• HTŞ rejiminin Kürtçeye yönelik saldırı ve tahammülsüzlüğü sürerken, Rojava’nın birçok kentinde halk, Kürtçenin resmi statüsünün tanınması için eylemde. QSD Basın Sözcüsü Ferhad Şami, Efrîn, Kobanê ve Dêrik’e kadar olan bölgelerin Kürt bölgesi olduğuna dikkat çekti.
  • Şam zindanlarında tutulan 232 esir daha serbest bırakıldı ancak yaklaşık 300 kişi hâlâ esir. Ayrıca yerinden edilen yaklaşık 2 bin göçmen Efrîn’e döndü. Şera’ya dönenler kapı ve pencereleri sökülmüş, duvarları yıkılmış evleriyle karşılaştı…

 

Şam’daki HTŞ rejimi Kürtçeye yönelik yasakçı yaklaşımı sürdürürken, halk günlerdir birçok kente saldırıya tepki gösteriyor. Geçtiğimiz hafta (7 Mayıs) Hesekê’de Adalet Sarayı’nda Kürtçe-Arapça tabelanın kaldırılıp yerine Arapça-İngilizce tabelanın asılmasıyla gerilim başladı. Yüzlerce kişi, dil ve kimliklerinin hedef alındığını belirterek Adalet Sarayı önünde toplandı, gençler tabelayı söktü, eskisini yine astı. Aynı gün Til Temir, Zirgan ve Qamişlo gibi birçok kentte halk sokaklara inerek, Kürtçenin yasaklanmayacağı mesajını verdi. 9 Mayıs’ta HTŞ, Kürtçeye yönelik saldırının hesabını vermek yerine bu kez sadece Arapça yazılan tabelayı astı. Halk, Adalet Sarayı karşısındaki Barış Meydanı’nda büyük bir gösteri düzenledi.

Demokratik Birlik Partisi (PYD), Kürtçenin tabelalarda kullanılmamasının anlaşmaların içeriği ve ulusal entegrasyon anlayışıyla bağdaşmadığı ifade eden bir açıklama yaptı. PYD açıklamasında, tabelaların Kürtçe yazılmasının Suriye’nin egemenliğini zayıflatmadığı, aksine güçlendirdiği vurgulanarak, “Kürtçenin Suriye’nin resmi dillerinden biri olarak tanınması yalnızca ulusal bir dil meselesi değil, doğrudan Suriye’nin ulusal egemenliğinin güçlendirilmesiyle bağlantılı ulusal bir adımdır” denildi.

Suriye’de Kürt halkının haklarının ulusal bir mesele olarak ele alınması gerektiği belirtilerek, özellikle dil ve kültürel hakların gelecekte hazırlanacak Suriye Anayasası’nda açık ve adil biçimde güvence altına alınması çağrısı yapıldı.

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, 29 Ocak Anlaşması’na ilişkin daha önce Ronahi TV’ye yaptığı açıklamada, “Ahmed El Şara bize, ‘Özerk Yönetim’le yapılan anlaşmanın maddelerini kabul edeceğiz, bu konuda artık herhangi bir tartışma yok, anlaşma onaylanmıştır’ dedi” diye kaydetmişti. Ancak bugün Kürtçenin tabelalardan dahi sökülmesi Colani’nin anlaşmaya uymadığını gösteriyor.

Efrîn’den Dêrik’e Kürt kimliği

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Basın Sözcüsü Ferhad Şami de sanal medya hesabı üzerinden işgal bölgelerinde Türk devletinin kurumların adını değiştirdiği Türkçe tabelaların fotoğraflarını paylaşarak HTŞ’nin aynı zihniyeti benimsediğini hatırlattı.

“BAAS zihniyetinin sona ermesi için bu fikrin tamamen ortadan kalkması” gerektiğini belirten Şami, gerçek egemenliğin Suriye’nin asli unsurlarına karşı değil, dış müdahalelere karşı savunulması gerektiğini vurguladı. Efrîn, Kobanê ve Dêrik gibi bölgelerin Kürt kimliğine dikkat çeken Şami, halkları dışlayan ve ayrıştıran politikalara tepki gösterdi. “Bileşenlerin dışlanması ayrılık yaratır ve dışlayıcı zihniyete karşı her türlü protesto hareketi meşrudur” dedi.

 

Öğrenci ve öğretmenler eylemde

Öte yandan, Rojava’nın birçok kentinde öğrenciler ve öğretmenler Kürtçenin resmi statüsünün tanınması için günlerdir eylemler düzenliyor. Qamişlo’da Rojava Üniversitesi’ndeki öğretmen ve akademisyenler, Pazar günü kampüsün önünden kentte Osman Sebri Kavşağı’na kadar yürüdü. "Bê ziman jiyan nabe" ve "Zimanê me hebûn û welatê me ye" yazılı pankartlar taşıyan kitle, “Kürtçenin inkâr edilmesi, Kürt halkının inkâr edilmesi ve ortak yaşam ilkesinin çiğnenmesi demektir” mesajı verdi.

Tirbespiyê ve Dêrik’te de "Zimanê me hiyana me ye" ve "Perwerdeya bi zimanê dayîkê bingeha zanistê ye" yazılı pankartlar taşıyan yüzlerce kişi gösteri düzenledi. Gösteride Kürdistan’daki tüm Kürt halkına, Kürtçenin Suriye anayasasında resmi statüsünün tanınması için destek ve mücadele çağrısı yapıldı.

300 kişi hala esir

Rojava’da hafta sonu ayrıca hem esir takası gerçekleştirildi hem de dördüncü kafile Efrîn’e döndü. 8 Mayıs’ta HTŞ’nin esir aldığı 232 tutsak serbest bırakıldı. Serbest bırakılan gençler, Hesekê kentindeki Sebax Kavşağı’nda aileleri, halk ve Asayiş güçleri komutanları tarafından coşkulu bir şekilde karşılandı. Buradan Qamişlo'ya geçen tutsaklar da yine halk tarafından karşılandı. Şu anda yaklaşık 200-300 kişinin Şam zindanlarında esir olduğu belirtiliyor. Anlaşma kapsamında ilk tutsak grubu 10 Mart 2026’da 100 kişiden oluşmuştu. İkinci grup 19 Mart’ta 300 kişi, üçüncü grup ise 11 Nisan’da 400 kişinin serbest bırakılmasıyla gerçekleşmişti. Böylece serbest bırakılan esir sayısı 1032'ye ulaştı. 

 

Dördüncü grup Efrîn’e döndü

Türk devleti ve çetelerinin 2018 yılında Efrîn’i işgaliyle yerinden edilen dördüncü grup da 9 Mayıs’ta evlerine döndü. Yaklaşık bin göçmen, Hesekê’den Asayiş Güçleri ve acil durum ekiplerinin eşliğinde M4 yolu üzerinden Efrîn’e doğru hareket etti.

Kapı ve pencereleri de çaldılar

Ancak evlerine varan göçmenler yıkım ve talanla karşılaştı. Şera ilçesine ulaşan bazı göçmenler, kapı ve pencerelerinin dahi sökülüp çalındığı, duvarlarının yıkıldığı ve tüm eşyalarına el konulduğu bir manzarayla karşılaştı. Çetelerin, tarım arazilerini de kullanılmaz hale getirdiği, meyve ağaçlarını kökünden söktüğü görüldü.

 

5’inci grup da yola çıktı

Ayrıca 10 Mayıs’ta yaklaşık bin kişiden oluşan büyük bir konvoy, Qamişlo’dan Efrîn’e dönüş hazırlığı yaptığı görüntüleri basına yansıdı. 29 Ocak Anlaşması çerçevesinde bundan önce yaklaşık bin 400 Efrînli aile 3 grup halinde Efrîn’e geri dönmüştü. 400 aileden oluşan ilk göçmen grubu 9 Mart’ta, 200 aileden oluşan ikinci grup 4 Nisan’da, 800’den fazla aileden oluşan üçüncü grup ise 14 Nisan’da Efrîn’e geri dönmüştü. HABER MERKEZİ

***

Kısmi kabine ‘revizyonu’

HTŞ rejiminin lideri Colani, Suriye’de “kısmi kabine revizyonuna” giderek bazı bakanlar ve üst düzey yetkilileri değiştirdi. SANA’nın aktardığına göre görevden alınan isimler arasında Colani’nin kardeşi Mahir el-Şara da bulunuyor. Yeni düzenlemeyle birlikte eski Humus Valisi Abdül Rahman Bedreddin Al-Ama, Mahir el-Şara’nın yerine Suriye Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevine getirildi.

Kabine değişikliği kapsamında Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa’nın yerine Halid Fevvaz Zaarur, Tarım Bakanı Amcad Badr’ın yerine ise Basil Hafız el-Suveydan atandı. Şam yönetimi, ayrıca Humus, Kuneytra, Lazkiye ve Derazor dahil olmak üzere birçok vilayete yeni valiler tayin etti. Revizyonun gerekçesine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Geçiş Hükümeti, bugüne kadar büyük ölçüde Ahmed el-Şara’ya yakın isimlerden oluşuyordu.