- Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Türk saldırganlığı ve kuşatma altında, büyük olanaksızlıklara rağmen salgın tehlikesine karşı alabileceği önlemlerden taviz vermiyor. Bu amaçla 23 Mart’ta başlayan sokağa çıkma yasağı, bir kez daha uzatıldı.
Koronavirüsle mücadele kapsamında bir dizi yeni karar alan Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, sokağa çıkma yasağının 1 Mayıs’a kadar uzatıldığını duyurdu.
Özerk Yönetim, Güney Kürdistan’a açılan Sêmalka Sınır Kapısı’nı 27 Şubat’ta giriş çıkışlara kapatarak önlem almaya başladı. Suriye’de vakaların görülmeye başlamasının ardından Suriye ile olan sınır kapıları da kapatıldı. Atılan bu iki adım hayati oldu. Özerk Yönetim, salgına karşı hızlı kararlar alınabilmesi için 15 Mart’ta Kriz Masası kurdu. Kriz Masası’nda Özerk Yönetim Eşbaşkanlığı, Sağlık Komitesi, Belediyeler ve Çevre Komitesi ile İç Güvenlik Güçleri yer alıyor. Kriz Masası, gerekli tüm tedbirleri almaya yetkili kılındı. Kriz Masası, 20 Mart’ta aldığı kararla 9 merkezde karantina yerleri oluşturdu. Karantina merkezleri, sağlık ve tıbbi malzemelerle donatıldı. Sağlık ekipleri 24 saat boyunca hizmete hazır olarak merkezlerde bekliyor. Newroz’da, yani 21 Mart’tan itibaren kentler arası ulaşım durduruldu. 23 Mart’ta ise sokağa çıkmak yasaklandı. İlk yasaktan sadece güvenlik kurumları, hastane ve temizlik çalışanları muaf tutuldu. Sağlık Komitesi, testler için İsveçli bir şirketle ortak çalışarak kitler üretti. Kuzey-Doğu Suriye sınır kapılarına özel ekipler yerleştirildi. Giriş yapan herkese bu test uygulanmaya başladı. Halk da Özerk Yönetim ve Kriz Masası’nın aldığı kararlara uydu.
1 Mayıs’a kadar yasak
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, 23 Nisan’a kadar ikinci kez uzatılan sokağa çıkma yasağının süresini, iki gün öncesinden duyurarak 1 Mayıs’a kadar devam edeceğini açıkladı. Özerk Yönetim’in aldığı diğer kararlar ise şöyle:
- Eczaneler, veterinerler, manavlar, kasaplar ve gıda ürünleri satan işletmeler, sokağa çıkma yasağı boyunca açık olacak.
- Temel gıda ürünlerini satan işletme sahipleri, yasak boyunca isterlerse işletmelerini açabilecek.
- Döviz büroları, cuma ve cumartesi günleri açık olacak.
- Mimarlar, inşaat malzemesi satan işletmeler ve sanayi işletmeleri yasak boyunca isterlerse işletmelerini açabilecek.
- Çiftçiler ve işçiler yasaktan muaftır. Tarım işçilerini taşıyan araçlarda 10’dan fazla kişi olmayacak.
- Gıda nakliyesi yapan, çocuk sütü gibi temel ürünleri taşıyan araçlar, sağlık ve dezenfekte malzemesi taşıyan araçlar yasak boyunca serbestçe hareket edebilecek.
- Çalışmak zorunda olan kişiler, eldiven ve maske takmak zorundadır.
Yaşanan zorluklar
Özerk Yönetim ve Kriz Masası’nın virüsle mücadele konusunda yaşadığı en büyük sıkıntı ise sağlık kadrolarının yetersizliği. Virüs konusunda uzman doktorların az; sağlık ve tıbbi malzeme sayısının yetersiz olması ve bölgede 9 yıldır yaşanan savaşın etkileri, ciddi zaaflar oluşturuyor.
Türk saldırganlığı
Diğer önemli bir sorun ise Türk saldırganlığı. Türk devleti ve bünyesindeki çeteler, salgın dönemini fırsata çevirmek istiyor. BM’nin ateşkes çağrısına QSD uyduğu halde Türk devleti dikkate almıyor. Şehba’dan Girê Spî’ye kadar saldırılarını sürdürüyor. Hesekê’ye giden içme suyunu kesmeye kadar vardırıyor, bununla da yetinmeyip korona hastalarını Serkêkaniyê’deki hastaneye taşıyor.
Rejimin ortak çalışmaması
Sağlık Komitesi Eşbaşkanı Ciwan Mustafa, “Suriye hükümetinin Qamişlo Havaalanı’ndaki duyarsızlığı bölgede yaşayan 5 milyon insanın hayatını tehlikeye atıyor. Suriye hükümeti, bölgemizde oluşturulan Kriz Masası ile koordineli çalışmıyor. Şam ile olan ulaşımın durdurulmasını istedik fakat Suriye hükümeti bunu yapmadı” diyor.
DSÖ’nün aymazlığı
Yaşanan onca zorluğun üstüne bir de Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) duyarsızlığı ekleniyor. Örgüt, şimdiye kadar Özerk Yönetim’e virüsle mücadele kapsamında herhangi bir yardımda bulunmadı. Dr. Ciwan Mustafa, şunları söylüyor: “Bize karşı tutumu yanlıştır. 5 milyon insana karşı görevini yerine getirmiyor. Suriye hükümetinin elinde bulunan Qamişlo Wetenî Hastanesi’nde ölen bir kişiyle ilgili bilgiyi bizden sakladı. Aslında suç da işliyor.”
Dışarıdan yardım
Rojava’dakiler ile ilişkide olan ülke dışındaki kuruluşların destek kampanyaları var. Tıbbi yardımdan ambulansa kadar çeşitli girişimler söz konusu. Uluslararası Koalisyon da çok ciddi olmayan bir boyutta askeri güçlere sağlık malzemeleri desteği verdiğini açıkladı. Güney Kürdistan üzerinden de kısmi yardımlar yapılıyor. PCR aletlerinin gönderildiği duyuruldu. Yine dün YNK, Süleymaniye’deki Özerk Yönetim temsilciliğini ziyaret ederek tıbbi ekipman teslim etti.
Tehlike sürüyor
Alınan tedbirler ve kısmi destekler, olası bir salgın fırtınasına karşı durabilecek güçte değil. Şehba bölgesindeki mültecilerin koşulları, Kuzey-Doğu Suriye genelindeki mülteci kampları ile saldırı hattındaki yerleşimciler, ciddi tehdit altında. On binlerce kişinin yaşadığı Şehba bölgesinde sadece 5-6 solunum cihazının olması, tehlikenin boyutu için yeterli bir örnek. Bunun bilinciyle tedbirlerden taviz vermeyen Özerk Yönetim, uluslararası kuruluşlara hem Türk saldırganlığına karşı tavır alınması hem de sağlığa erişim hakkı önündeki engellerin kaldırılması çağrısı yapıyor. QAMIŞLO