Hollande koltuğa daha yakın
Aralık ayında yapılan seçim anketlerinde, Hollande yüzde 28, Sarkozy ise yüzde 26 oy oranına sahip gözüküyor. Anketlerin ne kadar güvenilir olduğu tartışmalık olsa da kriz, yolsuzluk skandalları, sosyal haklardaki gerilemeler ve Fransa’nın son on yılda sağla imtihanından sonra Hollande şu an için Cumhurbaşkanlığı koltuğuna daha yakın görünüyor. Bir önceki seçim düşünüldüğünde Sosyalist Parti’nin adayı son günlere kadar Sarkozy’nin önünde giderken, son iki hafta kala bir televizyon kanalında Sarkozy ile Ségolène Royal karşı karşıya gelmiş, yapılan tartışmada Sarkozy psikolojik üstünlüğü elde etmişti. Burada sermayenin ve ABD’nin desteğinin Sarkozy’nin arkasında olması elbette ana belirleyici unsurdu. Bu gözardı edilemeyecek bir faktör olsa da Royal’in ekonomiyi düzeltme adına “Sosyal hakları genişleteceğiz, işsizlik maaşlarını iki katına çıkaracağız, asgari ücret bin 500 Euro’nun üzerine çıkacak, sosyal yardım ve çocuk paraları yükselecek vb.” konuda yaptığı açıklamaya karşılık, Sarkozy, “bu parayı nereden getirmeyi düşünüyorsunuz” sorusunu yöneltmişti. Royal’in bu konuda tutarlı cevaplar oluşturamamasından yararlanan Sarkozy ise, televizyon ekranında adeta şov yapmıştı.
Le Pen tavan yapıyor
Sol ve sağda çok sayıda aday bulunması oyların dağılımını etkileyen ikinci bir faktör olarak işliyor. Özellikle François Bayrou yüzde 12 azımsanmayacak bir oy potansiyeline sahip. Bayrou’dan daha fazla oy oranına sahip olan Marine Le Pen, anketlere ve solun diğer adayları arasında dağılım gösteren yüzdelikler son ana kadar Hollande ve Sarkozy arasındaki çekişmeyi büyütecek nedenler arasında. Şu an her iki büyük aday diğer grupların oylarına oynama adına bir politika izlemekteler. Sağın sığındığı argümanlar, çalışma tarzı, vaadleri aynı rotasında giderken, sol kendi arasında parçalanmış bir tablo sergiliyor. En önemlisi de Fransa’nın güncel koşullarına göre halkı tatmin edecek bir politika geliştirmekten uzak solun en güçlü adayı Hollande geçmişe Mitterand’a sığındı. Cumhurbaşkanlığı konusundaki çekişme sürerken, kriz Fransa’da tüm etkisini derinleştirerek devam ediyor. Hem siyasi hem de ekonomik alandaki krizin faturası halka çıkmaya devam ediyor. Anketlerin en önemli noktası ise Le Pen gibi ırkçı bir partinin Fransa’da yüzde 18’lere kadar tırmanan bir taban kazanması. Fransa’da sağ istikrarlı bir şekilde yükselirken, sol parçalı yapısıyla, sürece uygun politikalar geliştirmeden uzak bir hat izliyor. Mayıs ayında gerçekleşecek olan seçimler öncesi halkın politik arenadan beklenti ve umudu ise geçmiş yıllara göre giderek düşüyor.
SELMA AKKAYA/PARİS