
Rojava’nın Efrin Kantonu’ndan bir yıl önce ailesi ile birlikte İstanbul’a gelen Abdo ailesinin en büyük çocuğu Mohamad Nuri Abdo (15) ve kardeşi Abduhonnan Abdo (14), 9 Eylül 2014 tarihinde kontrolden çıkan bir araç tarafından ezildi. Abdo kardeşlerin sonrasında maruz kaldıkları muamele, Kürt düşmanlığını gözler önüne serdi.
Araçta bulunan iki kişiden biri olan ve olay yerinden kaçan Cüneyt Toprak, yakalanarak gözaltına alınsa da hemen serbest bırakıldı. Kazada bacakları ezilen iki kardeş tedavi gördükleri Haydarpaşa Numune Hastanesi’nden, tedavileri sonuçlanmadan Türkiye vatandaşı olmadıkları gerekçesiyle atıldı. Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek kazaya neden olan sürücü hakkında şikayetçi olan baba Abdulaziz Abdo ise Emniyet görevlileri tarafından kovuldu. Baba Abdo’nun anlatımına göre, kazadan sonra iki kardeş önce Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’nde ardından da Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
Yaraları hala açık
Abdo’nun küçük oğlu Abduhonnan, 27 gün hastanede tedavi gördükten sonra Türk vatandaşı olmadığı gerekçesiyle apor topar hastaneden çıkarıldı. Numune Hastanesi’nin “Türkiye vatandaşı değil daha fazla bakamayız” diyerek kendilerini aile hekimliğine yönlendirdiğini ancak aile hekimliğinin de yine vatandaş olmadığı için tedaviyi reddettiğini söyleyen Baba Abdo, “Oğlumun tüm yaraları hala açık, hijyenik bir ortamda ve doktor gözetiminde tedavisinin tamamlanması gerekir. Aksi halde evde enfeksiyon kapacak” diye konuştu.
İki bacağını da kullanamıyor
Abdo’nun büyük oğlu Mohamad Nuri ise 77 gün kaldığı Numune Hastanesi’nden yine aynı gerekçeyle atıldı. 8 ameliyat geçiren Nuri’nin sağ bacağı çürümeye terk edilirken, arabanın ezmesi sonucu parçalanan sol bacağını da kullanamıyor. Doktorlar, tedavi görmesi halinde sol bacağının kurtarılabileceğini belirtiyor.
Emniyet’ten kovuldu
Olaydan sonra Küçükçekmece Emniyet Müdürlüğü’ne giderek şikayetçi olduğunu ancak hiçbir ilerleme kaydedilmediğini söyleyen baba Abdulaziz Abdo, “Karakoldan bana dosyanın savcılığa intikal ettiğini söylediler ancak savcılığa gittiğimde de dosyanın hala polisin elinde olduğunu ve kendilerine ulaşmadığını söylediler. Bunun üzerine tekrar karakola tercüman ile birlikte gittiğimde Emniyet’teki yetkili masaya yumruk vurarak beni kovdu ve tercümanıma da benim için bir daha tercümanlık yapmamasını söyledi” diye aktardı.
Olaya ilişkin bilgi veren Av. Ömer Çakırgöz ise Emniyet’in olaydan 9 gün sonra delilleri toplamaya başladığını ve yine olaydan 25 gün sonra ezilen çocukların ifadesini aldığını söyledi. Firari Cüneyt Toprak hakkında yakalama kararı çıkarıldığını belirten Çakırgöz, çocuk mahkemesine dava açmaya hazırlandıkları bilgisini verdi.
Haydarpaşa Numune Hastanesi yetkilileri ise olaya dair bilgilerinin olmadığını öne sürdü.
SİNAN TUNÇDEMİR/DİHA/İSTANBUL