
Neqrî’nin net bir tarihi bilinmiyor. Buğdayın doğal yollarla kaynatılıp daha sonra güneşte kurutulması ve ardından Neolitik dönemin mutfak robotlarından olan, destar (Türkçede el değirmeni) ile bulgur haline getirilmesi tarihinin eski dönemlerine dayandığını işaret etmektedir.
Kürdistan kültürünün her parçası doğal yaşamı simgelerken Neqrî, Rojava’da gerek büyükler için, gerek çocuklar için özel bir yer tutmakta. Neqrî, Rojava için ise kışın habercisi.
Neqrî, kuru buğdayın suda haşlanarak, daha sonra savar (Türkçede bulgur) ve savarın daha da inceltilmiş hallerinin(Sındık) yapılması için buğdayın kaynatılmış halidir. Bunun için tek seferde yüz yirmi kilo kuru buğday kullanılır.
Neqrî’nin yapımı ve Savar
Yaklaşık bir metre yüksekliğinde ve bir metre yirmi santim genişliğinde olan bir kazanda yapılan Neqrî, kaynatıldıktan sonra özenle evlerin damına serilerek da güneşin önünde kurutulur. Daha sonra destar da öğütülen Neqrî eleklerden (Moxil) beş çeşit savara (bulgur) ayırılır. Bunlar, savar ve köfte harcında kullanılan Sındık’lardır.
Çocukların Neqrî sevinci
Her gün farklı bir ev de, kömünal bir şekilde yapılan Neqrî, etrafında herkesi toplayabiliyor. O gün, hangi ev de yapılırsa yapılırsın, etrafında tüm kadınlar toplanır sohbetin yanında da büyük bir işbirliği içerisinde olurlar. Ancak bu durum çocuklar için bir bayram havasıdır. Kazanın altına odunlar konulmadan çocukların elinde birer tabak hazır olur. Bu nedenle Neqrî’nin erken haşlanması için etrafta yakılacak ne bulurlarsa toplayıp ateşe atarlar. Haşlanması ardından birer kepçe almak için de sıraya girerler.
Doğal yöntemlerle yapılması nedeniyle organik olan Neqrî, kapitalist sisteme maruz kalması nedeni ile yapılmasına az rastlanır duruma gelmiş. Her ne kadar yapılması azalmış olsa da toplumsal anlamını kaybetmiş değil. Sonbaharın sonlarına doğru yapıldığı için ve ateşinin sıcaklığında her kesin kendini ısıttığı için halen Rojava’da kışın habercisi konumundadır.