"Devletin Rojava’da oluşan iradeyi tanıması zemini için uğraşıyoruz. IŞİD’in Türkiye’den edindiği kaynakların yolunu kapatmak için eylemler geliştiriyoruz, devam edeceğiz" dedi.

DBP Eşbaşkanı Emine Ayna, ANF'den İbrahim Açıkyer'in sorularını yanıtladı. DBP Eşbaşkanı Ayna, savaşı yaratan nedenler ortadan kalktığında, çözümün sağlanacağını ve barışın kök salacağını belirterek, "Şu andaki süreç tarafların birbiri karşısında güç olma savaşı. Masadaki savaşı bir zafer kazanma üzerinden yürüttüğünüz zaman art niyet taşır. Haklar, hukuk üzerinden değil birbirini alt etme üzerinden gelişir. Şu anda görüşmeler böyle yürüyor. Başkan Öcalan şahsında barış ve çözüm esaslı iyi niyetle gelişiyor. Devletin yaklaşımı alt etme üzerinedir. Mevcut sistem üzerinden bakıldığında yaraları sarmak mümkün değil. Halen savaşı bir tehdit gibi kenarda bekleterek 'ben her an saldırır, sıfırdan başlatırım' diyen bir devlet zihniyeti varken yaraları saramazsınız. Barış geldiğinde ancak sarılır" dedi.
Kürtler nezdinde de güven olmadığını; devlet her an süreci bitirebilir, baltalayabilir tedirginliği bulunduğunu kaydeden Ayna, şöyle devam etti: "Bu halde yerel kendi yaralarını saramaz. Yarın sabah savaş başlayacak mı durumu var. Bu anlamda devlete rağmen irade olmaya çalışmasında yardımcı olmaya çalışıyoruz. Birlikte bunun mücadelesini yürütüyoruz. Örneğin mayın temizleme gücünü açığa çıkarma gücümüz yok. Halen devlet savaşı tehdit olarak kullanıyorsa Suruç’ta halka nasıl polisin ve askerin saldırdığını gördük. Bunu halen elinde tutuyorsa mayını temizler mi, temizlemez. Halen çocukları öldürüyor. İki yaralı var ve ağır. Biri kadın. Yarın onunla ilgili ne haber alacağımızı bilmiyoruz. Lice’de iki insanımızı kaybettik. Bu durumların yaşandığı bir ortamda savaşın yaraları kanarken saramıyoruz."
Demokratik siyaset kanallarıyla devletin zihniyetiyle mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayan Emine Ayna, şunu bildiklerini ekledi: "Suruç’ta, sınırda halk beklemediği takdirde devlet sırf Rojava’da Kürtler iradeye dönüşmesin diye IŞİD üyelerini ki, kendi büyükelçiliğine saldırmış olmasına rağmen büyükelçi dahil onlarca insanı rehin olarak tutmasına, şoförleri rehin almasına rağmen, Kürtleri katletsin diye sınırdan elini kolunu sallayarak girip çıkmasına müsaade ediyor. Kürtleri katletmesine yol açıyor. Buna karşı ne yapıyoruz? Biz buradayız diyoruz. On binler sınırı aşar, gider Kobanê’de savaşırız diyoruz. Bu devlete karşı geri adım attırmaya çalışmaktır."
Eylemlerin süreklileşmeyip bir anda gündemden düşmesinin devletin şiddetini, vurup kırmalarını engellemeyip devam etmesine neden olduğu yönündeki tespite katılan Emine Ayna, "Mücadele yöntemlerini zenginleştirmek gerekiyor. Klasik, kendini tekrarlayan ya da bir olay karşısında refleks gösterip, ondan sonra geri çekilen değil o olaya neden olan şey ortadan kalkıncaya kadar süreklileşen bir mücadele hattı izlemek noktasında eksiklerimiz var" dedi.

Rojava için yapılacaklar

Rojava konusunda çözüm oluncaya kadar eksikler, yetersizliklerin olabileceğini ama yetinmeyeceklerini mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan DBP Eşbaşkanı Ayna, demokratik siyaset çerçevesinde yapabileceklerini paylaştı: "Tartışıyoruz kendi içimizde. Rojava’da DBP’nin dış ilişkiler bürosunu açma zeminini geliştirmek istiyoruz. Güney Kürdistan idaresi Rojava’yı tanımıyor. Ciddi eleştiriyoruz ve teşhir ediyoruz. Ozaman Kürt halkı değil senin önceliğin. Önceliğin aşiret çıkarlarındır. Türkiye neye izin veriyorsa onu yapıyor, neye izin vermiyorsa orada duruyorsun. Buna karşı bir hamledir temsilcilik açmak. Riskler barındırmıyor mu, evet ama bunu yapmak istiyoruz. Pratikte bir savaş var orada. Ama yasal zemini zorlamak anlamında orada bir mümkünlük yaratmaya çalışıyoruz. Savaş nedeniyle üretim yok. Tarım alanında da yok. Yaşamsal ihtiyaçların yokluğuna neden oluyor. Hem gıda hem kıyafet gibi ihtiyaçlar noktasında. Bu noktada yardımlar oluşturmaya ve ulaştırmaya çalışıyoruz. Diğer yandan devletin Rojava’da oluşan iradeyi tanıması zemini için uğraşıyoruz. IŞİD’in Türkiye’den edindiği kaynakların yolunu kapatmak için eylemler geliştirmek."

HABER MERKEZİ