
Aile Sağlık Merkezlerinin (ASM) yıkılıp yerine polis merkezi ve karakolların yapılmasına tepki gösteren SES Eşbaşkanı Selma Atabey, "Sadece Bağlar 1 Nolu Sağlık Ocağı değil, Suriçi’ndeki Ali Paşa 1 Nolu ASM de aynı durumda. Bağlar’da bulunan 5 ve 6 Nolu ASM’lerde bu tehlike ile karşı karşıya" dedi.
Öz yönetim ilanlarından sonra devlet güçleri tarafından abluka altına alınan direniş alanlarındaki sağlık merkezi ve hastanelerin karargah olarak kullanılmasının ardından hukuksuzlukta sınır tanımayan AKP devleti bu sefer de Aile Sağlık Merkezlerini (ASM) yerle bir edip bu alanlarda karakol ve polis merkezleri yapma hazırlığında. İlk olarak Amed’in Bağlar ilçesindeki 2 ve 3 Nolu ASM’yi (1 Nolu Sağlık Ocağı) yıkan AKP devleti, Bağlar’daki 5 ve 6 Nolu ASM ile Sur’un Ali Paşa semtindeki 1 Nolu ASM’yi de yıkıp yerine polis merkezi ve karakol yapacak. ASM’lerin yerine karakol ve polis merkezlerinin yapılmasına tepki gösteren Amed Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Eşbaşkanı Selma Atabey, "Yaklaşık 3 ay önce 1 Nolu Sağlık Ocağı’ndaki aile hekimi ve sorumlular bizi bu yıkım işleminin olabileceğine dair bilgilendirmişlerdi. Çünkü Valilik ve Halk Sağlık Müdürlüğü tarafından bu arkadaşlarımıza Bağlar 1 Nolu Sağlık Ocağı’nın yıkımına ve İl Emniyet Müdürlüğüne devir edildiğine dair, şifahen bir bilgilendirme yapmıştı" dedi.
Yasak sürerken boşaltıldı
Bu duyum ardından Türk Tabipler Birliği (TTB), Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve Sağlık Platformu olarak basın açıklaması yaparak sağlık ocağının yıkılıp ve yerine karakol yapılmasına karşı tepkilerini dile getirdiklerini kaydeden Atabey, Meclis’teki siyasi partilerle görüştüklerini, Meclis’e konuyla ilgili verilen soru önergesine cevap alamadıklarını, Diyarbakır Valisi’yle yapılan görüşmeden de bir sonuç çıkmadığını aktardı.
Bu başvurular ardından yaklaşık 1 ay önce, Bağlar 1 Nolu Sağlık Ocağı’na duruma ilişkin bir tebligat geldiğini belirten Atabey, "15 Mart’ta Bağlar’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve 17 Mart’ta arkadaşlarımızı arayıp süre belirtmeden hızlı bir şekilde sağlık ocağını boşaltmalarını söylemişler" dedi.
Tam teşekküllü merkez
1 Nolu Sağlık Ocağı’nın yıkımının halk tarafından tepki ile karşılandığını belirten Atabey, "Söz konusu Bağlar 1 Nolu Sağlık Ocağı, 2 ve 3 Nolu Aile Sağlık Merkezleri olarak geçen tam teşekküllü bir merkezdi. Her bir merkezde 5 doktor olmak üzere 10 doktorun ve herbirinde 5 hemşire olmak üzere 10 hemşirenin çalıştığı toplamda 55 bin kişilik bir nüfusa sağlık hizmeti sunan 1 Nolu Sağlık Ocağı 1960’larda 'sosyal devlet' mantığı ile kurulan bir sağlık ocağı. Mekan olarak da halkın ulaşabileceği, fiziki koşulları uygun olan bir sağlık ocağıydı. Herkesin evi gibi bildiği bir alandı" diye belirtti.
Halk yıkıma karşı
Yıkılacağına dair duyumların ardından halkın ciddi tepkiler gösterdiğini, bölgede oturan yurttaşlar ve esnafların imza kampanyası başlattığını belirten Atabey, "AKP’li vekillerle de görüşen halk, ‘Sağlık Ocağı bizimdir karakol olmasını istemiyoruz’ dedi. Fakat halkın ve Biz Sağlık Platformunun istemi göz önüne alınmadı. Sonuç olarak 26 Mart’ta Bağlar 1 Nolu Sağlık Ocağı’nın yıkılıp, yerle bir olduğunu televizyondan öğrendik" ifadelerini kullandı.
"Bağlar sosyal ekonomik durumu çok düşük bir ilçe hele son süreçte Sur’daki sokağa çıkma yasağından sonra gerçekleşen göçün ardından durum daha da kötüleşti. Böyle bir kitleye hizmet veren bir sağlık ocağından söz ediyoruz" diyen Atabey şöyle konuştu: "Peki, bu ASM’lerde hangi sağlık hizmetleri veriliyordu? Başta aşı olmak üzere, gebe takibi, çocuk hizmeti, poliklinik, laboratuvar hizmetleri veriliyordu. Halka aktif sağlık hizmeti veren bir merkezin bu şekilde yerle bir edilmesini doğru bulmuyoruz."
Savaş değil sağlık hizmeti
Atabey, "Sadece Bağlar 1 Nolu Sağlık Ocağı değil, Suriçi’ndeki Ali Paşa 1 Nolu ASM’mizde aynı durumda. ASM’nin bulunduğu arazi kesin olarak Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edilmiş ama merkezin yıkımı daha gerçekleştirilmemiş. Bunun yanı sıra Bağlar’da bulunan 5 ve 6 Nolu ASM’lerde yine bu tehlike ile karşı karşıya" uyarısında bulundu. Sağlık örgütlerini net tavır almaya çağıran Atabey, Sağlık Bakanlığı’na da şu çağrıda bulundu: "Halkın şu an askere, polise ve daha fazla güvenliğe ihtiyacı yok. Sosyal alanlara, özellikle sağlık hizmetlerine ihtiyaçları var. Sağlık Bakanı’nın artık savaşa hizmet etmekten vazgeçip sağlık kurumlarını ve halkın sağlığını korumaya yönelik tedbirler geliştirmesi gerek."
ELİF DOÐAN/MELEK YÜKSEL/ANF/AMED
Hastane işgal altında
Cizre Devlet Hastanesi’nde 2 poliklinik kapatılarak jandarma ve polise tahsis edildi.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde devlet güçlerinin kamu kurumlarını sınırsız kullanımı, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasına rağmen halen devam ediyor. Bazı okullar ve bahçeleri askeri kışlaları aratmayan görüntülere sahne olmaya devam ediyor.
İlçede yasak kısmi olarak kaldırılmasına rağmen hala Cizre Devlet Hastanesi’nin 3’üncü katı polis ve askerlerin kaldığı bir alan olarak kullanılıyor. Hastane asansöründe 3’üncü kata çıkmanın yasak olduğu uyarısı asılırken, görevli personelin bile bu kata çıkması engelleniyor. Hastalar, hastane bahçesinde sabahları spor yapan askerlerin attığı sloganların eşliğinde muayene olmak zorunda bırakılıyor.
Şırnak ve İdil’de devam eden çatışmalar nedeniyle Cizre Devlet Hastanesine muayene olmak için gelen hastalar birçok polikliniğin kapatılıp askeri alan olarak ayrılmasından kaynaklı saatlerce sırada bekliyor. Yoğunluktan dolayı sıra numarası alamayanlar ise ertesi gün tekrar geliyor ya da muayene olamıyor. Cizre’de, devlet güçlerince başvurulan uygulamalar hiçbir şekilde kayıt altına alınamıyor.