Tüm savaşlarda olduğu gibi Suriye'deki şiddetten de en çok kadınlar ve çocuklar zarar gördü. Verilere göre, iç savaşta ölenlerin 11 bini çocuk, bundan 3 bin fazlası ise kadın. Bombalarla yerle bir edilen ülke ise eşitlik, özgürlük ve demokrasi karşıtı silahlı çete örgütlerin de yuvası haline geldi. Savaşın kızışmasındaki rollerini unutan ABD ile müttefikleri, Şam rejimine yönetimden çekilmesi için baskı yaparken, Beşar Esad ise koltuğunu bırakmamakta ısrarlı. Bir taraftan ülkeye silah ve mühimmat sokarak "ateşe benzin döken" Batı bir taraftan da çözüm için ülkenin gerçek muhalifleri Kürtler ile diğer halkları dışarda bırakan Cenevre 2 Konferansı'ndan medet umar halde.

Kürtler üçüncü yolda

Ancak Kürtler, "üçüncü" yolu tercih ederek bağımsız şekilde hem siyasi arenada hem askeri alanda direnişini sürdürüyor. Rojava'da kadın, erkek, genç, yaşlı herkes canı pahasına vatanını ve özgürlüğünü korumak için silah almış durumda. Hem Esad rejimine hem de çete örgütlere direnen Rojava'daki Kürtler, "alternatif model" dedikleri Demokratik Özerkliği hayata geçirerek, Efrîn, Kobanê ve Cizîre'de başbakan ile bakanlarını da seçtiler.

Kürtlerin gücünden rahatsızlar

Ancak son günlerde bu alternatif sistemden ve Kürtlerin diğer halkları da yönetime katarak bölgede daha da güçlenmesinden rahatsız olan kesimler saldırılarını Kobanê'ye yoğunlaştırdı. Bölgede şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Rojavalı Kürtler, "Kobanê düşerse Demokratik Özerklik modeli yıkıma uğrar" diyerek başta Kürdistanlılar olmak üzere tüm hak ve özgürlükten yana olan tüm kesimleri yardıma çağırıyor.

HABER MERKEZİ