Kürdistan'da süregelen savaşın yarattığı en büyük tahribatlar kuşkusuz ki; çocuklar üzerinde olurken, bu tahribatları giderecek rehabilitasyon merkezleri de yok denecek az.
Çocukları sahiplenen bu az sayıdaki merkezlerden biri Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı RODÎ Çocuk ve Gençlik Geliştirme Merkezi. Amed'deki merkez yürüttüğü çalışmalar ile, psikolojik ve fiziki şiddete maruz kalan, çocuk yaşta çalışmaya zorlanan ve madde bağımlısı çocuklara el uzatarak, yaşadıkları travmayı alternatif projelerle atlatmayı amaçlıyor.

Savaş erken olgunlaştırıyor

Savaş psikolojisinin yarattığı tahribatlar ile erken olgunlaşma süreci yaşayan çocukların, yaşam tecrübelerinin bir yetişkin ile aynı düzeyde olduğuna belirten merkezin görevlilerinden Mehmet Akyüz, Kürdistan'daki savaş koşullarında çocukluğunu geçirmiş olmanın yarattığı travmadan dolayı, erken olgunlaşmış bir yetişkinlik sürecini yaşattığını söyledi. Akyüz, çocuklara yönelik her türlü kirli politikanın uygulandığını ifade ederek, "Kürdistan'ın siyasal tarihine baktığımızda çocuklukla ilgili alanlar yaşamsallaştırılmadığı için yok denecek kadar az. Çocuklar yetişkinler gibi algılanıyor. Sorumlulukları fazla olduğu için, çocuklara bu şekilde yaklaşılıyor. Bunun örneği çocuk katliamları, cinsel istismarlar ve devlet eliyle çocuklara yapılan her türlü hak ihlalidir" şeklinde konuştu.
Akyüz ayrıca, küçük yaşlarda yapılan cinsel istismar ve hak ihlallerine yönelik yapılan davaların takipçileri olduklarını dile getirdi.

Yoksullaştırma politikası bilinçli

Akyüz son yıllarda madde bağımlılığı yaşının düşmesinde devlet politikalarının rolü olduğu da sözlerine ekledi. Yine yoksulluğun bu durumun en büyük sebebi olduğuna dikkat çeken Akyüz, zorla göç ettirilen ailelerin çocuklarının madde bağımlılığına daha yaktın olduğunu kaydetti. Akyüz, "Zorla göç ettirilen ailelerin çocukları, yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kalıyor. Sürekli sokakta kalan çocuklar zamanla madde bağımlısı oluyorlar. Bu nedenle bu çocuklar daha çok risk altında bulunuyor" diye belirtti.

Kültür kaybediliiyor

Süren savaş ortamında çocukların asimilasyona en çok maruz kalan ve kültürlerini zamanla kaybetmelerinin yanında kişilik karmaşası yaşayan yetişkinler olmasına sebep olduğunu sözlerine ekleyen Akyüz, merkez olarak çalışmalarının amacını, "RODÎ Çocuk ve Gençlik Merkezi olarak, sistemin yarattığı çocuk algısının dışında bir yaşam oluşturma çabasındayız. İtaat kültürünü benimsemeyen ve yaşama duyarlı bireyler yaratmaya çalışıyoruz" sözleriyle dile getirdi.

Sağlıklı iletişimi hedefliyoruz

Amaçlarının sadece çocuk haklarını korumak olmadığını, temel insani haklara sahip bireyler olarak yaşamlarına devam etmelerini önemli olduğunun altını çizen Akyüz son olarak şunları kaydetti: "Çocuklar, sevgi nesnesi ya da şevkat odağı olmanın dışında insan haklarına sahip, hakları olan bireylerdir. Biz RODÎ olarak, sistemin çocuk politikasına alternatif olmaya hazırlanıyoruz. Gençlerin ve çocukların yalnız kendileriyle değil, çevreleri ve aileleriyle iletişim kurarak yaşamındaki ilişkilenmeleri sağlıklı yapmasını sağlamaya çalışıyoruz" sözleriyle dile getirdi.

  DİHA/AMED