
Heyva Sor a Kurdistanê’nin Rojava çalışmalarına ilişkin kurumun Başkan Yardımcısı Mahmud Amin ile görüştük.
Rojava’ya yönelik ilk kampanyayı ne zaman başlattınız?
Rojava’da gelişmeler başlar başlamaz harekete geçtik. Oradaki saldırılar karşısında Kürtler çok zor durumda yaşıyorlardı. Biz hemen, 2012’nin Temmuz ayında kampanyamızı başlattık. Kampanyanın ilk günlerinde çok yoğun yardım alamadık halkımızdan. Ancak elimizde olan tüm imkanları, birikimleri hemen Rojava için seferber ettik. Önce bir grup arkadaşımızı oraya gönderdik. Bütün gelişmeleri görmek ve eksikleri tespit etmek için gittiler ve ihtiyaçları tespit ettiler. Ardından hemen seferber olduk. Bu ilk kampanyamızı Temmuz 2012 ila 1 Şubat 2013 tarihleri arasında devam ettirdik.
Avrupa’nın 9 ülkesinde...
Tabii kampanyayı tek başına Almanya Heyva Sor a Kurdistanê olarak yürütmedik. Avrupa’nın diğer ülkelerinde bulunan 8 diğer Kürt yardım örgütüyle birlikte hareket ettik. Bunlar Fransa, İngiltere, İsviçre, İsveç, Hollanda, Belçika, Avusturya ve Danimarka’da bulunan kurumlarımızdı. Bu dokuz yardım kurumuyla bir araya gelerek Rojava’ya yönelik acil projeleri oluşturduk. Birinci projemiz “acil yardım projesi”, diğeri “sağlık projesi” ve bunların yanı sıra bayramlarda ve dini günlerde yapılacak yardımları organize edeceğimiz bir proje oluşturduk. Bu üç proje temelinde Rojava’ya sürekli yardımlar gönderdik.
Çalışmalarınızı 2013 yılında hangi kampanyalar çerçevesinde sürdürsünüz?
Rojava’da mağduriyet büyüyünce, bizim kampanyamıza Avrupa’da bulunan tüm Kürt kurumları da katıldı. 1 Şubat 2013’te bu Kürt kurumları da bir çağrı yaptı. Çağrı sonucu Kürt halkını bu kampanyaya katmaya çalıştılar. Avrupa’daki tüm Kürt kurumlarının katıldığı bu kampanya 1 Şubat ile 5 Mayıs arasında devam etti. Bütün Kürt kurumlarının katılması tabii ki kampanyanın boyutunu büyüttü ve bir anda yoğun yardımlar gelmeye başladı. Hem parasal anlamda hem de sağlık sorunlarına ilişkin yardımlar... Tabii bir de arada Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı oldu. Dini bayramlarda daha önceden beri topladığımız yardımları bu kez Rojava’ya gönderdik.
Bütün kurumların katıldığı bu kampanyalar 5 Mayıs’ta sona erdikten sonra da biz, Heyva Sor a Kurdistanê ve diğer Kürt yardım kurumları, kampanyalarımızı sürekli devam ettirdik, hiç ara vermedik. Çünkü Rojava’daki sorunlar bitmiş değil.
Bu kampanya dönemlerinde Rojava’ya ne kadar yardım ulaştırıldı?
Birinci ve ikinci kampanyada toplam 1.5 milyon Euro nakit para aktardık. Bunun dışında, yaklaşık 25-30 ton ilaç ve 30-40 ton hastane malzemesi aktardık. 35 adet içi ilaçlar ve hastane malzemeleriyle dolu ilk yardım ambulansı gönderdik. Bunun yanında 3 tane jeneratör ve soğutucu üniteli 3 araba gönderdik. Yine Rojava’da çok fazla insan dışarda yatıyordu; özellikle Halep’ten ve Şam’dan gelen yoğun Kürt göçüyle evlerde yer kalmamıştı. İnsanlar hastanelerde, okullarda yatmak zorunda kalıyordu. Bu insanları geçici olarak da olsa ferahlatmak için çadırın uygun olacağını düşündük. Türkiye’den acilen 300 tane hem soğuğa hem de sıcağa karşı dayanıklı çadır alıp gönderdik. Bunun yanında insanların açlığını gidermek için de acilen paket şeklinde yiyecekler gönderdik.
Yine çocuklarımız süt bulamıyordu, hastalanma riskleri yüksekti; hemen oraya 140 ton civarında sütü acilen ulaştırdık. Neye acil ihtiyaç varsa, biz Kuzey Kürdistan üzerinden temin edip oralara göndermeye çalıştık. 22 bin 500 çocuğumuza kalem, defter, silgi, okul çantası aldık. Okula giden çocuklarımıza kutular içinde gıda maddesi gönderdik. Kan torbalarına çok ihtiyaç vardı, acilen kan verilmesi gereken durumlar olabiliyordu; 10 bin adet kan torbası aldık ve oraya ulaştırdık. Kobanê’ye bir röntgen cihazı, bir ultrason cihazı ve bir EKG cihazı; Efrîn ve Cizre bölgesine 27 adet hastane yatağı gönderildi.
Rojava’da ortak çalıştığınız başka kurumlar var mı?
Oradaki Heyva Sor a Kurd ile birlikte çalışıyoruz. Zaten Heyva Sor a Kurd da oradaki ihtiyaç sonucu, Kürt Yüksek Konseyi bünyesinde oluşturuldu. Bizim için de büyük bir dayanak oldu. Sonuçta Rojavalı insanlarımız orada yardım dağıtılması gereken yerleri daha iyi biliyorlar. Mesela biz orada 100 bin Euro’luk bin tane kurban kestik. Kurban etlerinin torbalara doldurulup kapı kapı ailelere dağıtımını Heyva Sor a Kurd yaptı.
İhtiyaçlar nasıl tespit ediliyor?
Kürt Yüksek Konseyi ihtiyaçları tespit edip bize bildiriyor. Biz de halkımızın yardımlarıyla bunları oralara ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunları da tüm baskılara, engellemelere ve saldırılara rağmen özgücümüzle oraya ulaştırıyoruz.
Yardımların ulaştırılması sırasında zaman zaman çetelerin saldırılarına maruz kaldınız. Kayıplarınız da oldu. Bununla ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?
Bir örnekle anlatayım: Bir yerde, çatışmadaki yaralılarımızı almak için giden ambulanslarımız saldırıya uğradı ve içinde 2 sağlıkçımız şehit oldu. Böyle güçlükler yaşanıyor orada. Halbuki dünyanın neresinde savaş olursa olsun, sağlıkçılara saldırılmaz. Böyle bir gelenek var; ama maalesef biz bunu Rojava’da göremiyoruz. Hatta belki ilk saldırıya uğrayanlar doktorlar, hemşireler ve onların araç-gereçleri oluyor.
Peki nasıl ulaştırıyorsunuz yardımları?
Kendi insanlarımızla, özgücümüzle yardımları yerlerine aktarıyoruz. Tamamen kendi imkanlarımızla ulaştırıyoruz. Bunları yerine ulaştırabilmenin de gururunu yaşıyoruz. Çünkü zorluklar büyük.
‘KDP’nin yardımı derseniz izin veririz!’
Türkiye bir taraftan problem çıkarıyor; diğer tarafta El Nusra ve El Kaide çetelerinin hüküm sürdüğü gümrük kapılarını geçebilmek başlı başına bir sorun oluyor. Güney Kürdistan hükümetinin içinde bulunduğu uğursuz, Kürt halkına hiç yakışmayan durumdan dolayı da aktaramadık. Mesela bir seferinde ambulanslarımız kapıya dayandığında, KDP, “Mesud Barzani’nin fotoğrafını ve Başur bayrağını asarak ‘KDP’nin yardımıdır’ derseniz yol veririz” dedi. Ama halkımız bunu kabul etmedi. Çünkü her şeyden önce, halkımız emeğe saygılıdır. Emeği olmayan insana hiçbir konuda prim vermez ve orada da ciddi bir direniş oldu. Bu direniş basına yansıyınca, Güney Kürdistan hükümeti dayanamadı ve kapıları açmak zorunda kaldı. Ambulanslarımız Rojava’ya girdi. Yani bu tür zorluklar hala da var, sürüyor. Ama aşacağız, başka yolumuz yok.
Şu anda en acil ihtiyaçlar neler?
En acil ihtiyaçlar hastane malzemeleri ve ilaç. Biliyorsunuz, ilaç çok pahalıdır. Rojava’ya gönderdiğimiz ilaçları da parayla ölçmeye kalksak milyonları bulur. Bizim milyonları verip ilaç alma imkanımız yoktur. Bundan dolayı ilaç toplayan bazı kurumlardan destek aldık. Özellikle İsviçre ve Avusturya’daki yardımlar çok dikkat çekici ve değerliydi. Almanya’dan da çok değerli yardımlar geldi ve biz bu yardımları ulaştırdık. Fakat ihtiyacı karşılamıyor.
‘Acil ihtiyaç ilaç ve maddi yardım’
Mesela Kobanê’de yeni bir hastane yapıldı ve içi bomboş. Biz bu hastanenin içini doldurmakla sorumluyuz. Heyva Sor a Kurd’un tek başına bunu yapması mümkün değil; zaten yeni kurulmuş bir yardım kurumudur ve buna rağmen üzerlerine düşeni fazlasıyla yapıyorlar. Fakat büyük ihtiyaçları karşılayacak düzeyde bir organizasyon değildir. Onun için, hastane malzemelerini, ilacı ve maddi yardımı buradan, acilen ulaştırmalıyız.
Kış aylarında da yardımlarınız devam ediyor mu?
Tabii ki devam ediyor. Bizim yardımlarımız ve Rojava’ya yönelik projelerimiz her mevsim devam ediyor ve edecek. Bunun kışı, baharı, yazı, sonbaharı olamaz.
Peki yabancı kurumlardan yardım veya destek alıyor musunuz?
Maalesef çok ciddi destekler alamadık. Bu da siyasidir. Yani Avrupa’daki çoğu yardım kurumu devlet kurumudur. Bunlara gönderdiğimiz yazılara, belgelere karşılık alamadık. Dedikleri tek şey, “biz zaten yardım ediyoruz” ve “araştırıyoruz”. Oysa ÖSO’ya yardım ediyorlar. Hatta belki de el altından diğer düşmanlarımıza da yardım ediyorlar.
‘Kürt bölgesinde yabancı kurum yok’
Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’ne de müracaat ettik; “bizim arkadaşlarımız zaten orada çalışıyor” dediler. Araştırdık, El Nusra saflarında filan çıktı. Kürt bölgesinde hiçbir yabancı kurum veya sağlıkçı görmedik. Olsa zaten anında haberimiz olur. Birkaç doktor çıkıyor, gitmek isteyen, onların hakkını yemeyelim.
Alman, İspanyol, Fransız, İtalyan bazı doktorlardan talep geliyor. Fakat can güvenliği sorunu olduğu için belki istedikleri tarihte gönderemiyoruz; ama göndermeye uğraşıyoruz. Şu anda öyle bir çalışmamız var. Can güvenliklerini sağladıktan sonra, bir grup doktoru göndereceğiz.
Rojava halkı Heyva Sor a Kurdistanê’ye nasıl bakıyor?
Şu anda tek umut Heyva Sor a Kurdistanê. Rojava’da Heyva Sor a Kurdistanê’yi tanımayan kalmadı. Zaten Rojava halkı, her vesileyle teşekkür ediyor. Yardımlarımız halkımız için umut oldu. Hangi koşul altında olursa olsun, bu yardımları ulaştırmaya devam edeceğiz.
Avrupa’daki yardımsevelere çağrınız nedir? Ne söylemek istersiniz?
Çağrımız şudur: Rojava’yı zaten her Kürt çok iyi takip ediyor ve ihtiyaçlarını da biliyor. Birinci ve ikinci kampanyamıza katılan halkımızın o seferberlik ruhunu yitirmemesi gerekiyor. Rojava’dan arkadaşlarımızla birlikte ihtiyaç listelerini daha da sadeleştirdik. Halkımız mutlaka katılmalıdır. Hem parasal, hem de ilaç ve hastane malzemeleri konusunda yardımda bulunmalıdır.
‘Her Kürt iletişime geçsin’
Her bir Kürt hastanelerle iletişime geçsin, doktorlarla ilişkiye geçsin, yardım kurumlarıyla ilişkiye geçsin. İsteyen her insan kendi adresini, mailini vererek iletişim kurabilir, yardım toplayabilir. Her Kürt’ün mutlaka bir ilişkisi vardır. Bir hastaneyle olur, doktorla olur... Bugüne kadar doktorlara, hemşirelere ve diğer sağlık çalışanlarına yaptığımız çağrılara karşılık almış değiliz. Ama çok iyi biliyoruz ki çok sayıda Rojavalı Kürt de Avrupa’da doktorluk yapıyor. Mesela bu Rojavalı sağlıkçı arkadaşların mutlaka bir araya gelip böylesi bir dönemde nasıl yardım yapacağını sorgulaması gerekir; uykularının kaçması gerekir. Çoğunun orada çocukları, akrabaları var; insanları var. Sürekli iletişim içindeler. Ama maalesef bugüne kadar sağlıkçılar ayağa kalkmış değiller. Bunda bir acayiplik var. Bu arkadaşlarımız artık rüyadan uyanmalı ve gerçeği görmeli. Belki gidip orada çalışmayabilirler; ancak yardım konusunda da ciddi bir adım görmedik. Kürt doktorlarının bir araya geldiği kurum veya dernekler de var; ama harekete geçmiyorlar.
Ne kadar yardım ulaştı?
Kampanya dönemlerinde Rojava’ya ne kadar yardım ulaştırıldı?
* Birinci ve ikinci kampanyada toplam 1.5 milyon Euro nakit para aktardık.
* Bunun dışında, yaklaşık 25-30 ton ilaç ve 30-40 ton hastane malzemesi aktardık. 35 adet içi ilaçlar ve hastane malzemeleriyle dolu ilk yardım ambulansı gönderdik.
* Kobanê’ye bir röntgen cihazı, bir ultrason cihazı ve bir EKG cihazı; Efrîn ve Cizre bölgesine 27 adet hastane yatağı gönderildi.
* 3 tane jeneratör ve soğutucu üniteli 3 araba ile buradan ilaçlarımızı da götüren 7,5 ila 10 tonluk dört kamyon gönderdik.
* Rojava’da çok fazla insan dışarda yatıyordu; özellikle Halep’ten ve Şam’dan gelen yoğun Kürt göçüyle evlerde yer kalmamıştı. İnsanlar hastanelerde, okullarda yatmak zorunda kalıyordu. Bu insanları geçici olarak da olsa ferahlatmak için çadırın uygun olacağını düşündük. Türkiye’den acilen 300 tane hem soğuğa hem de sıcağa karşı dayanıklı çadır alıp gönderdik.
* İnsanların açlığını gidermek için de acilen paket şeklinde yiyecekler gönderdik.
* Çocuklarımız süt bulamıyordu, hastalanma riskleri yüksekti; hemen oraya 140 ton civarında sütü acilen ulaştırdık.
* 22 bin 500 çocuğumuza kalem, defter, silgi, okul çantası aldık. Okula giden çocuklarımıza kutular içinde gıda maddesi gönderdik.
* Kan torbalarına çok ihtiyaç vardı, acilen kan verilmesi gereken durumlar olabiliyordu; 10 bin adet kan torbası aldık ve oraya ulaştırdık.
* Kurban Bayramı’nda 100 bin Euroluk bin civarı kurban kesildi.
* Bunlar dışında da neye acil ihtiyaç varsa, biz Kuzey Kürdistan üzerinden temin edip oralara göndermeye çalıştık.
Diğer projeler
Heyva Sor a Kurdistanê’nin diğer proje ve çalışmalarından da bahseder misiniz?
Şu anda, öksüz, yetim ve parçalanmış ailelerin çocuklarına yardım ediyoruz; halkımızın sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için proje yürütüyoruz; yardıma muhtaç tutuklu ve hükümlülerin kendilerine ve ailelerine yardım ediyoruz; olağanüstü afet durumlarında acil yardım projeleri yürütüyoruz; Kardeş Aile Projesi’ni devam ettiriyoruz; dini bayramlarda yoksul insanlara yardım ediyoruz. Bunun yanı sıra dengimiz olan kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmaya ve basın-yayınla ilişkiler geliştirmeye çalışıyoruz. Bu projelerimiz temelinde, son 6 ayda, Rojava dışındaki çalışmalarımız ise şöyle:
* 2013 yılının son 6 ayında Kuzey’de 265 çocuğumuza, her bir çocuk için 75 Euro olmak üzere ayda toplam 19.875 Euro; Güney’de 150 çocuğumuza 6 ayda bir 7.500 Euro ödeme yapılmaktadır. Yani baktığımız toplam çocuk sayısı 415’tir.
* Barış Anneleri’nin çalışmalarına destek olmak amacıyla, her ay düzenli olarak 650 Euro ödenmektedir.
* Yardım için başvuran bazı tutuklu ve hükümlülerinin ihtiyaçları imkanlar dahilinde karşılanmaktadır. Ayrıca bazı ailelere cezaevindeki yakınlarını ziyaret edebilmeleri için aylık, düzenli olarak 400 Euro yardım yapılmaktadır.
* Doğu Kürdistan’da İnsan Hakları Savunma İnisiyatifi’yle çalışmalar yürütülmektedir.
* Kardeş Aile Projesi’yle, bize başvuran ailelerle yardıma ihtiyacı olan aileler arasında ilişki kurma çalışmaları devam etmektedir. Bugüne kadar bu projeyle birçok ailemize ulaştık.
* Ramazan ayında toplanan 80.000 Euro, Rojava’daki halkımıza ulaştırılmıştır. Kurban Bayramı’nda ise yaklaşık 7 ton kurban eti Kobanê’ye, 10 ton Efrîn’e, 15 ton Qamişlo ve Cizre bölgesine dağıtılmıştır.
9 ülkede ortaklık
Heyva Sor a Kurdistanê, ilk olarak 1993 yılında Almanya’nın Bochum şehrinde kuruldu. 16 yıldır çalışmalarını sürdüren kurum, farklı ülkelerde değişik isimlerle kurulmuş olan yardım örgütleriyle ortak çalışmalar yürütmektedir. Bu kurumlar şunlar:
Fransa: Crossant Rouge Kurde
Hollanda: Koerdiesche Rode Halve Maan
İsviçre: Heyva Sor a Kurdistanê
İsveç: Kurdiska Röde Halvmanen
Avusturya: Roja Sor a Kurdistanê
Belçika: Koerdiche Rode Halve Maan
İngiltere: Kurdish Red Moon
Danimarka: Stöttenforeningen Mesopotamians Sol
Heyva Sor a Kurdistanê’nin Almanya’daki merkezinin yeni iletişim bilgileri ise şöyle:
Wilhelmstr. 7
53840 Troisdorf
Tel: 02241 - 9752583 / 02241 - 9752585
Fax: 02241 - 9752584
İnternet: www.heyvasor.com
ADEM KARAÇOBAN/KÖLN