Sarı Yelekliler’in yapısı, amaçları ve hangi toplumsal kesimlerden geldiği çokça yazıldı ve çizildi. Ancak bir eylemcinin
“Her eylemimiz için ya ‘sağ’ ya ‘sol’ dediler. Biz toplumuz” ifadesi, Sarı Yelekliler için önemli bir ipucu niteliğinde.
SELMA AKKAYA / PARİS
Akaryakıt vergisi ve zamlarına karşı tepki gösterip 17 Kasım’dan bu yana eylemlerini sürdüren ve gelinen aşamada taleplerine daha yoğun şekilde toplumsal boyut kazandıran Sarı Yelekler eylemlerini sürdürüyor.
Biz de Marsilya, Bordeaux, Toulouse, Strasbourg gibi kentlerin yanı sıra Paris’te 5.Cumartesi sokaklara çıkarak adeta hayatı durduran eylemcilere taleplerini sorduk. Eylemciler, haklarını arayan liseli öğrencilere polisin aşırı şiddet kullanmasını tepkiliydi. Eylemciler, polis şiddetine maruz kalan öğrencileri sembolize etmek için zaman zaman her iki elini enselerinde birleştirerek, çömeldi.
Paris’in Opera Meydanı’na eylemcilerin sorularımıza verdiği kısa cevaplar şöyle:
Alaine:
“Öğrencileri elleri başında, okul bahçesine toplayan bir ülkede artık otoritenin ne kadar aciz olduğunu görüyoruz. Cumhurbaşkanı Macron’un önermeleri komedi niteliğindeydi. Bizler çok net bir şey istiyoruz, istifa etsin. Çünkü bu ülkenin yüzde 60’ı yoksul ve referendum isteyen Sarı Yeleklileri destekliyor ise Macron derhal referandum talebini kabul etmeli.”
‘5.kez Paris’te eyleme katılıyorum’
Antoine:
“5.kezdir ben Paris’teki eylemlere katılım sağlıyorum. Her eylemimiz için ya ‘sağ’ ya ‘sol’ dediler. Biz toplumuz. Talebimiz sosyal adalet ve referandum. Yönetimin şunu anlaması gerekiyor, artık halk böyle yaşamak için daha fazla enerjiye sahip değil. Yasak ve baskılarla bizi geri adım attırmaya zorluyorlar. Bu zor artık. Her yeri tutuyorlar, biz yine alanlardayız.
‘Her tarafı tutuyorlar biz yine alanlardayız’
Federic:
“Bakın geçen taksiciler, sürücüler bizimle. Her tarafı tutmalarına karşın yeniden 5. Cumartesi için buradayız. Yerellerde eylem devam ediyor. Bizim eylemlerimizi her defasında provoke etmek için bir siyasal anlayışa bağlamak istediler. Bizler halkız. Taleplerimiz var. Bu nedenle eğer bir radikallik varsa onlar bizi buna zorladı. Bugün yürümek istiyoruz. Sabah 08.00’den yana buradayız. Yürümemize izin vermiyorlar. Her defasında bir arkadaşımızı aramızdan gözaltına alıyorlar. Bu sabrımızı zorlamaktır. Bizler insanca yaşam koşulları sağlanana kadar sokakta olacağız. Bir ülke Macron ile yönetilmek istemiyor ama bize ‘buna mecbursunuz’ diyorlar. Biz seçmedik. Referandum yapılsın istiyoruz.”
George:
“Macron televizyon ekranlarında geçen hafta komedisini oynadı. Ardından Strasbourg’da saldırı oldu. Artık inanmıyoruz ‘terör’ diyerek bizi evlerimize tıkmalarına. Eğer terör yaşanıyorsa o da onların yüzünden. Bizim için 80 bin polis görevlendireceklerine, saldırıları önlesinler. Strasbourg’daki saldırıyı gerekçe yaparak eylemlerimiz yasadışı hale getirmek istiyorlar.”
‘Hep birlikte buradayız’
Gisaile:
“Buradayız, hep birlikte yeniden “Macron istifa” diyoruz. Geri adım atmayacağız. İşçiler, yoksullar, gençler olarak Macron’un bize söylediği yalanları kabul etmediğimiz için yeniden eylemde olmaya devam ediyoruz.”
Patric:
“Hiçbir talebimiz karşılanmadı. Sanki bizimle dalga geçiliyor. Halk talepleri için sokakta. Devletin dinlemesi gerekirken, etrafını atlı ve zırhlılarla çevirmesi kadar diktatörce bir şey olamaz. Çantalarımız, üstümüz başımız arandı. Trenler durduruldu ve sarı yelekleri olanlar, trenlerden indirildi. Yollar tutulmuş. Metrolar durdurulmuş. Bizler demokratik talebimizi duyurmak için buradayız ama Macron asıl kendi halkına terörist muamelesi yapıyor.”
17 Kasım’dan beri eylemdeler
Sosyal adaletsizlik, yükselen akaryakıt fiyatları ve vergilere karşı yola çıkan Sarı Yelekliler’in ülkeyi sarsan büyük eylemlerinin ardından Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron önce akaryakıt vergilerini geri çekmiş ardından birçok yeni vergilendirmeyi iptal ederek, asgari ücrete 100 euro ek yapmayı kabul etmişti.
Söz konusu açıklamadan sonra Sarı Yelekliler hareketinin bir bölümü, diyalog yoluyla taleplerini dile getireceğini ifade ederken, bir kısmı da sokaklardan ancak referandumun kabulü ile ayrılabileceklerini ifade edip 5. Cumartesi için çağrı yapmıştı.