Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayınlayan KON-KURD, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Halep’teki Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallelerine dönük aylardır Suriye devlet güçleri ve çete gruplarınca düzenlenen saldırılarda onlarca sivilin yaşamını yitirdiğine dikkat çekilerek, yüzbinlerce Kürdün de göç etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Göçlerin yoğunlaştığı Kürt kentlerinin başında Efrin ve Kobani’nin geldiğine değinilen açıklamada, iki kentin de nüfuslarının bir milyonu geçtiği belirtildi. Zaten savaş ve sınır kapılarının kapalı olmasından dolayı, temel yaşam ihtiyaçları bakımından ciddi sorunlar yaşayan iki kentteki durumun artan göçlerle daha da ağırlaştığına vurgu yapan KON-KURD, son günlerde yoğunlaşan tarzda bölge ve uluslararası güçlerle bağlantı çeteler ve işbirlikçilerin saldırılarının hedefi yapılan Efrin'de ciddi anlamda gıda, çadır, giyecek ve sağlık malzemesi ihtiyacının baş gösterdiğini aktardı.


İnsanlık trajedisi

Kürtlerin Rojava’daki kazanımlarını hazmedemeyen iç ve bölgesel güçlerin, Kürtlerin kolektif kazanımlarını bertaraf etmek için savaşı buraya da yaymak istediğine dikkat çekilen KON-KURD açıklaması, şöyle devam etti: "Bölgesel güçler, Rojava’daki istikrarlı durumu bozarak, çatışmalı durum yaratarak, başta Kuzey Kürdistan’da ve onun diğer parçalara olacak etkisini sabote etmek istiyorlar. Özellikle Efrin ve Halep’teki saldırıların böyle bir boyutu var. Bu nedenle Kürtler bugün hem Esad hem de silahlı çetelerin saldırıları altındadır. Bir taraftan Esad güçleri hava saldırılarıyla bölgeyi bombalarken, silahlı çeteler ise Rojava’daki Kürtleri kuşatarak ambargo uyguluyor. Yine sınır kapıları kapatılıyor. Rojava halkı, böylece bir yandan da açlık ve yoklukla terbiye edilmeye ve teslim alınmaya çalışılmaktadır."
Tüm saldırılara, büyük zorluklara rağmen halkın, kazanımlarını korumaya dönük destansı bir direniş sergilediğinin altını çizen KON-KURD, "Rojava'daki kazanımlar tüm Kürt halkının ortak kazanımlarıdır. Rojava'ya yapılacak yardımla bir köprü oluşturarak, Rojava halkının yanında olduğumuzu bundan sonra da her alanda göstereceğiz" mesajını verdi. Açıklamasının devamında "Bütün savaşlarda olduğu gibi başta Efrin, Halep ve Kobani’de yaşanan çatışmalarda mağdurların başında çocuklar ve kadınlar gelmektedir. Bu da yardımın aciliyetini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Artan saldırılar, sınır kapılarının kapatılması ve yoğun göçle birlikte, şartların insanlık trajedesi boyutunda daha da ağırlaştığı bölgede ilaç, bebek maması ve temel gıdaya ihtiyaç vardır. Kürdüm ve insanım diyen herkes, kendinden feragat ederek bu insani kampanyaya destek sunmalıdır" çağrısı yapıldı.

İspatın zamanı

Rojava'daki halkın yalnız olmadığını her bakımdan ispatlamanın zamanı olduğunu bildiren KON-KURD, saldırılara ve ambargoya karşı ulusal birlik çerçevesinde tepki gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, devamla şu mesajları verdi: "Rojava halkı ulusal birlik çerçevesinde dört parça Kürdistan ve Avrupa’daki halkımız başta olmak üzere, halkların yarattığı değerler ve kazanımlarına saygılı olan tüm toplumsal kesimlerden, kurum ve örgütlerden acil yardım, dayanışma ve destek beklemektedir. Geçen süreçte bu amaçla dört parça Kürdistan ve Avrupa’da yardım kampanyaları başlatılmış; ancak söz konusu kampanyaların daha da büyütülmesi ve süreklilik kazanması ihtiyacı, tüm aciliyetiyle kendini dayatmış durumdadır. Bu nedenle mevcut kampanyaların daha da yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi hayati bir ihtiyaç haline gelmiştir."
Bu kapsamda her türlü baskı ve ambargoya karşı, başta Efrin, Kobani ve Halep olmak üzere Rojava halkına yardım çerçevesinde yapılacak kampanyaların daha da geliştirilmesini isteyen KON-KURD, şöyle devam etti: "Her türlü baskıya ve ambargoya direnen Rojava halkımıza yardım etmek temel ulusal ve insani görevimizdir. Bu nedenle sofrasındaki bir parça ekmeği Rojava'daki kardeşleriyle paylaşacağına dair inancımızla tüm halkımızı, başta iş çevreleri olmak üzere, bulundukları tüm ülkelerde, bir an önce özellikle aciliyet arz eden yardımlar için harekete geçerek, Heyva Sor a Kurdistanê öncülüğünde yürütülen kampanyaya, seferberlik ruhuyla katılmaya çağırıyoruz."

Sınır kapılarını aç çağrısı

Açıklamanın sonundaysa Güney Kürdistan Bölge Hükümeti’ne sınır kapılarını bir an önce açması çağrısı yapan KON-KURD, aynı zamanda Güney Kürdistan’daki kazanımların korunup daha da geliştirilmesinin teminatı ve güvencesi olan Batı Kürdistan’daki kazanımlara sahiplenme ve halkın temel ihtiyaçlarının giderilmesine dönük sorumluluk ve görevleri hatırlattı. Ayrıca Avrupa’daki ve Kürdistan’daki bütün sol, devrimci, demokrat, ilerici kesimler ile uluslararası insani ve yardım kurumu ve kuruluşlarına da, Rojava'daki Kürtlerle dayanışma ve insani yardım çağrısı yapıldı.

BRÜKSEL