Rojava’nın sokakları...

Fakat daha yakından etrafı inceleyince ve bir süre dolaşınca, savaşın yakın olduğunu tahmin edebilirsiniz. Kentin belli noktalarında, özellikle de kentlerin kenar mahallelerinde, bazı çöp yığınları görebilirsiniz. Çöp toplayan araçlar ilkel/sade tarzda çalışıyor. Hemen her sokakta elektrik üretmek amaçlı jeneratörler çalıştırılıyor ve çok ses çıkarıp kötü havaya neden oluyor. Dışardan gelen bir insanın nefes almakta zorlanabilir bu jeneratörlerin yanında fazla dolaşınca.
Yeşil alanların –sayısı sınırlı- çimenleri diğer devletlerde gibi hiç sulanmıyor ve belli kavşakları çiçekler süslemiyor. Her önemli kavşakta ve noktada silahlı (kalaşnikof) insanlar kentin asayişini sağlamak amaçlı duruyor. Kentin bazı sokaklarına - özellikle siyasi kurumların olduğu yerlerde - araç girişleri asayiş tarafından kontrol ediliyor. Bu kontrol noktaları da olası intiharlara karşı, görünümü çirkin olan büyük beton ve demir parçalarıyla gerçekleştiriyorlar. Toplum asayişi kendi parçası ve gerekli görmesine rağmen, barışın olduğu bir coğrafyada sokaklarda bu kadar çok silahlı güvenlik elemanı olmaz. Son üç yılda değişik çete örgütlerine karşı mücadelede yaşamını yitirmiş insanların fotoğrafları birçok duvarda asılıdır. Bazı sokaklarda baştan sona bu şehitlerin fotoğraflarına rastlayabilirsiniz.
Cizîre bölgesinde göze çarpan birçok başka nokta daha var. Örneğin şehirlerde derelerin yatakları çoğu zaman çöple doludur. Belediyeler sokaklarda çöpü toplarken buralara eğilmiyorlar. Bunun iki nedeni var: Bir; tekniki olarak bu çöpü toplamak zor çünkü elle toplamak gerekir. İki; buralar temizlense bile, toplumun çöpe yaklaşımını dikkate alarak buranın bir süre sonra yeniden çöple dolması büyük ihtimaldir.
Yine Cizîre bölgesinde cami sayısı Kuzey Kürdistan’a göre çok daha az. Her mahallenin mutlaka bir veya iki camisi var. Ancak TC’dekiler bunun 2-3 katı. Bunun nedenini Rojavalılar Suriye devletinin İslam dinini özellikle yayma çabası göstermemesi ve TC’ye göre dine daha normal yaklaşmasına bağlıyorlar. Başka dikkatimi çeken nokta, insanların sakin bir şekilde kent içinde hareket etmeleridir. Aslında bu normaldir ve Cizîre’de insanlar hep böyle hareket etmişler. Ancak bizler Rojava ve Suriye’yi tamamen savaşla anmamızdan dolayı kafamızda belli durumları canlandırdığımız bir gerçek.
Kuzey Kürdistan ile önemli başka bir farklılık, yapıların çok fazla kat sayısına sahip olmamaları. Kent merkezlerinde bu 3-5 katı sıkça bulurken, mahallede genelde 2-3 katı geçmez. Bu bir kültür meselesi olması kadar, Suriye devletinin TC sınırına yakın yerleşim yerlerinde fazla kat sayısına izin vermemesi de önemli bir etken. Rojava’nın elinde çok iyi bir fırsat var ve Kuzey’ın hatalarını tekrarlamaya özen göstermelidir. Ki bunu Yerel Yönetim, Kentleşme ve Bölgesel Kalkınma’dan sorumlu bakanla tartışma imkanına sahip olduk.
Olumlu başka bir boyut içme suyunun içilebilinir olmasıdır. Bütün şehirler içme suyunu yer altından aldıkları için su temiz. Ancak kısa ve uzun vadeli iki gelişme içme suyunu tehdit ediyor: Yer altı su seviyesinin aşırı kullanımdan dolayı düşmesi ve çöplerin Qamişlo’da içme suyu kuyularına yakın bir yerde toplanılıp yakılmasıdır. Bunu gelecek yazılarda ele alacağız.
