• Salgın, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda sürekli uyarı  ve nerilerde bulunan sağlıkçıları haklı çıkardı.

İzmir Tabip Odası ve İzmir Tabip Odası İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Komisyonu, koronavirüsü (Kovid-19) salgınının İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği alanında sağlıkçıları haklı çıkardığını belirterek, yıllarca işyerlerinde risk faktörlerinin varlığına işaret etti.

Komisyon tarafından yapılan açıklamada, sağlık ve güvenlik alanının önemine işaret ediler, şunlar sıralandı:

* Risk faktörleri var, dedik: Kimyasal, ergonomik, psikososyal risk faktörleri gibi birçok risk faktörleri var ve koruma çalışmaları yapılsın, dedik. Korona salgınıyla birlikte biyolojik risk faktörlerinin birçok işyeri için ne kadar önemli olduğu acı bir şekilde anlaşıldı.

* Kişisel koruyucu kullanın, dedik: Yıllarca işyerlerinde Kişisel Koruyucu Donanımları kullanın, dedik. Baret, N-95 ve diğer maskeleri, koruyucu gözlük, kullanın dedik. Korona salgınıyla birlikte kişisel koruyucuların önemi anlaşıldı. Herkes maske, koruyucu gözlük, eldiven kullanmaya başladı. Sadece işyerleri değil, tüm toplum önemini anladı.

* Acil durum planı yapılsın istedik: Yıllarca işyerlerinde acil durum planı yapılsın, dedik. Olay meydana gelmeden önce alınacak tedbirler ve meydana geldikten sonra kriz halinde yapılacaklar diye çalışma yapılsın istedik. Korona salgınından sonra bu planların önemi anlaşıldı. Pandemik İnfluenza Ulusal Hazırlık Planı’ndaki önlemler alınsaydı belki daha rahat olabilirdik.

* Meslek hastalıkları önlensin, dedik: Yıllarca çalışanlar, çalıştıkları yerlerdeki risklerden dolayı hasta olmasınlar diye sayısız etkinlik yaptık. Meslek hastalıkları kayddedilsin istedik. Korona salgınından sonra sağlık alanında çalışanların işyerlerinde biyolojik riskten dolayı hasta olmasını acı bir şekilde deneyimledik. Sağlık sektörü dışında da birçok iş kolunda mesleğinden dolayı işyerlerinde korona enfeksiyonu kapan binlerce çalışan tespit ediliyor.

* İş kazaları olmasın, dedik: Yıllarca çalışanlar çalıştıkları yerlerde iş kazasına uğramasın diye sayısız faaliyet yürüttük. Her kaza kayıt altına alınsın istedik. Korona salgınından sonra işyerinde virüs bulaşma tespitleri de artık iş kazası olarak değerlendirilmeye başlandı.

* Kronik hastalıkların sağlık gözetimi, dedik: Yıllarca işyerlerinde özel politika gerektiren çalışanlar sağlık gözetimlerini yaptık. İşyerlerinde kronik hastalar sağlık gözetimlerini yapıp işe göre çalıştırılmalarını sağladık. Korona salgını sonrası bu grupların önemi anlaşıldı. Kronik hastalar, 65 yaş üstü çalışanlar için sokağa çıkma yasağı gibi özel önlemler getirildi.

* Hijyen ve dezenfeksiyon, dedik: Yıllarca işyerlerinde hijyen önlemleri alınsın diye uğraştık didindik, Yemekhane hijyeni, tuvalet- lavabo hijyeni, el yıkama, el dezenfektanları, işyerlerinde hijyen eğitimleri ve hijyen denetimlerini yaptık. Personel hijyen belgelerini kontrol ettik, portör muayenelerini takip ettik. Korona salgını sonrası hijyenin önemi bütün ciddiyetiyle ortaya çıktı. Herkes artık dezenfektan kullanmaya başladı. Hijyen hayatımızın en önemli unsuru oldu.

* Bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanma dedik: Yıllarca işyerlerinde biyolojik risklere karşı aşılamayı önerdik. Grip aşısı, tetanoz aşısı hepatit aşısı gibi aşıları işyerlerinde inatla uyguladık. Aşı karşıtı görüşlere karşın aşılamayı sürdürdük. Korona sonrası tüm toplum aşılamanın önemini acil bir şekilde öğrendi.

* Koruyucu hekimlik, dedik: Yıllarca işyerlerinde işyeri hekiminin görevi koruyucu hekimliktir dedik. Reçete yazma ve hasta muayenesi sonra gelir dedik, Bulaşıcı hastalıklara karşı işçi sağlığı eğitimleri yaptık, eğitim kayıtlarını aldık, sertifikalar verdik. İçme suyu, yemekhane hijyenlerini kontrol ettik. Korona salgını sonrası koruyucu hekimliğin önemi bütünüyle anlaşıldı. İZMİR