Rojava Devrimi sırasında kültür ve sanat alanında hizmet etmek üzere Kürt bölgesindeki Arap Kültür ve Sanat Merkezleri de halkın ilk el koyduğu mekânlardan oldu. 19 Temmuz gecesi saat 01:00 sularında halk, Kobanê’deki Merkez Seqafi’yi (Devlete Ait Kültür Merkezi) denetimine aldı. Bu merkezler, Kürt Kültür ve Sanat Merkezlerine dönüştürüldü. İçinde 7 bin Arapça kitabın bulunduğu kütüphane, gösteri salonları, sahne ve eğitim sınıfları bulunan merkez de, artık Kürt gençleri, kadınları ve çocukları kültürlerini geliştirmek için çalışıyor. Merkezde müzik, halk oyunları, tiyatro, enstrüman kursları veriliyor. Kültür merkezinde kadınlar ağırlıkta. Eskiden dışarı çıkamadıklarını belirten kadınlar, büyük bir hızla yaşanan değişim sayesinde kültürlerini yaşatmak için rahatça merkeze gidip geldiklerini dile getiriyor.

Dillerdeki tek şarkı ‘Bijî Yekitiya Gelê Kurd’

Ziyaret ettiğimiz de kültür merkezinin tabelası henüz değiştirilmemiş, ancak yenisi yapım aşamasında bulunuyordu. Ancak muhtemelen şimdi değiştirilmiştir. Merkeze ilk girişte bizleri, Kürt kültürüne ait eski eserlerden oluşan camekan bir müze karşılıyor. Rojava’da Kürt devriminin heyecan ve mutluluğunu yansıtan devrim şarkılarına, her geçen gün birisi eklenirken,  halk arasında en rağbet göreni ise ‘Bijî Yekitiya Gelê Kurd’ stranı, her yürüyüşte sokaklarda yankılanıyor.

‘Zaten bizim olması gereken yerleri aldık’

Ziyaretimizi duyunca bizim için müzik dinletisi programı hazırlayan kültür merkezi çalışanları ile görüştük. Kobanê Kültür ve Sanat Merkezi Yöneticisi Fadıl Derweş Reş,“Bu kültür merkezi 20 yıllıktır. Yirmi yıldır buranın önünden tek Kürt bile geçmedi.  Baas rejiminin memurları, bizi buraya yaklaştırmıyordu. Biz de biliyorduk ki buraya gelirsek öldürülürüz. Buraya önceden Arap gençleri gelip çalışmalar yürütüyordu“ diyor.
Merkezde aylarca temizlik yaptıklarını belirten Derweş Reş, konuşmasını söyle sürdürüyor: „Halk burayı alma kararı aldığında ben şahsen çok sevindim. Çünkü artık kendi kültürümüzü yaşatmak için bir alana sahip olacaktık. Koban’e devriminden bir gün önce 19 Temmuz günü 15 kişi toplanıp, gece saat 1 civarında buraya gelip, Arap hükümetinin buradaki temsilcilerine, ‘Artık gidin, biz burayı ele geçiriyoruz’ dedik. Onlar da artık ülkede giderek güç kaybettiklerini ve bize karşı koyamayacaklarını bildikleri için bize hayır diyemediler. Biz de, zaten hakkımızın olan ve bizim olan yerde, kendi kültürümüze ait sanatsal faaliyet yürütüyoruz. Bu durumdan dolayı gayet mutluyuz.“

Yıllarca gizlice çalışma yürüttüler

Kobanê Kültür ve Sanat Merkezi’nin Koma Botan adında bir halk oyunları grubu var. Merkez çalışanı Zeynep Ato da grubun bir üyesi. Öncesinde kültürlerini özgürce icra edemediklerini belirten Ato, „Kobanê’de nüfusun çoğu Kürt olmasına rağmen, Kürt kültürüne ilişkin tek bir çalışma bile yürütülmüyordu. Bu yüzden biz de evlerimizde gizli bir şekilde toplanıp kendi kültürümüzü yaşatıyorduk. Bir süre sonra küçük bir ev kiralayıp kültür merkezi olarak kullandık. Fakat yer çok dardı. Biz geniş kapsamlı çalışmalar yürütemezken, rejim sahipleri hiçbir şey yapmadan bu binada oturuyordu. Biz de artık bu haksızlığın bitmesi için burayı aldık“ diye konuşuyor.
Kürtçe kitaba ihtiyaçları var
Kobanê’de gençlerin kültür ve sanat çalışmalarına büyük ilgi duyduklarını dile getiriyor: „Her gün büyük bir heyecanla buraya geliyorlar. Genç kadınlar burada erkeklerden daha fazla. Bölümlerimiz müzik, halay, tiyatro, enstrüman kurslarıdır. Şimdi burada bir devrim süreci yaşanıyor. Ben bir Kürt kadını olarak, bu süreci yaşadığımdan dolayı her gün şükrediyorum. Eskiyi hatırlıyorum da, önceleri genç kadınlara aileler ‘Dışarı çıkma, ayıptır, adın çıkar’ derdi. Ama şimdi daha yeni yeni kurulmamıza rağmen, değişimler gözle görülür bir şekilde oldu. Burada olmaktan ve bazı şeyleri değiştirmek için taşın altını tutabildiğimden dolayı kendimle gurur duyuyorum.“
Ato, kütüphanede 17 bin Arapça kitap bulunduğunu ancak her alanda Kürtçe kitaba ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Ato, bunun için kendilerine yardım edilmesini istiyor.


HAZAL PEKER/JINHA