Cezaevlerinde açlık grevini sonlandıran tutsaklara yönelik olumsuz durumları sıralayan TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, ayrıntılı muayene, tetkik, tedavi ve özel bir beslenme programı gerektiren açlık grevlerindeki kişilerin hastanede tedavi olması gerektiğini vurguladı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ile Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası (SES) tarafından oluşturulan kriz masası, cezaevlerinde biten açlık grevlerine dair dün TTB Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya; SES Eşbaşkanı Gönül Erden, TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, TTB Genel Sekreteri Bülent Nazım Yılmaz, Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut ve SES Genel Sekreteri Pınar İçel katıldı.
Uyulması gereken kurallar var
İlk sözü alan TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, açlık grevlerinin sonlandırılması sonrasında özenli bir tıbbi yaklaşım gerektiğini vurguladı. Uzun süredir devam eden açlık grevlerinin sonlandırıldığını anımsatan Adıyaman, “Dünden bu yana Türkiye’nin bazı yerlerinde sıkıntılar olduğu haberini alıyoruz. Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Adana ve Mersin’den bilgiler geliyor. Gelen haberlerden sonra açıklama yapma ihtiyacı duyduk. Bilindiği üzere uzun süreli açlığın insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Açlık grevindekilerin sağlığına kavuşması için ve normal beslenmeye geçiş süreci belli kuralları gerektirmektedir” dedi.
Yeni olumsuzluklar yaşanması
Ayrıntılı muayene, tetkik, tedavi ve özel bir beslenme programı gerektiren açlık grevlerinde öncelikle kişilerin hastaneye götürülmesi ve tedavilerinin hastane koşullarında yapılması gerektiğine dikkat çeken Adıyaman, “Bu süreçte kalıcı bedensel-zihinsel hasar gelişmesine neden olabilecek uygulamalardan kaçınılması, bilimsel bilgiler ışığında özenli bir yaklaşım gösterilmelidir. Geçmişteki acı deneyimler, bizlere açlık grevi yapmış kişilerin yeniden beslenme sürecinde sağlık açısından birçok olumsuzluk yaşandığını göstermiştir” şeklinde konuştu.
Kelepçeli muayene dayatması
Bu sürecin taşıdığı riskleri öngörerek, ulusal ve uluslararası deneyimler ışığında tedavi kılavuzları hazırladıklarını hatırlatan Adıyaman, bu kılavuzları hem cezaevlerine hem de tüm sağlık birimlerine ulaştırdıklarını söyledi. Tüm uyarılara rağmen Pazar gününden beri kaygı verici bilgiler geldiğini ifade eden Adıyaman, şöyle devam etti: “Cezaevlerinde açlık grevini sonlandıran mahpusların ya hastaneye hiç götürülmediği ya da götürülmelerinde zorluk çıkarılıyor. Götürülenler de hastanelerde yatışları yapılmadan cezaevlerine geri götürüyorlar. Kelepçeli muayene dayatıldığı bilgileri geliyor. Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının genel olarak açlık grevindeki mahpusların cezaevlerinde tutulmalarına dair tutum aldıklarını görmekteyiz.”
Ayrıntılı muayene edilmeli
Açlık grevindeki tutukluların cezaevleri hekimlerine ve oradan da hastanelere sevklerinin yapılması gerektiğinin altını çizen Adıyaman, şöyle konuştu: “Açlık grevinde olan kişiler, uzun süreli açlığa maruz kalmış ‘hastalar’ olarak değerlendirilmeli ve mutlaka tıbbi kontrolden geçirilmelidir. İlgili uzman hekimler tarafından ayrıntılı muayene ve tetkik edilmeleri gerekmektedir. Sağlık örgütleri olarak açlık grevleri ve sonlandırma süreci tıbbi olarak multi-disipliner yaklaşımla yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.”
Hukuka uygun davranılmalı
Adıyaman son olarak, şu önerilerde bulundu: “Özellikle; vücut ağırlıklarının yüzde 10’unundan fazla kilo kaybı olanlar, kanama, denge sorunu, görme bozukluğu vb. ek şikayeti ve yeterli B-1 vitamini almamış olanlar yatarak tedavi edilmelidir. Açlık grevini sonlandırmış mahpusların cezaevlerinde yetersiz olanaklarla tedavi edilme eğilimi, eksik risk değerlendirmesi, yanlış-yetersiz tedavi ile tıbbi uygulama hatalarıyla sonuçlanması kaçınılmaz olacaktır. Bu uygulamalar, açlık grevi sonlandırma-beslenmeye geçiş protokollerine aykırıdır ve insan sağlığı açısından kabul edilemez. İnsan ve hasta hakları bakımından uyulması zorunlu olan, hekimliğin de en temel değerlerinden biri olan hastalar arasında ayırım yapmadan gereksinim duyduğu tüm tıbbi tedavi ve girişimleri yapma yükümlülüğü hekim ve sağlık çalışanlarının sorumluluğundadır. Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerini tedavi kılavuzlarına uymaya, tedavi süreçlerini cezaevlerinin olanakları ile sınırlandıran yaklaşımlarından vazgeçmeye ve hukuka uygun davranmaya çağırıyoruz.”
Genel Müdürlükle görüşüldü
SES Eşbaşkanı Gönül Erden de cezaevlerinden gelen bilgiler ve yaşanan olumsuzluklar sonrasında Cezaevi Tevkif Genel Müdürlüğü ile İHD ve SES olarak görüştüklerini aktardı. Cezaevlerindeki tüm sorunları ilettiklerini belirten Erden, yapılması ve beslenmede dikkat edilmesi gerekenler noktasında tekrardan bir bilgilendirme yaptıklarını ve buna uyulması gerektiğini söylediklerini kaydetti. Erden, “Görüşmede sorunları çözeceklerini belirttiler” dedi.
Hayatları riske girebilir
Açlık grevleri sonrasında yaşanacak krizleri önceden öngördüklerini ve bunun için birçok kez uyarıda bulunduklarını söyleyen Erden, şunları dile getirdi: “Bugün gördüğümüz kadarıyla bir hazırlık yok. Cezaevlerindeki mahkumların yaşam hakkı, sağlık hakkı, onuru yetkililerin sorumluluğundadır. Açlık grevlerinin hassas bir şekilde atlatılması yükümlülüğü onlara aittir. Bunu bilerek hareket edilmeli. Doğru ve etkili tıbbi müdahale olmadığı takdirde insan hayatının riske girdiğini ve kalıcı hasar olduğunu biliyoruz.”
Ring aracında bekletme
Tutsakların uzun süre ring araçlarında bekletildiği, kelepçeli muayene dayatıldığı yönünde bilgilerin kendilerine geldiğini paylaşan Erden, “Kelepçeli muayene suçtur. Özellikle hastane sevkleri ambulansla yapılmalı. Şakran, Tekirdağ, Patnos ve Mersin cezaevlerinde sıkıntılar yaşandığı bilgisi geliyor. Şakran ve Batman’da cezaevlerinde beslenmeye yönelik yağlı, salçalı yemekler çıktığı öğrenildi” diye konuştu.
ANKARA