Rezervi biten Merkez’e başkan dayanmıyor

  • Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal'ı görevden aldı, yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal atandı. Uysal’ın 2019’da göreve başladığı dönemde 5,61 olan dolar kuru, görevden alındığı tarihte 8,51 seviyesine kadar çıktı. Uysal, 2019’da dünyada en çok faiz indiren Merkez Bankası başkanı oldu.

 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karar kapsamında, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alındı ve yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal atandı. Cumhurbaşkanlığı kararı sonrası Merkez Bankası Başkanlığında devir teslim gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Merkez Bankası Başkanlığından alınan Murat Uysal, görevini yeni Başkan Naci Ağbal'a devretti.

En çok faiz indirttilen

Murat Uysal başkanlığında 25 Temmuz 2019’da ilk defa toplanan Para Politikası Kurulu (PPK) beklentileri aşarak 425 baz puanlık faiz indirimine gitti ve politika faizini 19,75’e çekti. Bir ay sonraki toplantıda 325 baz puanlık bir faiz indirim kararı daha geldi. Ekim toplantısında Kurul indirime devam ederek 250 baz puanla politika faizini yüzde 14’e çekti. Ardından aralık ayında 200 baz puanlık faiz indirimi daha geldi. Uysal, göreve başladıktan sonra yapılan 1200 baz puanlık (12 tam puan) indirim kararlarıyla 2019 yılının dünyada en çok faiz indiren Merkez Bankası başkanı olmuştu.

İndirim serisi 2020’de devam etti. PPK politika faizini Ocak’ta yüzde 12’den 11,25’e; Şubat’ta ise 11,25’ten 10.75’e çekti. Mart ve Nisan’da ise 100’er baz puanlık iki indirim daha yapıldı.

Mayıs’ta koronanın yarattığı belirsizlik nedeniyle indirimlerin son bulması beklenirken PPK 50 baz puanlık indirimle politika faizini yüzde 8,25’e düşürdü. Böylece 2020’nin ilk 5 ayında politika faizi 375 baz puan daha düşürüldü.

Merkez Bankası, açılan cari açık ve yükselen enflasyon sebebiyle bu kez beklentileri aşan bir şekilde Eylül’de politika faizi 2 tam puan artırıldı ve yüzde 10,25’e çekildi. Ekim’de ise değer kaybeden kur ve yükselen enflasyon beklentilerine cevaben faiz artışının devamı gelmedi. 22 Ekim PPK toplantısının ardından kurda çok hızlı bir yükseliş yaşandı ve dolar/ TL 7,78’den 8,56’ya yükselerek rekor kırdı.

Merkez’de hiç görev yapmadı

Yeni Başkan Naci Ağbal, Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu 64’üncü ve Binali Yıldırım’ın oluşturduğu 65’inci hükümetler döneminde, yani Kasım 2015 ile Temmuz 2018 tarihleri arasında Maliye Bakanlığı yaptı. 24 Haziran 2018’deki seçimde aday olmayan Ağbal, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı görevine iki yılı aşkın süredir devam ediyordu. Naci Ağbal, Merkez Bankasında görev yapmadan Merkez Bankası başkanı olarak atanan ilk kişi oldu.

Önceki de görevden alınmıştı

Murat Uysal’dan önceki Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya da Erdoğan tarafından 6 Temmuz 2019’da görevden alınmıştı. Erdoğan, 6 Temmuz 2019’da Murat Çetinkaya’nın Merkez Bankası başkanlığı görevinden alınmasıyla ilgili “Ülkemize döviz kuru, faiz ve enflasyon üçgeninde kurulan oyunu bozduk. Merkez Bankasını görevden aldık, çünkü laf dinlemiyor adam. Yeni arkadaşımızla ‘Faizi düşüreceğiz” demişti.

Bir sonuç doğurmaz

Merkez Bankasında yaşanan görevden almayı Evrensel’e değerlendiren Prof. Dr. Yalçın Karatepe, “Başkanın değişiminin bir sonuç doğuracağını düşünmüyorum. Ekonomi politikaları ve kararlarının tek merkezden alındığını, hazine ve merkez bankası gibi ekonomiden sorumlu kurumların da bunların uygulayıcısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin temel sorunu Merkez Bankası başkanının kim olduğu değil, Türkiye’nin temel sorunu mevcut ekonomi politikası. O politikanın belirleyicisinin de kim olduğunu biliyoruz. O politikalarda değişiklik olmadığı sürece Merkez Bankası başkanının değişimiyle kalıcı bir etkiyi ben beklemiyorum” dedi.

Sorumlu Uysal değildi

Kurların çok hızlı yükselmiş olmasının kamuoyunda da ciddi şekilde tepkiye yol açtığını kaydeden Karatepe, şunları ekledi: “Merkez Bankası başkanına bu sorumluluk yüklenmeye çalışıldığı için bu karar alınmıştır, diye düşünüyorum. Kamuoyunun kur yükselişindeki sorumluluğu Merkez Bankası’na yıkmak için bunun yapıldığını düşünüyorum. Dolar 8,50, euro 10 lira seviyesine geldi, yeni başkanla belki bir faiz artırımına gidilebilir.”

Erdoğan’a bağlı daire

Konuya ilişkin MA’ya değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Altıntaş da Merkez Bankası’nın doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı daire haline gelip bağımsızlığını yitirdiğini hatırlatarak, “Türk ekonomisine ilişkin güven zaten yoktu. Şimdi daha da kötü hale gelir. Yabancı sermaye giderek daha fazla bankacılık sistemindeki mevduatlarını çekecektir. Ya da İstanbul Borsası’nda ellerindeki kağıtları satıp Türkiye’yi terk etmek isteyeceklerdir. Pazartesi bunun etkisini göreceğiz” diye konuştu.

Sorunun çözümünün siyasal olduğunu dile getiren Altıntaş, son olarak şunları söyledi: “Çünkü bu kadar istikrarsız bir yönetimin dayanağı olmayan keyfi bir yönetimin hiç kimseyi bir yere götüreceği kanısında değilim. Bu son salgından ötürü Türkiye’de 122 tane tıp fakültesi var ama korona konusunda alınan önlemler konusunda tıp fakültesinden gelen bir açıklama yok. Dış güçlerin öğrenim konusu muhalif olarak söylüyorum sanki sağlık bakanının kendi sorunuymuş gibi. Ciddi bir kurumların olması yönetenlerin içine yarar. Örneğin bağımsız bir medya olsa en çok yönetimin işine yarar. Çünkü bunlar size bedelsiz danışmanlık yaparlar yanlıştan alıkoyarlar doğruya özendirirler.” 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.