Ortadoğu'daki direnişin en temel dinamiğinin Kürt Özgürlük Hareketi olduğu belirtilen açıklamada, 9 Ekim uluslararası komployu boşa çıkarmanın en somut pratiği'nin Rojava devrimi olduğu belirtildi.
9 Ekim aynı zamanda direniş ve mücadele günü
Çözüm sürecine ilişkin AKP iktidarının yaklaşımının güven verici olmadığının vurgulandığı açıklamada şunlar belirtildi: "Bizim için çözüm sürecine samimi yaklaşımının ölçüsü, önderliğimize yaklaşımıdır. Yeniden güvensiz bir ortama dönmek, çözüm sürecini zamana yaymak, gerekli adımları atmamak uluslararası komplonun yeni bir versiyonu demektir. Önderliğimizin esaret koşulları değişmedikçe Ortadoğu üzerinde ve özelde de Kürtler üzerinde oynanan oyunlar devam edecektir. Rêber Apo'nun özgürlüğü bölgede domino etkisi yaratacaktır. Kürtlere tanınacak bir statü Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Ortadoğu'daki dengelerin barışa doğru evrilmesi demektir.
Rêber Apo'nun ilk özgürlük tohumlarını attığı Rojava devrimi ise bölge halkları için bir özgürlük modeli olacağını kanıtlamıştır. Bu yüzden de 9 Ekim günü bizim için lanetli günlerden biri olsa da, aynı zamanda direniş ve mücadele günüdür. Rojava devriminin öncü gücü olan kadınlar, önderliğin büyük yoldaşı olmaya devam etmektedirler."
9 Ekim'in yıldönümünün kınandığı açıklamada, "Önderliğimize olan sevgimizi, borcumuzu, sorumluluğumuzu ve yoldaşlığımızı mücadelemiz ve direnişimizle göstereceğimizin sözünü veriyoruz. Başta tüm kadınlara ve halkımıza çağrımızdır; Rojava devrimini büyütmek ve korumak, komployu başladığı yerde bitirmek, önderliğimizin ve Kürt halkının özgürlüğünü kazanmak tarihsel bir sorumluluktur" denildi.