BİLAL SEÇKİN / MA / İSTANBUL

Suriye'de İdlib'e yönelik operasyonun “Kemik Kıran Savaşı” olarak nitelendirildiğini belirten Ortadoğu Uzmanı Musa Özuğurlu, Suriye’deki saha şartlarının Kürtler ve Şam’ı masaya oturtacağını söyledi.

Suriye iç savaşında kilit önemdeki İdlib operasyonu konusunda Rusya, Türkiye ve İran'ın Tahran'da yaptığı zirvede uzlaşma çıkmadı. Üçlü arasından imzalanan Astana Anlaşması kapsamında ilan edilen 4 “çatışmasızlık” bölgesinden biri olan İdlib, taraflar arasında çözülmeyen tek yer olarak kaldı. Suriye’deki gelişmeleri Şam’dan takip eden Ortadoğu Uzmanı Musa Özuğurlu, Tahran Zirvesi’nden çıkan sonuçları ve İdlib operasyonunu değerlendirdi.

Süreç hızlandırılacak

Rusya ve Suriye’nin operasyonun ilk adımını attığını ve bu kararlılıkla Tahran’daki 3’lü zirveye geçtiklerini belirten Özuğurlu, Tahran’dan uzlaşma çıkmamasına rağmen Suriye, Rusya ve İran’ın kararlı olduğunu ve bunu Suriye ordusunun İdlib’e dönük harekâtının devam ettiğinden anladıklarını söyledi. Özuğurlu, Suriye ve Rusya’nın yaptığı bombardımana karşılık İdlib’te bulunan silahlı grupların, yönetimin hakim olduğu bazı bölgelere yönelik füze saldırılarında bulunduğunu da sözlerine ekledi. Özuğurlu, “İki tarafın da son büyük çatışmaya başladığını söyleyebiliriz. Suriye’de bu operasyona  ‘Kemik Kıran Savaşı’ deniliyor. Günlerdir Şam ile Humus arasında bazı askeri konvoyların İdlib’e doğru yol aldığına şahit olduk. Bu demektir ki, Tahran’da yapılan zirveden sonra Rusya, İran ve Suriye’nin herhangi bir şekilde düşüncesi değişmiş değil ve bu süreç daha da hızlandırılacak” ifadelerini kullandı.

Konsantre cihatçı kent 

Operasyonun taraflar arasında önemine değinen Özuğurlu, Suriye savaşında yönetime karşı olan grupların son durağı olan İdlib’in 'konsantre cihatçı kent' olduğunu belirtti. Özuğurlu, “Oradaki gruplara bugüne kadarki en ideolojik militanlar olarak bakabiliriz. Suriye yönetimi Kürt bölgesi haricindeki diğer bütün bölgeleri temizlemiş durumda. Bu durumda İdlib’i alması sadece nicelik olarak diğer şehirlere eklenecek bir şehir olarak değil, bütün niteliği değiştirecek olan bir operasyon olarak bakıyor” diye konuştu.

Kürtler Efrîn’e dönecek 

Özuğurlu, Türkiye’nin operasyona karşı çıkmasını ise şu sözlerle anlattı: “Türkiye İdlib’teki grupları Şam yönetimine karşı bir enstrüman olarak elinde tutuyor. Şam yönetimine karşı değil, aynı zamanda Rusya ve İran’a karşı da bir enstrüman olarak bulunduruyor. Eğer bu bölge Suriye ordusu tarafından geri alınırsa, sıra Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekâtında Türkiye’nin hakimiyetine giren bölgelere gelecek. Dolayısıyla da bu Kürtlerin Efrîn’e dönmesi anlamına gelir. Sonuç itibariyle orada herhangi bir şekilde kadim zamanlardan bir şekilde Kürtler yaşıyordu ve Kürtlerin ana memleketlerinden bir tanesidir. Türkiye de İdlib’te çok önemli bir şekilde silahlı grupları kaybedecek ve sahadaki gücü tamamen zayıflayacak. Masadaki gücü de Astana sürecinde İran ve Rusya’ya karşı tamamen kaybolacak.”

Anlaşma niyetleri var

“Kürtler ve Şam’ın İdlib operasyonu için bir araya geldikleri” yönündeki haberleri de değerlendiren Özuğurlu, Kürtlerle Şam arasında görüşmeler olduğunu ve olumlu bir havanın estiğini  belirterek, İdlib operasyonundan sonra sahada Kürtler ile Suriye yönetiminin kalacağını kaydetti. Özuğurlu, şunları söyledi: “Bunu savaşma anlamında söylemiyorum. Suriye’de artık Şam yönetiminin karşısında kalacak tek muhatap Kürtler olacak ve Kürt yönetimi Suriye yönetimine karşı birtakım şartlar öne sürecek. Son günlerde Qamişlo’da 13 Suriye askerinin ve Asayişten bazı mensupların ölmesiyle sonuçlanan olaylar var. Yaşanan olaylar bir şekilde aşılacak ve İdlib’ten sonra Kürtler ile Suriye yönetimi yine masaya oturacak. Burada masada öne sürülecek şartlar nedir? Zaman gösterecek ama dediğim gibi daha önceden de böyle bir irade vardı. Eğer dışarıdan herhangi bir müdahale olmazsa Kürtlerin Şam’la, Şam’ın da Kürtlerle anlaşma niyetinde olduğunu düşünüyorum. Şam’da yaptığım görüşmelerde de bu dile getirildi. İdlib operasyonu Kürtler veya Şam yönetimi açısından yeni bir seçeneği de doğurmuş olacak ama bu seçeneğin ne şekilde olacağını zaman gösterecek.”

Saha şartları belirleyici

 Özuğurlu, son olarak İdlib sonrası gelişecek olası süreci de şöyle değerlendirdi: “Bugüne kadar sahadaki bir takım gelişmeler gösterdi ki artık dışarıda hangi toplantı yapılırsa yapılsın, Suriye’nin geleceğini sadece ve sadece saha şartları belirliyor. Saha şartları herhangi bir Cenevre ya da Astana toplantısının bir anlamı olmayacağını gösteriyor. rtık Suriye’de silahlı grupların hepsi bitmiştir, geriye bir tek Kürt dinamiği ve Şam yönetimi kalmıştır. Şam ile Kürtler arasında yapılacak olan görüşmeler bundan sonraki Suriye’nin tamamını bize bir fotoğraf olarak verecektir.”