
Denetim mekanizması işler mi?
Toplantı sonrası yayımlanan ortak bildiride ise derin görüş ayrılıklarını gizleme çabası dikkat çekti. Zira ambargonun uzatılmaması kararı hiç de kolay alınmadı. AB dışişleri bakanlarının toplantısı, üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları nedeniyle uzun ve çetin müzakerelere sahne oldu. Muhaliflere silah yardımı yapılmasını savunan İngiltere ve Fransa’nın başı çektiği ülkeler ile Finlandiya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya ve İsveç gibi savaşı şiddetlendireceği için silah yardımına karşı çıkan ülkeler anlaşamadı. Bu ülkelerin bakanları ayrıca silahların radikal İslamcıların eline geçmesini endişesi yineleyerek, Esad rejiminin yıkılması durumunda bu silahların Batı’ya çevrilebileceğini vurguladı. Tüm bu endişelere son vermek için silah teminin nasıl ve hangi koşullar altında kimlere verileceği açıkça belirtildi. Buna göre; AB'den Suriye’ye yönelik silah satışı, yardımı, ihracatı, transferi durumunda bunların sivilleri koruma amaçlı olması şartı aranacak ve silahlar, Suriye Muhalefet ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’na teslim edilecek. Satış öncesi silahların ne amaçla ve kimler tarafından, nasıl kullanılacağı konusunda güvence talep edilebilecek. Silah satışı için gerekli lisanslar her talep için ayrı ayrı değerlendirilecek. Ancak tüm bu anlaşmalara rağmen Suriye'ye gönderilecek silahların El Nusra gibi radikal İslamcı örgütlerin eline geçmeyeceğinin garantisi yok.
Rusya'dan misilleme
Rusya ise AB'nin Suriyeli muhaliflere silah sağlanmasına olanak sağlayacak kararından bir kaç saat sonra S-300 füzelerini Esad rejimine göndereceğini açıkladı. Moskova, amaçlarının "Suriye'ye dış müdahaleyi caydırmak" olduğunu savundu. Açıklamayı yapan Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov, füzelerin "istikrar faktörü" olduklarını ve bazı ''deli fişek''leri savaşa girişmekten alıkoyabileceğini söyledi. Rusya ayrıca AB'nin Suriyeli muhaliflere uygulanan silah ambargosunu kaldırmasını da eleştirdi. Ryabkov, kararın "Cenevre konferansı şansını" sekteye uğratabileceğini vurgularken, S-300 füzeleriyle ilgili sözleşmenin yıllar önce imzalandığını savundu. Gelişmeleri yakından takip eden gazeteciler, Rusya'nın açıklamasının "misilleme" olarak görülebileceğini söyledi.
İsrail'den tehdit
İsrail de bunun üzerine füzelerin Suriye’ye ulaşması halinde “ne yapacaklarını bildiklerini” söyledi. İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon, Rus patriotlarının henüz Rusya'dan yola çıkmadıklarını belirterek, "Çıkmayacaklarını umuyorum, ama eğer, Tanrı korusun, Suriye'ye ulaşırlarsa, biz ne yapacağımızı biliyoruz" dedi.
Muhalefetin kararı bekleniyor
Rusya bir taraftan Esad rejimine desteğini sürdürürken diğer taraftan ABD ile birlikte Cenevre Konferansı'nın hazırlıklarını yürütüyor. AB dışişleri bakanları Brüksel'de toplantı halindeyken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise ABD'li mevkidaşı John Kerry ile Paris'te konferansın detaylarını görüşüyordu. Esad rejimini toplantıya katılması konusunda ikna eden Moskova, ABD'den de Suriye muhalefetinin toplantıya katılımını sağlamasını bekliyor. Suriye muhalefeti ise Esad'ın istifasını şart koşuyor. Konferansın Haziran ortasında bakanlar düzeyinde yapılması planlanıyor. Ancak muhalefetten yanıt vermediği için ABD ve Rusya herhangi bir tarih vermekten kaçınıyor.
HABER MERKEZİ
Senatör’den gizli ziyaret
ABD Kongresi'nde Suriyeli muhaliflerin silahlandırılmasını destekleyen isimler arasında yer alan Cumhuriyetçi Senatör John McCain, Türkiye sınırından Suriye'ye geçerek muhaliflerle gizlice görüştü. 76 yaşındaki McCain'in, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Yüksek Askeri Konsey Başkanı Selim İdris ve ÖSO'nun 20 komutanıyla bir araya geldiği belirtildi. Alınan bilgiye göre; görüşmede muhalifler, McCain'den kendilerine ağır silah verilmesi, uçuşa yasak bölge, Esad rejimi ve Hizbullah güçlerine yönelik hava saldırıları da dahil olmak üzere, ABD'nin kendilerine desteğini artırması talebinde bulundu. McCain'in ziyaretinin çok kritik bir zamana denk geldiğini belirten İdris, "Sahada farklılık yaratmak ve savaşta öne geçmek için ABD'nin yardımına ihtiyacımız var. Şu anda çok kritik bir durumdayız" dedi.
Beyaz Saray'dan konuyla ilgili bir açıklama gelmezken, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili ise McCain'in Suriye topraklarına geçtiğinden haberinin olduğunu söylemekle yetindi. McCain'in sözcüsü de ziyaretin gerçekleştiğini doğruladı ancak ayrıntı vermeyi reddetti. McCain, ziyaretiyle iç savaşın başlamasından bu yana Suriye’yi ziyaret eden en üst düzey Amerikalı yetkili oldu.
Sniper gazeteciyi vurdu
Suriye’de bir gazeteci daha iç savaşın kurbanı oldu. Esad rejimi yanlısı İhbariye televizyonu muhabiri Yara Abbas, Kuseyr’deki Dabaa Askeri Havaalanı yakınlarında muhalif bir keskin nişancının kurşunlarıyla hayatını yitirdi. Suriye Enformasyon Bakanlığı ise 26 yaşındaki Yara Abbas’ın çatışma sırasında kurşunlara hedef olduğunu açıklamakla yetindi. Geçtiğimiz yıl da İhbariye televizyonu muhabiri Muhammer el-Ekrem, Deyru’z Zor’da, Ebu Yahya Şam yakınlarında hayatını kaybetmişti İhbariye televizyonunun merkezine 27 Haziran 2012’de düzenlenen bombalı saldırıda da en az 7 kanal çalışanı yaşamını yitirmişti.
2 yılda 150 gazeteci
Suriye Gazeteciler Sendikası, ülkede iç savaşın başlamasından bu yana 150’den fazla gazetecinin çatışmalarda hayatını yitirdiğinin açıkladı. Hayatını kaybedenlerin büyük bir kısmının sivil gazeteci ya da gönüllü muhabirler olduğu belirtildi.
Kuseyr Esad’ın denetiminde
Öte yandan son günlerde çatışmaların yoğunlaştığı stratejik önemdeki Kuseyr kasabasının büyük bir kısmının Hizbullah desteğiyle, Esad’ın ordusunun denetimine geçtiği belirtildi.