PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, direnerek mevzilerini koruduklarını ve büyük bir çıkış için gerekli olan zemini hazırladıklarını belirterek, “2018’den çıkardığımız derslerle 2019’u büyük bir başarı yılı haline getirmek istiyoruz” dedi.

Karayılan, Türk devletinin, tüm Kürdistan’ın yeniden işgali ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin tüm bileşen ve ittifaklarıyla tasfiyesini hedeflediğini ama 2018’de ağır bedeller vererek bunu engellediklerini söyledi.

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan Dengê Welat radyosundan Rosida Mêrdin’in sunduğu Özel Program’a konuk oldu.

Soykırım rejiminin yeni konsepti

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, 2018’in Kürdistan Özgürlük Mücadelesi için önemli bir yıl olarak tarihe geçtiğini belirterek, sömürgeci soykırımcı Ankara rejiminin, Erdoğan öncülüğünde yeni bir konsepte gittiğini hatırlattı. Bu konsepte göre Bakur, Başûr ve Rojavayê Kurdistan’da, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin ve Kürdistan halkının kazanımlarını tasfiye edip ortadan kaldırmayı istediğini, hatta Rojhilatê Kurdistan’a da el uzatmayı hedeflediğini kaydeden Karayılan, bu konsept kapsamında yapılanları şöyle özetledi:

Yeni konseptin aşamaları ve hedefi

  • Yıla Efrîn’in işgaliyle başladılar ama sadece Efrîn değil, amaçları Rojava Devrimi’nin tümünün nefessiz bırakılarak tasfiye edilmesiydi.
  • Başûrê Kurdistan’da Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin üslendiği bütün mevzi ve alanların işgal edilmesiyle Başûrê Kurdistan üzerinde askeri ve siyasi denetimin sağlanmasıydı.
  • Bakurê Kurdistan’da ise tüm eyaletlerde gerilla sistemini tasfiye etmekti. Yani gerillaya ciddi darbeler vurup zayıflattıktan sonra dağıtmayı hedefledi.
  • Kürdistan halkına ve devrimci demokrat Türkiye sol sosyalist güçlerine karşı faşizan baskılar uygulayarak HDP’yi baraj altına düşürmeyi amaçladı.
  • Tüm bunları yaptıktan sonra da İmralı’da Önder Apo’ya geri adım attırmak. Türk devleti bu yıl önüne koyduğu bütün bu amaçlarını gerçekleştirebilmiş olsaydı, İmralı’ya Önderliğin yanına gidip ‘bütün gücünü tasfiye ettik, sana kalan tek yol geri adım atmaktır’ dayatmasında bulunacaktı.

Büyük bedellerle bloke edildi

PKK Yürütme Komitesi Karayılan, bu konsept çerçevesinde hareket edip tüm gücünü, olanaklarını seferber eden Türk devletinin Efrîn işgali dışında başaramadığını belirterek, şöyle izah etti:

  • Belki Efrin’i işgal etti ama halen süren bir direniş ve savaş var, akıbetinin ne olacağı henüz belli değil.
  • Bu yıl içerisinde 24 Haziran seçimi oldu ve o sonuçlar gösterdi ki; Kürt halkı ve Türkiye’deki demokratik sol kesimler tutumunda ısrarlıdır. Bu tutum neticesinde Kürdistan ve Türkiye demokratik siyaseti olarak HDP yüzde 11’den fazla oy aldı. Yani halkta herhangi bir kırılma, geri çekilme söz konusu değil.
  • Bazı darbeler aldık, yer yer boşluklar oldu ama gerilla sistemi tüm eyaletlerde ayaktadır. Düşman gerilla sistemimizi kırıp, parçalayamadı.
  • Rojava Devrimi’ni boğamadılar.
  • Başûrê Kurdistan’da Lêlikan’a kadar geldiler ama Lêlikan, Govendê, Tepê Xwedê, Xeregol ve Koordine’de gösterilen büyük direnişler sonucunda ilerleyemediler.
  • İmralı’da Önder Apo’ya geri adım attıramadılar.

Değerli komutanlar şehadete ulaştı

Kuşkusuz bedeller verdiklerini, bu yılın son günleri hariç 500 civarında şehitleri olduğunu söyleyen Murat Karayılan, şunları paylaştı: “Devrimimizde büyük emekler vermiş, değerli birçok komutan yoldaşımız bu yılda şehadete ulaştı. Zeki Şengali, Atakan Mahir, Roni, Kemal Garzan, Welat Gever, Rızgar Gever, Çetin, Cuma Mardin, Medya Mawa yoldaşlar; Türkiye sahasında Amanos dağlarında Vedat Amed, Karadeniz’de Tarık Artvin ve Cudi Zaza arkadaşlar bu yıl içerisinde büyük bir direniş ve kahramanlık sergileyerek şehadete ulaştılar. Belki burada tüm arkadaşların isimlerini sayamadık ama bu yıldaki şehitlere bakıldığında bizim için ağırdır. Belki şehit sayımız daha azdır ama özü yüksektir.”

Efrîn direnişinde bine yakın şehit

Avesta ve Karker şahsında Efrîn direnişiyle bir tarih yazıldığını; Çağın Direnişi’nde bine yakın şehidin olduğunu belirten Karayılan, büyük bir direniş sergileyerek önemli şehitler verildiğini vurguladı.

Yeni ve büyük çıkış imkanı

Genel olarak ele alındığında 2018’de Türk devletinin başarılı olamadığını tekrarlayan Karayılan, buna karşın direnerek mevzilerini koruduklarını ve büyük bir çıkış için gerekli olan zemini koruyup hazırladıklarını söyledi. Özellikle yıl içindeki pratikten çıkardıkları dersler temelinde gündeme koydukları Yeniden Yapılanma Projesi dahilinde gerçekleştirdikleri değişim, taktik ve tekniki yeniliklerin büyük hamlesel çıkışlar için önemli bir zemin yarattığını kaydeden Karayılan, “2018’den çıkardığımız derslerle 2019’u büyük bir başarı yılı haline getirmek istiyoruz” dedi.

BEHDİNAN


Karayılan:Yıla direnişle giriyoruz

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Karayılan, 2019’u açlık grevi direnişleriyle ve tüm topluma yaydığı direngen duruşla karşıladıklarını belirterek, “Bu tarihi direniş hamlesi giderek büyüyecek ve sonuç almaya doğru gidecektir” dedi. İçinde bulunulan sürecin sıradan olmadığını, 2019’un da sıradan bir yıl olmayacağını; çelişkilerin derinleştiği, savaşın büyüdüğü, direnişin güçlendiği ve böylelikle çözümün geliştiği bir süreç olacağını kaydeden Karayılan, dönemin gereği savaş verilirse faşist gericiliğin yenileceğini söyledi.

Tüm açlık grevi eylemcilerini selamlayan Karayılan, “Başta Diyarbakır Zindanı direnişçilerini, değerli siyasetçi, öncü Leyla Güven yoldaşı ve tüm eylemci arkadaşları selamlıyor, yeni yıllarını kutluyor, bu eylemleriyle önümüzdeki yılın özgürlük ve demokrasi yılı olmasını diliyorum. Kürdistan’ın tüm parçalarında, Strasbourg’da açlık grevi eylemleri var. Süleymaniye’den Hewlêr’e, Mexmûr’dan Rojava’ya, Bakurê Kurdistan’dan Rusya’ya kadar halkımız her yerde eylemsellik halindedir. Hepsini selamlıyor, yeni yıllarını kutluyoruz” dedi.

Tecrit kırılırsa faşizm de yıkılır

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin. sadece şahsına, hatta sadece Kürt halkına karşı değil, Türkiye ve bölgedeki tüm halklar üzerindeki tecrit de olduğunu söyleyen Karayılan, tecridin kırılmasının anlamını şöyle anlattı: “Türkiye’de ve bölgede yeni bir sürecin gelişmesi demektir. Önder Apo’nun özgürleştirilmesi, tüm bölgenin yeni bir sürece girmesini beraberinde getirir. Bu nedenle Önder Apo üzerindeki tecrit ile halkların özgürlüğü, demokrasi ve eşitliği söz konusudur. Bu anlamda ‘Tecriti Kıralım, Faşizmi Yıkalım’ şiarıyla gerçekleştirilen bu eylemler, çok anlamlı ve değerlidir. Tecrit kırılırsa faşizm de yıkılacaktır. Bu çok yerinde bir tespittir.”

Toplumsal direniş eylemidir

Leyla Güven’in eyleminin 50. günü aşarak kritik bir sürece girdiğini anımsatan Murat Karayılan, tecride karşı gerçekleştirilen eylemlerin daha da yükseltilmesinin önemine dikkat çekti. Karayılan, şunları söyledi: “Ülke içinde, ülke dışında Leyla Güven öncülüğünde gerçekleştirilen eylem, hamlesel bir çıkışa dönüştü. Halk ve Hareket olarak 2019’u böylesi bir direnişle karşılıyoruz. Yeni yıla direnişle giriyoruz. Bu eyleme katılanlara baktığımızda; içinde kadrolar, siyasetçiler, yeni ve eski milletvekilleri, belediye eşbaşkanları, halktan insanlarımız olmak üzere toplumdan her kesimi var. Toplumsal direniş eylemidir. Genel ve toplumsal bir hamledir. O zaman tüm yurtseverler, demokratlar bu kıvılcımı, hamlesel çıkışı güçlendirmelidir. Özellikle Avrupa gibi imkanların olduğu alanlarda bu hamlesel çıkış geliştirilip yükseltilebilir.

Sonuç almaya doğru

2019’u açlık grevi direnişleriyle ve bunun topluma yaydığı direngen duruşla karşılıyoruz. Bu tarihi direniş hamlesi giderek büyüyecek ve sonuç almaya doğru gidecektir. Bu nedenle her yurtsever bu hamleden kendisini sorumlu görmeli ve elinden geleni yapmalıdır. Öyle bir sürece girdik ki, herkesin fedakarlık yapması gerekiyor. Her devrimci ve yurtsever bu hakikati görmeli, tarihi hamlesel çıkışa katılıp güçlendirmelidir.”

Stratejik rol gerillada

Kürdistan Özgürlük Mücadelesini yürütürken şimdiye kadarki en önemli süreçten geçildiğini; bu tarihi dönemde direnişin başını çeken öncü gücün gerilla olduğunu belirten Karayılan, gerillanın halkların özgürlük ve demokrasi halayında halay başı rolüne dikkat çekti. “Esas ve stratejik rolün gerillanın omuzlarındadır” diyen Karayılan, bu nedenle Türk devletinin o kadar tehditler yağdırıp, ‘gerillayı bu kış tasfiye edeceğiz, kaç metre kar olursa olsun operasyonları durdurmayacağız’ deyip bir tek gerillayı katletmek için savaş uçakları kaldırdığını söyledi. “Neden böyle yapıyor?” diyen PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, “Çünkü gerilla büyük bir rol oynamaktadır, devrimimizin motor gücü olarak büyük bir güç yaratmaktadır” diyerek gerillalara seslendi:

Düşmanın kalbindeki hançer gibi

“Kürdistan dağlarındaki her gerilla yoldaşımız bilmelidir ki; bu dağlarda bulunmak bile tek başına bir anlama sahiptir, özgürlük mücadelesinin yükseltilmesidir. Bu nedenle değerlidir. İster Medya Savunma Alanları’nda, ister Bakurê Kurdistan’da olsun şu anda üslerinde bulunan yoldaşlar düşmanın kalbine saplanmış birer hançer gibidir. Yoldaşların dağlardaki duruşu bile tek başına bir rol oynamaktadır. Gerilla bu şekilde ayakta durduğu müddetçe düşman hiçbir yerde sonuç alamayacaktır. Gerilla direndikçe ve mevzilerini korudukça düşman tüm Kürdistan’da halka, siyasetçilere ne kadar saldırırsa saldırsın, tecridi ne kadar ağırlaştırırsa ağırlaştırsın asla sonuç alamayacaktır. Çünkü sonuç alabilmesinin yolu gerillanın tasfiye edilmesinden geçmektedir. Gerilla Kürdistan dağlarında oldukça halkımızın sırtı yere gelmez. Kürt gençleri her zaman canı gönülden gerillaya katılarak direnişi yükseltecektir. Kürt kadınları özgürlük iradesiyle her daim sırtı pek bir şekilde direngen olacaktır. Gerilla ayakta oldukça halkımız köylerde, sokaklarda, yurt içinde, yurt dışında güçlü olacaktır. Önderliğimizin eli de güçlü olacaktır.

Çözümü direniş getirir

Halkımız yeni bir süreç geliştirdi. Bu süreç gittikçe gelişecek ve büyüyecektir. Bu da bize göstermektedir ki, mücadelemiz askeri, siyasi ve toplumsal olarak yeni bir döneme girmekte, bu dönem büyük ve kutsal direniş dönemidir. Bu nedenle diyebiliriz ki; önümüzdeki yıl, büyük bir direniş ve hamle yılı olacaktır. Herkes ona göre hazırlıklı olmalı, kendisini örgütlemelidir.

Bu süreç sıradan bir süreç değil, 2019 sıradan bir yıl olmayacaktır. 2019, çelişkilerin derinleştiği, savaşın büyüdüğü, direnişin güçlendiği ve böylelikle çözümün geliştiği bir süreç olacaktır. 2019’da yaşananlar, sonraki yılların da nasıl yaşanacağını belirleyecektir. Bu nedenle tüm gerilla güçlerimiz, tüm Apocu devrim çalışanları bu bilinçte olmalı, bu sorumlulukla davranmalıdır. Halkımız böylesi bir dönemden geçtiğimizi bilmelidir, artık çözüm ve zafer aşamasına gelmişiz. Bu nedenle düşmanımız direnmekte, saldırmakta biz de 40 yıl boyunca sergilediğimiz iradeyi sergileyerek, daha doğru yol-yöntemlerle, daha yerinde taktik tarzlarla, Önder Apo çizgisi ve kahraman şehitlerin yolunda irade savaşını güçlendirmeyi esas alarak bu sürece katılmalıyız. Bu temelde katılırsak faşist gericilik yenilecek, zafer halkların olacaktır.”


Trump’ın kararına şaşırmadık

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de çekilme kararının kendileri için sürpriz olmadığını ve şaşırmadıklarını söyledi. Karayılan, Türk devletinin yıllardır uğruna çabaladığı girişimler sonucunda ancak ABD yönetiminin bir kısmını yanına alarak komployu yeniden pratiğe koyma kararı alabildiğini kaydederek, “Artık devletlerarası komplo çizgisi demode olmuştur ve aşılacaktır” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığının Kürt Özgürlük Hareketi’nin üç öncüsü hakkında 6 Kasım’da aldığı kararın devamı olan ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den çekilme kararının, uluslararası komplo çizgisinin gereği olduğunu kaydeden Murat Karayılan, “Bu karar bizim için bir sürpriz değildir. Bu hususta hiç şaşırmadık. Çünkü her gücün hakikatini, ne yapıp yapamayacağını bilecek; hegemon güçlerin bu karakterini ve Kürtlere yaklaşımını iyi tespit etmiş durumdayız. Rojava’daki devrimciler de 3. Çizgi temelinde herkesle ilişkilenme ama hiç kimseye dayanmamayı esas alıyorlardı. Bu nedenle orada herhangi bir sıkıntının olacağını zannetmiyorum” dedi.

Rojava Devrimi’nin 2012’de gerçekleştiğini, El Nusra ve DAİŞ gibi çetelere karşı iki yıl boyunca öz gücüyle savaşıp kazandığını hatırlatan Karayılan, ABD’nin 2015’te geldiğini, üstelik bazı girişimleriyle tüm bu çabalar üzerinde oluşturduğu gölgenin de bu karardan sonra kalkmış olacağını söyledi.

Devletlararası komplo aşılacak

Komplo çizgisinin Kürtlere karşı uygulanması için çabalayan Türk devletinin, tüm güçlerin Kürtlere karşı tutum almasını istediğini, ABD’nin Türkiye’nin bu tavrına katılımının zayıf olduğunu söyleyen Karayılan, şöyle devam etti: “Çünkü ABD yönetimi içindeki birçok kimse de bu karara karşıdır, doğru bulmuyor. Avrupa bunu doğru bulmadı ve katılmadı. Hatta bazıları geri çekilmeyeceğini de belirtti. Bundan önce Avrupa Yüksek Adalet Divanı’nın PKK hakkında aldığı olumluya yorumlanabilecek bir karar vardı. Belki sonucu değiştirecek düzeyde çok etkili tavırlar olmayabilir ama açığa çıkan gerçeklik şudur: komplo çizgisini devam ettirmek isteyenler faşist Türk devleti ve Trump etrafındaki dar bir çevre olan mevcut Amerika iktidarıdır. 1999’daki gibi birçok devletin katıldığı, bizi daraltacak ve sonuç alacak güçlü bir düzeyde değildir. Bu anlamda komplo çizgisini boşa çıkarma değil de tümden yenilgiye uğratma ve gündemden çıkarmanın zemini güçlüdür. Bu, daha açık bir şekilde görüldü. Türk devletinin yıllardır uğruna çabaladığı girişimler sonucunda ancak Amerika yönetiminin bir kısmını yanına alarak komployu yeniden pratiğe koyma kararı alabildiler. Bu belirttiklerimle komployu sıradan bir şeymiş gibi ele aldığımız anlaşılmasın, hayır. Elbetteki ciddidir, sıradan ele alınmamalıdır. Fakat bilinmelidir ki artık devletlerarası komplo çizgisi demode olmuştur ve aşılacaktır. Bu gerçeklik bilinmeli ve buna inanılmalıdır. Tüm gücümüzle bunun üzerinde durmalıyız.”

Üçüncü çizgi kazandıracaktır

Rojava’nın da içinde olduğu Kuzey ve Doğu Suriye’deki devrimin halklara dayalı gerçekleştiğini; özgücü olan alternatif sahibi ve üçüncü çizgiye dayalı olarak yürüdüğünü hatırlatan Karayılan, zaten kendi özgücüne dayanarak ayakta kalabilirse gerçek bir devrim olduğunu söyledi. Siyaseti, halkı, gücü olup irade sahipi de olduklarına inandıklarını kaydeden Karayılan, şöyle konuştu: “Üçüncü çizgi askeri, siyasi, diplomatik ve toplumsal anlamda doğru bir şekilde yürütülürse mevcut koşullar Kuzey ve Doğu Suriye Devrimi’nin her şekilde kazanmasını sağlayacak niteliktedir.”

ABD ile ilişki sürebilir

Karayılan, neden böyle söylediğini de şu şekilde anlattı: “Çünkü kendisine yeni dengeler kurabilir. Eli kolu bağlı duracak değil ki. Bazı ittifaklar kurabilir, yeni ortaklıklar geliştirebilir. Bu, tüm dünyada böyledir. Olumlu olan tarafı şimdiye kadar kimseye bağlanmaması ve herhangi bir güce dayanmamasıdır. ABD ile yine ilişkilerini sürdürüp kazanımlarını, devrimini koruyabilir. Burada önemli olan esas gücünü, yani öz gücünü koruması, geliştirmesi ve ona dayanmasıdır. Askeri, toplumsal anlamda kendine inanmalı ve öz gücüne dayalı olarak hareket etmelidir. Bu şekilde hareket ederse kendisini koruyabilecek, yeni dengelerde yer alma ve amaçlarını gerçekleştirme kudretine sahiptir. Bunun imkanları da vardır.”

TC, DAİŞ ve BAAS yanılıyor

Trump’ın bu kararının bazı dengeleri değiştireceğini, Suriye’de yeni dengelerin kurulacağının öngörüldüğünü; Rojava ve Suriye devriminin bazı güçlere dayanarak gerçekleştirildiğini zannedenlerde hayal kırıklığına yol açacağını belirten Karayılan, “Türk devleti bu nedenle ABD’nin geri çekilmesini bayram havasında karşılamaktadır. ‘Amerika giderse bizim için hayırlı olur, bu devrim birkaç günde dağılır’ diyor. Bunun her gün yoğunca propaganda etmelerine rağmen onların generalleri de  yetkilileri de iyi bilmektedir ki, bu öyle kolay olmaz. Daha önce de belirttik, yine söylüyoruz: hiç kimsenin Türk devletinin gücünü büyütmesine, abartmasına gerek yoktur. Öyle elini kolunu sallayarak her yeri alamaz. Bu nedenle oradaki Arap, Süryani, Kürt halkı, savaşçıları ve komutanları kendilerine inanarak, doğru mevzilenerek, doğru yol-yöntemlerle bir irade haline gelerek işgalci Türk devletini rahatlıkla kırıma uğratabilirler” şeklinde konuştu.

Meşalenin sönmesine izin vermeyeceğiz

Türkiye, DAİŞ, hatta Suriye ve diğer bazı güçlerin, ABD’nin gidişiyle bu devrimin zayıflayacağını sandığına işaret eden Karayılan, Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye Devrimi’nin kendisini her şekilde koruyabileceğine inandıklarını söyledi. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, şunları ifade etti: “Kürt halkı olarak, Kürt Özgürlük Hareketi olarak biz de kendilerini destekleyip arkalarında duracağız. Bölgedeki tüm demokratik güçler, Kürdistani güçler Rojava Devrimi’ni desteklemelidir. Çünkü Rojava’da ve Kuzey-Doğu Suriye’de halkların kendi kendisini yönettiği bir sistem kuruldu. Demokratik ulus eksenindeki demokrasi ve özgürlük meşalesinin ateşi yükseldi. Bu ateşin sönmesine izin verilmemelidir. Bizler Kürdistan devrimcileri, bölge devrimcileri olarak bu ışığın tüm bölgeyi aydınlatması için özgürlük ateşine sahip çıkmalıyız. Bu, kendine devrimciyim diyenlerin temel görevidir.”