Katliamda yaşamını yitiren 34 kişinin aileleri adına avukatları Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın "takipsizlik" kararına ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi Başkanlığı'na itirazda bulunacak. Bugün yapılacak olan itiraz dilekçesinde, askeri savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesinin 5237 sayılı TCK'nin "Kasten öldürme nitelikli haller matlaplı 82/1-c-e maddesi"ne aykırı olduğu, bundan dolayı kararın düzeltilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılması istenecek. 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ilgili maddelerine işaret edilen dilekçede, "Mahkemeniz adil yargılanma hakkının sağlanması ve Anayasa hükmü gereği yapılacak itiraz incelemesine duruşma açmak zorundadır" denildi.


Sivil savcılığa gönderilsin

Başvuruda ayrıca görev alanına ilişkin de itirazda bulunulacak. Katliamın Genelkurmay Başkanlığı'nın sıralı komuta kademesinin bilgi ve talimatları dahilinde gerçekleştirildiğinin tartışmasız olduğunun kaydedileceği başvuruda, Ergenekon ve Balyoz tipi davalarda sıralı komuta kademesinin suç işlediğinin kabul edildiği ve bundan dolayı TMK madde 10 ile görevli mahkemelerde yargılamanın yapıldığı vurgulanarak, dosyanın görevli ve yetkili TMK madde 10 ile görevli başsavcılığa gönderilmesi gerektiği kaydedilecek.

Aydınlatma değil karartma

Başvuruda ayrıca soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmediği ve bundan dolayı adil yargılama hakkının ihlal edildiği vurgulanarak, "CMK ve ilgili mevzuat çerçevesinde, sağ kurtulanların müşteki mağdur oldukları tartışmasızdır. Keza, olay hakkında bilgi ve görgü sahibi olduklarından dolayı, aynı zamanda tanık sıfatını da taşımaktadırlar. Durum böyleyken, soruşturma merciinin bu kişilerin ismine yer vermemesi bir yana, ifadelerinin alınmadığını da ibretle görmekteyiz. Tek başına bu husus, soruşturma merciinin görevini kötüye kullandığını, delil araştırmadığını ve olayı açıklığa kavuşturmaktan çok karartma amacını taşıdığını ortaya koymaktadır. Mevcut dosyada eksik soruşturmadan çok soruşturmaktan kaçınma eğilimini görmek mümkündür. Bu itibarla, takipsizlik kararının geri alınması veya iptali pozitif hukukun zorunlu sonucudur" denildi.

Özel birinci derece sorumlu
Başvuruda, emri Necdet Özel'in verdiğine işaret edilerek, emrin kanunsuz olduğu ve bundan dolayı Genelkurmay başkanının birinci derece sorumlu olduğu vurgulanacak. Başvuruda, askeri savcılığın kararında geçen isimlerin tamamının sorumluluğu vurgulanarak, ayrıca Şırnak Valisi ve Uludere Kaymakamı'nın da ihmaline dikkat çekilecek.  Savcılıkça tespit edilen bir kısım şüpheliler olarak ise Tümgeneral İlhan Bölük, Korgeneral Yıldırım Güvenç, Kıdemli Albay Aygün Eker, Tuğgeneral Halil Erkek ve Tuğgeneral Ali Rıza Kuğu gösteriliyor.


ALPER ATALAY/DİHA/ANKARA