S-400’leri almaması için geçen hafta Washington’da önemli üst düzeyden yöneticilerden Türkiye’ye gelen uyarıların ardından bu hafta da 4 senatör bir yazı kaleme aldı. 2 senatör de tutuklu ABD vatandaşları hakkında Kongre’ye tasarı sundu.
Türk- Amerikan ilişkilerinde S-400’lerin yarattığı gerginlik her geçen gün kendisini biraz daha hissettiriyor. Türkiye’nin Rusya’dan alman anlaşması yaptığı hava savunma sistemi S-400’ler konusunda New York Times için ortak bir yazı kaleme alan Jim Risch, Jim Inhofe, Bob Menendez ve Jack Reed adlı 4 ABD’li senatör, füze savunma sistemlerinin teslim edilmesi halinde Ankara’nın asla F-35 sahibi olamayacağını vurguladı. Amerika’da bir başka gelişme de tutuklu ABD vatandaşları konusunda yaşandı. Türkiye’de tutuklu ABD vatandaşları için Türk yetkililere yaptırım isteyen tasarı Kongre’ye sunuldu.
4 senatör
Türkiye’nin Rusya’dan satın alma anlaşması imzaladığı S-400 hava savunma füzelerinin Temmuz ayında Türkiye’ye teslim edileceği belirtilirken, ABD yönetiminin itirazları sürüyor. Geçen hafta ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve ABD Dışleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’nin S-400’leri almaması için uyarıda bulunurken, dün de 4 ABD’li senatör ülkeninin önde gelen gazetelerinden New York Times’te yayınlanan bir yazıyı kaleme aldı.
İkisi Demokrat Parti’den, ikisi de Cumhuriyetçi Parti’den 4 senatör, Türkiye’nin S-400’ler ile F-35’ler arasında bir tercih yapması gerektiğini belirtti. S-400’lerin Türkiye’ye teslim edilmesi durumunda Ankara’nın asla F-35 sahibi olamayacağını belirten Cumhuriyetçi senatörler Jim Risch ve Jim Inhofe ile Demokrat senatörler Bob Menendez ve Jack Reed, ayrıca ABD yasaları ile tanımlanan yaptırımların da devreye gireceğini öne sürdü.
‘Ya Rus füzesi ya da ABD jeti’
“ABD savaş jeti ya da Rus füze sistemi. İkisi birden değil”
başlıklı yazıda Türkiye’yi açık ve net bir şekilde uyaran senatörler, Ankara’nın bu yıl sonu itibarıyla bu iki seçenekten sadece birisine sahip olacağını vurguladı.
‘Sonuçları olacak’
Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Inhofe ve kıdemli üyesi Reed ile Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Risch ve kıdemli üyesi Menendez, AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tercihinin “sonuçları olacağı” uyarısında bulundu.
Yazıda özetle “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı tercihin ülkesinin dünyadaki yeri, ABD ile ilişkileri ve NATO’daki konumu konularında büyük sonuçları olacaktır” ifadesini kullanan senatörler, S-400’lerin tercih edilmesi durumunda gündeme gelecek olasılıkları sıraladı.
Makalede, böyle bir durumda Türkiye’nin ortak üreticilerinden birisi olduğu F-35 programından çıkarılmakla kalınmayacağı, aynı zamanda ABD yasaları uyarınca kısaca CAATSA olarak bilinen ve “Yaptırımlar Aracılığıyla Amerika’nın Rakiplerine Karşılık Vermek” isimli önlemlerin devreye gireceği vurgulandı.
Senatörler, söz konusu yaptırımların devreye girmesi durumunda Türkiye’nin uluslararası piyasalarda zorluk çekeceğini, dış yatırımcıların ülkeye girmekten kaçınacağını ve havacılık, uzay ve savunma sanayilerinin sekteye uğrayacağını iddia etti. Ayrıca Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması durumunda uçakların parçalarının üretim süreçlerine dahil edilen tüm Türk tedarikçilerin de sözleşmelerinin iptal edileceği belirtilirken, “Türkiye F-35 programının önemli bir ortağı ancak yeri doldurulamaz değil” ifadesi kullanıldı.
Tutuklu ABD vatandaşları için tasarı
Öte yandan ABD Kongresi’ne, Türkiye’de ABD vatandaşlarının ve ABD diplomatik misyonlarında çalışan Türklerin tutuklanmasından sorumlu üst düzey Türk yetkililere yaptırım uygulanmasını öneren bir tasarı sunuldu.
Tasarıda ABD yönetiminden, “haksız tutuklamalardan” sorumlu tüm üst düzey Türk yetkililere yaptırım uygulaması, bu yetkililerin ABD’ye girişlerinin yasaklanması ve ABD’deki mal varlıklarının dondurulması istendi.
Tasarı Cumhuriyetçi senatör Roger Wicker ile Demokrat senatör Ben Cardin tarafından ABD Kongresi’nde Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu olarak da bilinen Helsinki Komisyonu’na sunuldu.
Tasarıda ABD Başkanı Donald Trump’tan Türkiye’ye temel hak ve özgürlüklere saygı duyması çağrısı yapması da istendi.
“ABD vatandaşlarını ve diplomatik misyon çalışanlarını siyasi kovuşturmalardan koruma tasarısı 2019” başlığını taşıyan tasarı metninde Türkiye’de binlerce kişinin de siyasi gerekçeli tutuklamaların kurbanı olduğu belirtildi.
Senatör Roger Wicker da komiteye yaptığı sunumda “ABD vatandaşı Serkan Gölge’nin Türkiye’de tutuklanmasının üzerinden 2 buçuk yıldan uzun süre geçti. O günden bu yana iki Amerikalının - Pastör Andrew Brunson ve ABD hükümetine çalışan yerel bir yetkilinin- dayanaksız terör suçlamalarıyla sahte cezalar aldığını gördük. İstanbul’daki konsolosluğumuzda görevli en az iki yerel görevlinin de herhangi bir kabahate yönelik inandırıcı delil olmasa da, siyasi motivasyonlarla yargılanma süreci devam ediyor.Türk yetkililer derhal vatandaşlarımıza ve personelimize yönelik bu tacizi durdurmalı” dedi.
2017’de ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyonlarında çalışan bazı yetkililerin gözaltına alınması sonrası iki ülke arasında kriz yaşanmış ve Washington ile Ankara karşılıklı olarak vize uygulamalarını askıya almıştı.
Özellikle Amerikalı rahip Andrew Brunson’ın tutukluluğu iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırmış, Ekim 2016’da gözaltına alınıp Aralık 2016’da tutuklanan Brunson, geçen yıl Ekim ayında serbest bırakılmıştı.
Türkiye’de tutuklu kaç ABD vatandaşı olduğuna dair net bilgi bulunmuyor ancak BBC Türkçe’den İrem Köker’in geçen Ağustos ayında yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de tutuklu bulunan ABD vatandaşı sayısı en az 6, tutuklu konsolosluk çalışanı ise 3. Yine Ağustos 2018 itibarıyla ABD basınında yer alan haberlerde ise 12 Amerikan vatandaşının ve diplomatik misyonda görevli üç yerli çalışanın tutuklu olduğu belirtiliyor. AKP-MHP iktidarı tutuklu ABD vatandaşlarının Gülen Cemaati’ne üye olduğunu belirtiyor.
Bir kere Türkiye algısı oluştu
Her ne kadar sunulan tasası, tutuklu ABD vatandaşlarının serbest bırakılmasını talep etse de konuyu yakından takip edenler tasarının S-400’le ve farklı konularla ilgili olduğunu da dile getiriyor. Türkiye-Amerika ilişkilerinin yakından takip eden Türk gazeteci Cansu Çamlıbel dünkü Twitter hesabında şu paşlaşımı yaptı:”Washington’da Türkiye’ye 2. yaptırım sezonu ters köşeden açıldı. Kongre S-400’den önce Türkiye’de tutuklu ABD’lileri gündeme aldı. İki senatörden ABD vatandaşları ve personelinin tutuklanmasında rolü olan ‘tüm üst düzey yetkililere’ yaptırım öngören yasa tasarısı. ABD’nin Türkiye’de ‘siyasi motivasyonla haksız yere yargılanıyorlar’ dediği kişiler listesinin başında NASA çalışanı Serkan Gölge ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu çalışanları Metin Topuz ve Mete Cantürk var. Hepsi 15 Temmuz sonrası süreçte FETÖ bağlantısı iddiasıyla tutunlanmıştı. Cardin ve Wicker’ın tasarısı bu haliyle yasalaşmasa bile Washington’daki Türkiye algısının Ankara S-400’leri almaktan vazgeçse bile kolay kolay değişmeyeceğini göstermesi açısından çok kritik. Erdoğan Türkiyesi’ni Maduro Venezuela’sı+siyasal İslam olarak kodlayan algı değişmiyor.”
HABER MERKEZİ