkli giyinen kadın ve çocukların sesi de karışıyor.
Kadınların siyah giymek zorunda olmadığı kentin inşasında, en fazla rol alan yine kadınlar. Sadece inşasında değil, aynı zamanda kent yönetiminde de erkeklerden çok kadınlar yer alıyor. DAİŞ’ten yara almış kadınlar bir araya gelerek örgütlenirken, bunun yanında psikolojik destek merkezleri açılarak dayanışma sağlanıyor.
Kentteki değişimin en büyüğü Reqa Halk Belediyesi’nde meydana gelmiş. DAİŞ döneminde işkence merkezi ve zindan olarak kullanılan bu bina, belediyeye çevrilerek halkın hizmetine konulmuş. Şimdilerde uğrak bir yer olan binanın alt katı işkence, diğer katları ise DAİŞ’in elinde esir tutulanların kaldığı yer olarak biliniyordu. Binanın tüm katları belediye hizmetlerine ayrılırken, en dikkat çekici katı en üst kat olarak göze çarpıyor. Burası belediye işçilerinin eğitim göreceği yer olarak hazırlanmış.
Kentin özgürleşmesinin birinci yılına yetiştirilen salonda, Nelson Mandela’dan Albert Einstein’e, Charlie Chaplin’den, Victor Hugo’ya kadar pek çok kişinin fotoğrafları asılmış. Fotoğrafların üzerine her birisinin ünlü birer sözü yazılırken, en dikkat çekeni söz ise Albert Einstein’in Arapça yazılmış olan “Yerinizde durmayın her zaman sorgulayın” sözü oluyor.