Kadın emeğinin yoğun olduğu, ancak erkek egemen kapitalist sistemin bir parçası olan sağlık alanındaki bu geleneği yıkmak ve sağlığın bir kültüre dönüşmesi amacıyla Demokratik Toplum Kongresi ve Kongreya Jınên Azad'ın (KJA) ortaklığıyla Kadın Sağlık Hareketi'nin oluşturulması için çalışmalar hızlandırıldı. İlk olarak geçtiğimiz 27-28 Ocak 2013'teki DTK'nin Sağlık Kurultayı'ndaki Kadın Çalıştayı'nda kadınların yeni bir sağlık anlayışının geliştirilmesi açısından öncü güç olması için tartışmaya açtığı Kadın Sağlık Hareketi, önümüzdeki süreçte oluşturulacak. 

HDK Sağlık Meclisi Koordinasyonu ve aynı zamanda Dr. Ata Soyer Sağlık Politikaları Okulu'ndan Canan Çalağan, önceki gün Amed'de başlayan DTK 2. Sağlık Kongresi'nin ardından ete kemiğe bürünecek olan hareketin nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu ve sağlık alanında nasıl bir etki yaratacağına ilişkin konuştu. 


Kapitalist modernite sağlıksızlık üretiyor

Çalağan, kadınlar olarak tüm erkek egemen toplumsal kurumsallaşmalara geliştirdikleri eleştiriyi sağlık alanından doğru da geliştirdiklerini belirterek, sağlığın tarihine bakıldığında aslında kadın eksenli olduğunu ancak kadına yönelik geliştirilen cins kırımıyla şekillenmiş bir sağlık anlayışının, bugün kapitalist moderniteyle nerdeyse 'sağlıksızlık' üreten bir noktaya evrildiğini kaydetti. 


Hareket yeni bir sağlık anlayışını ortaya koyacak 

Kadın Sağlık Hareketi'nin mevcut modern tıp anlayışına ve algısına en temel alternatifi oluşturacağını söyleyen Çalağan, hareket fikrinin nasıl açığa çıktığını şu şekilde özetledi: "Uzun süredir bir tartışma süreci içerisindeyiz. Erkek egemen tıbbın kadın elinden zorla alınıp erkek hekimlere devredilmesi tarihini kendimizden doğru araştırmaya ve açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Şifacılık tarihsel olarak bir kadın eylemi, kadın işidir. Yani ilk toplumsallaşmanın kaynağı kadın. Ancak hiyerarşik cinsiyetçi toplumun açığa çıkmasıyla birlikte ve bunun günümüzdeki yansıması olan kapitalist modernitenin ulaştığı noktada kadın aşama aşama toplumsal alandaki rolünü nasıl yitirdiyse sağlık alanında da o rolünü aşama aşama kaybetti. Bugün bütün bir sağlık sisteminin içerisinde neredeyse tamamen erkek egemenliği var. Kadın bunun yardımcısı, yükünü taşıyandır. Ama karar verme yetisi ve bu etkinliği bağımsız yürütmesi bütünüyle elinden alınmış durumda. Dolayısıyla cinsiyetçi olmayan, iktidarı geliştirmeyen, hiyerarşik olmayan ve en önemlisi de doğayla ilişkisi ele geçirme, tahakküm kurma biçiminde olmayan karşılıklı ekolojik bir yaklaşımı barındıran, yeni bir sağlık anlayışının ancak alternatif bir kadın sağlık hareketiyle mümkün olacağını düşünüyoruz. Bunlar aynı zamanda hareketin ilkeleridir." 


Meclis ağıyla tüm toplumla temasa geçilecek

Hareketin aynı zamanda yeni yaşam inşasında da kadınların bir alternatifi olacağını ifade eden Çalağan, hareketin örgütlendirilmesine ve misyonuna ilişkin ise şunları söyledi: "Mahalle mahalle, sokak sokak, köy köy hem DTK hem bizler, sağlık meclisi olarak da kendi meclislerimizi oluşturuyoruz. Harekette bu sağlık meclisleriyle kadın meclisleri arasında kurulacak ilişki, kadın sağlıkçıların anti-hiyeraşik bir ruhla yürütecekleri öncülük rolü bu ilişkiyi geliştirecek. Tüm toplumu meclisler aracılığıyla algıyı ve hizmetleri de bununla beraber olarak yaygınlaştırmayı toplumun kendi kendine yeterliliğini, kendi sağlık bilgisini açığa çıkarmasını sağlayacak. Hem toplumun hafızasındaki geleneği açığa çıkartacağız hem de modern tıbbın elde edilen kazanımların içinden iktidarcı geleneği temizleyerek harmanladığımız yeni bir sağlık anlayışıyla tüm topluma ulaşacağız"


HAYRİ DEMİR / DİHA/AMED