YPG’liler ile silahlı çete grupları arasında Serêkaniyê’de yaşanan çatışmalar, aralıksız sürüyor.

Serêkaniyê kentinde Türk devletinin desteklediği silahlı çetelerin saldırması sonucu başlayan çatışmalar 13 gündür yoğun bir şekilde devam ediyor. Ceylanpınar’da sınır hattına yakın bölgelere yerleşen çete mensupları Serêkaniyê’nin içlerine doğru uçaksavar gibi ağır silahlar da kullanarak ateş açıyor. Çatışmalar gün boyu sürerken özellikle 24.00 ile 02.00 saatlerinde şiddetlendiği görülüyor. 
YPG’lilere saldıran çete mensuplarından ölenlerin sayısı 150’yi buldu, yüzlercesi de yaralandı.

Türk ambulansına el konuldu

YPG’liler önceki gün yaşanan çatışmalar sırasında Serêkaniyê’nin Ebrê Mahallesi’nden Türkiye’ye ait bir ambulansa el koyduklarını açıkladı. Söz konusu mahallenin sınır kapısı bölgesinde değil iç bölgelerde olması ise dikkat çekiyor. Daha önce de Türkiye’ye ait ambulanslarla Hatay bölgesinde ÖSO mensuplarının taşındığı gündeme gelmişti. 


Perşembe ve cuma


YPG, Perşembe ve Cuma günü yaşanan çatışmalarda YPG’nin Serêkaniyê’deki komutanlarından Zerdeşt Derik’in yaşamını yitirdiğini, YPG ile birlikte çete mensuplarına karşı savaşan İlerici Demokratik Parti üyesi Elaa Qasim’in ise yaralandığını açıkladı.
Çeteci gruplar önceki gece  YPG güçleri tarafından çıkarıldıkları mahallelere yeniden girme teşebbüsünde bulundu. Çeteci gruplar, mahalleli ve YPG savaşçılarının direnişiyle karşılaştı. Şiddetli çatışma sonrasında çeteci gruplar geri çekilmek zorunda kaldı. Gece yaşanan çatışmalarda ölü ve yaralı konusunda bir bilgi edinilemedi.

Sivillere saldırıyorlar

YPG güçleri karşısında ağır kayıplar vererek birçok bölgeden geri çekilmek zorunda kalan çeteci gruplar, geri çekildikleri Til Xelef köyünden sivil hedeflere yönelik top saldırılarına başladı.
Çeteci gruplar sabah saatlerinde sivil yerleşim alanlarına havan topları ile saldırı düzenledi. Toplardan birinin isabet aldığı bir evde, aynı ailede 18 yaşındaki Hêlîn Şêxmûs ile 20 yaşındaki Bêrîvan Şêxmûs adlı genç kadınlar hayatlarını kaybederken, 6 kişi de yaralandı.
Yaşamını yitiren iki genç kadının cenazeleri Dirbêsiyê sağlık ocağına getirildi. Yaralılar da aynı sağlık ocağına götürülerek tedavi altına alındı.

SERÊKANİYÊ 




YPG’e büyük destek


Batı Kürdistan’ın Dirbêsiyê kentinde toplanan 100 binden fazla kişi, Serêkaniyê’de çeteci grupların saldırılarını kınarken Serêkaniyê halkı ile YPG savaşçılarına destek verdi.
Kürt Yüksek Konseyi’nin çağrısıyla Dirbêsiyê kentinde büyük bir yürüyüş düzenlendi. Serêkaniyê halkı ile Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) kente saldıran çetelere karşı direnişini desteklemek amacıyla düzenlenen yürüyüşe katılmak üzere sabah erken saatlerde Qamişlo, Amudê, Hesekê ve Tiltemir’den onbinler Dirbêsiyê’ye akın etti.
Öğle saatlerine doğru Dirbêsiyê halkıyla birlikte Serêkaniyê dörtyolunda birikenlerin sayısı 100 bini aştı. Toplanan kitle çeteci gruplara lanet yağdırırken, Serêkaniyê halkına destek vererek YPG lehine sloganlar attı.
Yürüyüş, Serêkaniyê’deki çatışmalarda yaşamını yitiren YPG savaşçısı Ebdurrehman Ehmed Qewas’ın cenazesinin kalabalık bir kitle tarafından sağlık ocağından alınarak halk arasında ‘Şehitler Meydanı’ olarak bilinen Serêkaniyê Dörtyoluna getirilmesi ile dev bir cenaze törenine dönüştü.
Saygı duruşu ile başlayan cenaze töreninde, Yüksek Kürt Konseyi, ENKS ve Suryani halkı adına konuşmalar yapıldı. YPG savaşçısı Ebdurrehman Ehmed Qewas’ın kardeşi, halka namus ve şerefin meydanına dönüşmüş olan Serêkaniyê çağırarak, kent bütün çetelerden temizlenene kadar şehitlerinin yolunda direnişi sürdürecekleri sözünü verdi.
Ebdurrehman Ehmed Qewas’ın cenazesi, konvoy halinde Berkevir Köyü’ne götürülerek buradaki Şehîd Rustem Cûdî mezarlığında sloganlar arasında toprağa verildi. 




Koordinasyon Ceylanpınar’da

BDP Ceylanpınar İlçe Başkanı Hüzni Kılıç, “Bu böyle devam ederse, burada önü kesilmeyecek bir tepki olabilir. Bu savaş Ceylanpınar’dan koordine ediliyor” dedi.
Hüzni Kılıç, DİHA’ya dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İlçede durumun çok gergin olduğunu belirten Kılıç, “Neredeyse burada ayaklanma olacak. Ceylanpınar halkı devlet hastanesinde tedavi olamıyor” dedi. Çeteler ile Kürtler arasındaki savaşın Kürt-Arap çatışmasına dönebileceği uyarısında bulunan Kılıç, bunun nedenini ise şu cümlelerle açıkladı: “Oradaki Kürtlerin de burada akrabaları var, oradaki Arapların da burada akrabaları var. Onun için neredeyse burada çatışma çıkacak. Özellikle son iki-üç gündür, Türkiye tarafından top atışları yapılıyor. İlçe sakinleri bunu görmüş. Geçen Ahmet Özer adlı yurttaş yaralandı. Halk hastanenin önüne toplandı, tepki gösterdi. Bunun üzerine orada Emniyet Müdürü dedi ki, ‘bundan sonra yaralılar artık buraya gelmeyecek.’ Orada söz verdi. Ondan sonra akşam saatlerinde yine çatışma çıktı, yine çete mensuplarının yaralıları hastaneye getirildi.” 


Çete liderleri Ceylanpınar’da

Yaşananların devam etmesi durumunda ilçede önüne geçilmeyecek bir tepkinin gelişeceğini belirten Kılıç, “Orada yaralanan Kürtleri bu tarafta tedavi etmiyorlar. Sadece çeteleri getiriyorlar. Çete mensuplarının yaralıları hastaneye getiriliyor. Çete mensupları gece gündüz burada. Çete liderleri Ceylanpınar’da duruyor. Bu savaş Ceylanpınar’dan koordine ediliyor. Çeteler Türkiye’nin Serêkaniyê’ye girmesini sağlamaya çalışıyor. Biz kendimiz de sınıra gidiyoruz. Çeteler bize de ateş açıyor” dedi. 
Ceylanpınar’daki sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler olarak yaşananlara ilişkin toplantı yaptıklarını aktaran Kılıç, toplantıda yaşananlara ilişkin şunları söyledi: “AKP İlçe Başkanı sanki Ceylanpınar’da birşey olmuyormuş gibi davranıyor. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri gidip Kaymakam ili görüştüler. Yaralıların bu şekilde getirilip, Ceylanpınar’da tedavi edilmesini istemediklerini belirttiler.”



Bir kanıt daha

Serêkaniyê’de birkaç gün önce öldürülen ve Türkiye’den geldiği ortaya çıkan Mahmut Akyıldırım adlı kontranın kimliğinin açıklanmasından sonra, şimdi de öldürülen bir çete üyesinin üzerinden fotoğraflar çıktı.
YPG kaynaklarından alınan bilgilere göre, çatışmalarda öldürülen bir çete üyesinin üzerinden, Urfa’nın Akçakale İlçesi’nde oturan ve 2008 yılında öldüğü belirtilen Anavatan Partisi’nin eski İlçe Başkanı Mahmut Özgenç ile bir Türk askerinin fotoğrafları bulundu.
Fotoğraflardan birinde Özgenç başka bir şahısla birlikte görülürken, başka bir fotoğrafta ise, bir karakolun bahçesinde toprak zemin üzerinde yapılan Türk bayrağının yanında bir elinde silah, bir elinde ise telsiz bulunan asker görülüyor. Başka bir fotoğrafta ise, Özgenç’in ölüm haberi ile fotosunun yer aldığı bir internet sayfasının fotoğrafı görülüyor.   YPG kaynakları, fotoğrafların, Türkiye ambulansının Serêkaniyê’ye gelip döndükten kısa bir süre sonra çıkan çatışmada öldürülen bir çete üyesinin üzerinde ele geçirildiğini kaydetti.




Nusaybin’de Rojava mitingi


Nusaybin’de 10 bini aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirilen mitingde, Kürtler üzerindeki ambargonun kaldırılması ve Türkiye’nin çetelere verdiği destekten bir an önce vazgeçmesi istendi.
Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde DTK Kadın Meclisi ve bileşenleri tarafından 10 bini aşkın kişinin katılımıyla Mittani Kültür Merkezi bahçesinde “Rojava’dan doğan güneş halkları özgürleştirecek” şiarıyla miting gerçekleştirildi. 10 bini aşkın kişinin katıldığı mitingde ilk konuşmayı yapan Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, “Kimse Qamişlo’nun sorunu Nusaybin’in değildir, diyemez. Bizi tel mayınlarla parçalayamazlar” dedi.
BDP Mardin İl Eşbaşkanı Sihem Elveren Alp’in ardından Suriye’deki çatışmalardan aileleriyle kaçarak Nusaybin’e gelen bir grup kadın sahneye çıktı. Kadınlar adına konuşan Leyla Yusuf, “Şehitlerimizin kanıyla sınırları kaldıracağız. Artık aramızda sınır istemiyoruz” şeklinde konuştu.
BDP Batman Milletvekilli Ayla Akat, Kürtçe yaptığı konuşmada Efrîn, Qamişlo ve Serêkaniyê ile dayanışmak amacıyla alanlarda olduklarını söyledi. Akat, şöyle devam etti: “Rojava’daki özgürlük dört parça Kürdistan’ın özgürlüğüdür. Birlikteliğimizi bundan sonra daha da güçlendirmeliyiz. Tüm Avrupa ülkeleri ile özellikle Türkiye’ye Rojava halkının yalnız olmadığını göstermeliyiz. Qamişlo’nun özgürlüğü, Nusaybin’in özgürlüğüdür.”
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise, Kürt halkının artık bu statüsüzlüğü değiştirecek bir misyon üstlendiğini belirterek, “Rojava’daki halk bu misyonu yerine getirmiştir. Rojava’daki halkımızın ortaya koyduğu mücadele bir siyasal devrimdir. Rojava’da siyasal devrim gerçekleşmiştir” dedi.

Türkiye silahlı çetelerle müdahil

Tuğluk, sömürgecilerin, Rojava’daki halkın statü kazanımlarını sindiremediğini belirterek, “Bu devrimi engellemek için her türlü sinsi oyunlar oynanıyor. Bu süreçte Türkiye tamamen Kürt düşmanı bir politika izlemiştir. Sonuç alamayınca çetecileri silahlandırıp Kürtlerin üzerine saldırttılar. Devlet yetkililerine sesleniyoruz. Çeteleri silahlandırmaktan vazgeçin. Suriye’nin meşru, demokratik iradesine saygı gösterin. Açık ve net olarak söylüyoruz. Nereden gelirse gelsin, hangi güçten gelirse gelsin biz Rojava halkını sonuna kadar savunacağız. Kuzey Kürdistan’daki Kürtler olarak Rojava’ya sahip çıkacağız. Her türlü desteği sunacağız” diye konuştu.
Tuğluk, Rojava halkının açlıkla terbiye edilemeyeceğini söyledi.
Miting sonunda kitle, Qamişlo ve Nusaybin arasındaki gümrük kapısına yürümek istedi. Ancak polisler şehir merkezinde barikat kurarak kitlenin yürüyüşüne engel oldu. Buna karşı kitle Qamişlo-Nusaybin sınırına yürüdü. Yürüyüşün ardından kitle sloganlarla Şirin Bulvarı’na yürüdükten sonra dağıldı.