Almanya’da sivil toplum örgütleri, Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal ve soykırım saldırılarına tepki göstererek Rojava ile daha fazla dayanışma çağrısında bulunuyor.
NİHAL BAYRAM/DİLAN KARACADAĞ
Türk devletinin işgal planının günlerdir kitlesel eylemlerle protesto edildiği Almanya’da Rojava’ya destek büyüyor.
Alman yardım kuruluşu Medico International Türk devletinin işgal saldırısına karşı imza kampanyası başlatırken, Rojava halkıyla dayanışma için de bağış kampanyası yürütüyor. “Dünya için Ekmek”, Kindernothilfe ve Terre des Hommes gibi yardım kuruluşlarıyla birlikte çalışan Medico International saldırının yasadışı ve keyfi olduğunu halkta korku ve paniğe yol açtığını belirterek, BM-Güvenlik Konseyi’ni savaş ve insanlık dramını önlemek için göreve çağırdı. Türkiye’nin uluslararası hukuku hiçe sayarak Rojava’yı bombaladığı, savaşı körükleyerek insani krizi şiddetlendirdiğine dikkat çeken Medico International, “Rojava’da, DAİŞ ve Suriye’deki savaştan kaçan yüzbinlerce kişi için sığınak oldu. Türk saldırısıyla Rojava yeniden savaş alanına dönüştürülmek isteniyor” dedi. Türk işgalinin geç kalınmadan durdurulması gerektiğini kaydeden Medico International, “Almanya’nın gündeminde insan hakları ve demokrasi yerine, mülteci göçünün durdurulması var. Alman hükümeti derhal harekete geçmeli, NATO müttefiği Türkiye ile AB anlaşmaları sonlandırılmalı, silah anlaşmaları, ticareti durdurulmalı” çağrısında bulundu.
Bağış ve imza kampanyası
Zor koşullarda Türk işgal saldırısındaki halka yardım sağlayan Kürt Kızılayı Heyva Sor ile birlikte çalışma yürüttüklerini kaydeden Medico International, “Bağışlarla Rojava halkını destekleyelim” çağrısında buldu. Medico international’in #rojavastattkrieg başlığıyla hazırladığı imza ve bağış kampanyasına şu adres üzerinden destek verebilirsiniz: https://www.medico.de/kampagnen/rojava-statt-krieg/
Dr. Wilk: Çalıştığım yer bombalanıyor
Şiddetli çatışmaların yaşandığı dönemlerde birçok kez Rojava’ya giden Dr. Michael Wilk, Türk devletinin işgal saldırısına tepki göstererek, “Türk ordusunun Rojava’ya saldırısının benim için daha kişisel ve farklı bir boyutu var. Saldırı, yakın arkadaşlarımın yaşadığı yerde gerçekleşiyor. 2014’ten bu yana çalıştığım yer bombalanıyor. Gerek Kobanê ve Serêkaniye hastalenerinde olsun, gerekse Minbic veya Reqa’daki Heyva Sor’un travma merkezleri” dedi.
Protesto et, bağışta bulun
“Terör örgütü DAİŞ’e karşı savaş veren Kürt kadın ve erkeklerin mücadelesini bizzat tanık oldum; yaralananlar hatta hayatını kaybedenleri gördüm. Şimdi ise DAİŞ’i yenenler Erdoğan tarafından desteklenen islamcı paralı askerleri tarafından saldırıya uğruyor” diyen Dr. Wilk, Rojava’yla dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu. “Yaşanan bir terör eylemidir, hem de Alman politikası tarafından ele avuca sığdıralamayan bir politikacı tarafından” diyen Dr. Wilk eklmedi: “Tüm bunlar, Alman imalatı olan silahlarıyla bir NATO ülkesi tarafından gerçekleştiriliyor.”
Saldırıya hayatını kaybeden ve yaralananlar olduğunun da altını çizen Dr. Wilk, “Ne mi yapabilirsiniz? Protesto edin, politikaya baskı uygulayın, duruş sergileyin ve bağışta bulunun. Şu anda, dayanışma her zamankinden daha gerekli. Heyva Sor’a yapacağınız bağış, Rojava’ya yüzde 100 ulaşıyor. Rojava’yı savun” çağrısında bulundu.
Dr. Trabert: Aklım Rojava’da
Almanya’nın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Armut und Gesundheit v.V (Yoksulluk Karşıtı ve Sağlık Hizmeti Örgütü) Başkanı Prof. Dr. Gerhard Trabert de birçok kez Rojava’ya giden ve Rojava’nın sağlık ihtiyaçlarının, acil ekipmanlarının karşılanması için kampanyalar düzenleyen bir isim. Dr. Trabert en son Eylül ayında Rojava’daydı. “Aklım Rojava’da yaşayan tüm arkadaşlarımda” diyen Dr. Trabert, “Rojava’ya karşı uluslararası hukuka aykırı olan askeri operasyonun hazırlanması endişe ve öfke yaratıcıdır” dedi. Almanya ve tüm dünyaya işgalin durdurulması için harekete geçme çağrısında bulunan Dr. Trabert, “Alman silahları Rojava’da tekrar kullanılacak. Silah ihracatı derhal durdurulmalı. Batı açık şekilde tutum almalı” dedi. Rojava’daki halkın özgürlük için mücadele edeceğini söyleyen Dr. Trabert, “Çok sayıda insan yaşamını yitirecek, kentler yeniden yerle bir edilecek” diyerek, buna izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ekonomik ambargo uygulanmalı
Rheinland-Pfalz Eyaleti Göç ve Uyum Meclisleri Çatı Kurumu Başkan Yardımcısı Kemal Gülçehre de “Günümüzün diktatörlerine dur denmesi demokratik dünya ülkelerinin görevidir” dedi. Rojava’ya yönelik işgale tepki göstererek, bu suça ortak olunmaması çağrısında bulunan Gülçehre şunları belirtti: “Başbakan Angela Merkel, Erdoğan’a ekonomik ambargo uygulanmasına onay vermeli. Silah satışlarından ekonomik yardıma kadar Almanya Türkiye ile pazarlıkta. Bu pazarlığın kurbanı çocuklar, kadınlar olacak. Buna izin veremeyiz. Almanya bu saldırıya ortaklıktan derhal vazgeçmeli.”
C Birliği: Etnik temizliği durdurun
Almanya’nın siyasi partilerinden Bundnis-C Christien für Deutschland, (C Birliği-Almanya İçin Hıristiyanlar), “Federal Hükümeti ve AB’yi NATO’nun ortağı olan Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı olan savaşı ve etnik temizliğini durdurmaya çağırıyoruz” dedi. Parti, Alman hükümetinin bu kritik durumda işgalci güçler ile ortak olma yerine Rojava yönetimiyle işbirliği yapması ve bölgedeki demokrasiyi koruması gerektiğini vurguladı.