Rojava devrimi bütün özgünlükleri ile gündemdeki yerini koruyor. Devrim 19 Temmuz 2012’de başlamıştı. Kansız başlayan devrime egemenler ve onların desteklediği çetelerin saldırısı ile Rojava’da büyük bir halk direnişi ortaya çıktı. Rojava’daki halk direnişinin her karesi ise halkın özgürlüğü için göze aldığı bedelleri ortaya koyuyor. Çocuğundan yaşlısına, gençlerden kadınlara herkes Rojava’da halkın özgürlüğü için seferberlik halinde. Kimisi en ön cephede savaşta ülkesinin ve halkının özgürlüğünü savunuyor. Kimisi katliamlara karşı köyünü ve kasabasını korumak için nöbette... Analar cephedeki çocuklarına lojistik destekler sunuyor...    

Evet Rojava devrimi diğer devrimlerden farklı. Rojava’daki halkın öncüleri de herşeyi ile devrim için için çalışıyor... 9 Ekim günü Rojava’da PYD Eşbaşkanı Salih Muslim’in oğlu Şervan Muslim YPG savaşçısı olarak cephede yaşamını yitirdi... Şervan Muslim, Türkiye sınırı yakınındaki Til Ebyad (Girê Spî) bölgesinde El Kaide ile YPG güçleri arasında yaşanan çatışmalar sırasında saat 17.30 sıralarında yaşamını yitirmişti. Aynı saatte Şervan Muslim’in annesi Ayşe Efendi ise Kobani Halk Meclisi Eşbaşkanı olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik  9 Ekim Komplosunu kınama yürüyüşünde en ön saflarda yürüyordu. Sonra oğlunun ölüm haberini alan Ayşe Efendi, bütün metaneti ile Rojava direnişinin süreceğini haykırdı. Aynı saatlerde Şervan’ın babası ve diğer kardeşleri de farklı mücadele sahasında çalışmalarını sürdürüyorlardı.
Rojava Devrimi’nin bir karesini yine özetlersek:
Şervan Muslim YPG savaşçısı olarak en ön cephedeydi.  Şervan Muslim’in annesi Ayşe Efendi Kobani Halk Meclisi Eşbaşkanı olarak Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik 9 Ekim Komplosunu kınama yürüyüşünde en ön saflarda yürüyordu. Şervan Muslim’in babası Salih Muslim ise Rojava Devrimi için diplomasi faaliyetlerindeydi. Şervan Muslim’in diğer kardeşi de Kürdistan’ın özgürlüğü için gerilla saflarındaydı.    
İşte Rojava devriminin fotoğraf karesi bu… Karşı devrimciler ise Rojava’daki bu halk devrimini kuşatmak ve boğmak istiyor. Çünkü bu devrimden korkuyorlar. Bu devrim diğer devrimlere hiç benzemiyor. Öncüsü, yürütücüsü ve bedel ödeyeni herşeyin farkında. Devrimin Apocu ruhu var. O yüzden direngenliği ve ortaya çıkaracağı sonuçlar bölgesel karekterde bir devrimdir Rojava devrimi. İşte AKP ve Türk devleti bu devrimin etkisini sınırlamak elinden gelirse de boğmak için çaba gösteriyor. Bunun için İslam karşıtı çeteleri halka saldırttı. Onların katliam yapması için askeri, siyasi lojistik destekler sundu.
Ama YPG ve YPJ güçleri halkla birlikte çetelerin bu saldırılarını püskürttü. AKP bununla yetinmedi ve abluka-ambargo ile Rojava’yı boşalttırmak istedi. Ama halk buna da direndi. AKP’nin akıl hocaları, Tayyip Erdoğan’ın danışmanları şimdi çareyi Rojava sınırına duvar örerek gidermeye çalışıyor. Aynen İsrail’in Filistinlilere yaptığı gibi. Aynen Berlin’deki duvar gibi. Bütün iktidarlar korkularını duvarlar örerek örtmeye çalışıyor. Tarih, iktidarların yaptırdığı kale, burç ve sur duvarlarının yıkılmasıyla dolu. Direnenler duvarları yıkarak özgürlüğün zaferini kazanırlar. Amed zindanının duvarları da direnenler tarafından yıkılmamış mıydı!