Ankara’dan Roboskî’ye barış için 400 kilometre yol yürüyen çevreci Meral Geylani, HDP’nin Antalya milletvekili adayı oldu. 5 yıl kaldığı Roboski’de, ailelere destek veren Geylani, “Aday olma amacım tüm halklarla, inançlarla beraber mücadele edip yaşamak” dedi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Antalya 9’ncu sıra adayı Kürt ve Tatar aileden gelen barış aktivisti Meral Geylani. Hayatının 20 yılını Yeni Zelanda’da geçirdi. Yıllarca kaldığı Yeni Zelanda’da İngilizce öğrendikten sonra Steiner Waldorf eğitim diploması ve toplum rehberliği sertifikası alarak anaokulu öğretmenliği yaptı. Yeni Zelanda’da biyodinamik tarım yapılan köylerde yaşayan Geylani, annesinin yaşamını yitirmesinin ardından İstanbul’a geldi.

5 yıl Roboskî’de kaldı

 Geylani’nin Türkiye’ye dönüş yaptığı zamanlarda Şirnex’in Qileban ilçesine bağlı Roboskî köyünde savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 34 kişi yaşamını yitirmişti. Geylani de bu duruma kayıtsız kalamadı ve arkadaşlarıyla beraber 2012 yılının 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, Roboskî’den Ankara’ya yapılan “barış yürüyüşü”ne katıldı, yürüyüşün ardından Roboskî’ye yerleşti. Burada, barış aktivisti olarak 5 yıl boyunca Roboskili ailelerin yanında oldu, eylemlerine destek verdi. Daha sonra aktivist arkadaşının tutuklanmasından sonra kendisi de kısa bir dönem Antalya’da cezaevinde kaldı. Geylani, şu an Antalya’da yaşıyor.

Barış için HDP 

 Yeni Zelanda’da kaldığı süre zarfında Yeşiller Partisi’nin üyesi olduğunu ve orada bulunan Maori halkının hakları için mücadele ettiğini dile getiren Geylani, hayatı boyunca komün yaşamı kendisine örnek aldığını belirtti. Geylani, “Yeni Zelanda’da nasıl Maori halkı için mücadele ettiysem burada da bütün halklar için mücadele edeceğim. HDP de bir kadın partisi, tüm halkları kanatları altına alan bir parti. Ben barış aktivistiyim, vicdani ret üyesiyim. Bu ülkede barış demek ya da barışı savunmak bir nevi suç sayılıyor. Benim HDP’de olma amacım da biraz bundan kaynaklı” dedi.

‘Beraber mücadele edeceğiz’

 Aynı zamanda bir çevreci olduğunu da dile getiren Geylani, “Bu ülkede barış aktivisti ve çevreci olmak çok da kolay değil. Bu ülkede barış istemek ne kadar suçsa çevre aktivisti olmak da bir o kadar suç. HDP’deki amacım, tüm halklarla, inançlarla beraber mücadele edip yaşamak. HDP’de böyle bir birliktelik olduğu için buradayım ve mücadele edersek kazanabileceğimizi biliyorum” dedi. Geylani, ayrıca her şeyin kadınlarla değişeceğini belirtti.

 

Tarım işçilerinin sesi olmak istiyorum

HAMDULLAH KESEN/MA/OSMANİYE

HDP Osmaniye üçüncü sıra milletvekili adayı tarım işçisi Derya Turhan, “İnsanca bir yaşam ve güvenceli bir gelecek için oylar HDP’ye” diyerek bütün tarım işçilerine seslendi.

21 yaşındaki Derya Turhan, tarım işçisi bir ailenin çocuğu olarak Osmaniye’de doğdu. Liseyi burada bitiren Turhan, bir yandan okurken bir yandan da tarlada çocuk işçi olarak büyüdü. Milyonlarca mevsimlik tarım işçisi gibi o da 11 yıldır tarlalarda ter döktü, maddi imkansızlıklardan ötürü üniversite okuyamadı. Turhan, hem kadınların hem de tarım işçilerinin sesi olmak için aday olduğunu söyledi.

Tarım işçilerinin sesi olmak için buradayım

 Babası hamallık yaptığı için düzenli bir geliri olmadığını dolayısıyla haftanın beş günü okula gitmek, 2 günü ise tarlada çalışmak zorunda olduğunu ifade eden Turhan, kadınların yaşadıkları zorluklara dikkat çekti. Turhan, “HDP adaleti eşitliği savunduğu için aday oldum. HDP’li kadınlar gibi örnek olmak istedim. Tarladan çıkıp arkadaşlarıma bir örnek olmak istedim. Onun için aday oldum. Tarım işçilerinin sesi olmak istedim ve bunun için buradayım” dedi.

Tehlikeleri göze alıyoruz

 Tarım işçiliği yanı sıra ev işçiliği de yaptığını ve hayatın zorluklarını vurgulayan Turhan, şöyle devam etti: “Her sabah saat 04.00’te kalkıyoruz. Karanlık oluyor ama mecburen arabayı beklemek için dışarı çıkıyoruz. Tehlikeli, korkuyoruz. Ama çalışmak zorunda olduğumuz için bu tehlikeyi göze alıyoruz. Havasız ve içi pis kokan bir ortamda yolculuk ediyoruz. Çok kalabalık oluyoruz; bazen 2 koltuğa 3 kişi biniyoruz. Tehlikenin farkındayız ama katlanmak zorundayız. Birçok kişi tarlaya varana kadar arabada uyuyor.”

‘Hızlı hızlı çalış’

“Tarlaya yetiştiğimiz zaman sıkıntı daha büyük oluyor. Kışın çamur ve soğuk oluyor. Yazın ise sıcaktan bayılıyoruz. Çok büyük sağlık sorunları yaşıyoruz” diye devam eden Turhan, “Sürekli başında biri ‘hızlı hızlı çalış‘ diye baskı yapıyor. Yemeği tarlada yiyoruz. Diğer ihtiyaçlarımızı da tarlada karşılıyoruz. Aldığımız yevmiye kesinlikle emeğimizin karşılığı değil. Suriyeli mültecilerden sonra yevmiyeler daha da düşürüldü. Çalışıyoruz ama paramızı 3-4 ay sonra alabiliyoruz” diye konuştu.

HDP emekçilerin partisi

Tarım işçilerinin insanca yaşamda uzak bir şekilde yaşadığına dikkat çeken Turhan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sağlık güvencesi yok. Güvencesiz ve sağlıksız bir şekilde çalışıyoruz. Tarım işçilerinin insanca yaşaması, güvenceli ve sağlıklı ortamda çalışması için aday oldum. Onların sesi olmak istiyorum. Emekçi bir parti olan HDP’yle bu sorunlar çözülür. Tüm tarım işçilerine çağrım insanca bir yaşam ve güvenceli bir gelecek için, oylar HDP’ye. Bir oy HDP’ye bir oy Selahattin Demirtaş’a.”

MA/ANTALYA