
Almanya’nın Hamburg kentinde yaşayan ve asıl mesleği berberlik olan Necmettin Demirbağ, ressamlığa dair herhangi bir teknik eğitim almadan ‘Kara Kalem’ tekniği ile bugüne kadar 50’e yakın portre çalışmasına imza atmış. Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yer alan birçok insanı ölümsüzleştiren Demirbağ’ın resime olan tutkusu ilkokul yıllarına dayanıyor.
Resmin kendisi için bir tutku olduğunu dile getiren Demirbağ, çizmeye nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Daha ilkokul yıllarındayken resim dersine çok büyük ilgim vardı. Yaptığım birçok çalışma resim öğretmeni tarafından sınıfa örnek olsun diye panoya asılırdı. Gözümün gördüğü her şeyi resmetmek isterdim. Kürdistan’da göçebe bir hayat yaşayan Bêrtî aşiretine mensup olduğum için hayvanların peşinden dağ, bayır, ova ve yayla gibi yerleri gezdim. Bu muhteşem doğadan etkilenmiş olacağım ki, resme karşı büyük bir ilgim oluştu. Yasadığım köy olan Kovancılar’a bağlı Gülçatı (Kirvan) köyünde çoğu insan resme olan tutkumu takdir edince ben de bu işi daha nasıl güzel yapabilirim arayışına girdim.”
Hayali yarım kaldı
Maddi imkansızlıklar yüzünden ancak ilkokulu bitirebilen Demirbağ; “Çok istememe rağmen güzel sanatlar alanında herhangi bir öğrenim göremedim. Maddi durumumuz el verseydi resmin tekniklerini öğrenmek isterdim” diyor.
Necmettin Demirbağ, Albert Camus’den Deniz Gezmiş’e kadar geniş ve zengin bir koleksiyona sahip. Demirbağ, koleksiyonuna ilişkin şunları belirtiyor: “Gençliğimde daha çok Yeşilçam yıldızlarının ve popüler olan devrimcilerin resimlerini yaptım. Yılmaz Güney’den Deniz Gezmiş’e kadar birçok portre yaptım. Bunun yanısıra Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yer alan birçok insanın portresini çizerek onları fırçamla ölümsüzleştirmek istiyorum. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’dan Musa Anter’e, Sakine Cansız’dan Yaşar Kemal’e kadar onlarca insanın portresini yaparak bir nevi de olsa halkıma karşı yurtseverlik görevimi yerine getirmeye çalışıyorum.”
‘Ülkemi resmetmek istiyorum’
Daha sonra sürgünde yaşamak zorunda kalan Demirbağ, ülke özlemini resmetmek istediğini belirtiyor. Kürdistan’ın güzelliğini anlatan Demirbağ: “Yüreğim ve tüm duygularımla ülkemde yaşıyorum. Sonuçta bizler orada doğduk ve orası bizim varlık nedenimiz. 58 yaşında olan bir insan olarak hala her gece rüyamda patikalarında yürüdüğüm, yağmurlarında ıslandığım, cefasını ve sefasını yaşadığım ülkemin güzelliklerini görüyorum. Ömrüm el verirse bütün bu güzelikleri tablolarımda ölümsüzleştirmek isterim.”
MEHMET ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG