
Dortmund kentinde bulunan Westfalenhallenpark'ta önceki gün gerçekleştirilen görkemli festivale 100 bine yakın Kürdistanlı ve dostları katıldı. Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) tarafından 'Kürdistan'a Statü, Abdullah Öcalan'a Özgürlük' şiarıyla organize edilen 21'nci Uluslararası Kürt Kültür Festivali, Paris'te katledilen Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez ile Rojava'da yaşamını yitiren Kürdistanlı direnişçilere adandı.
Dortmund'da Kürt renkleri
21 Eylül Cumartesi sabah saatlerinde Westfalenhallenpark'a giriş yapan Kürtler ve dostları, YEK-KOM'un tahsis ettiği özel güvenlik elemanlarını arama ve kontrolleri ile alana alındı. Festvial alanının dört tarafına çeşitli kurumlar ve sivil toplum örgütleri, yiyecek, içecek ve bilgilendirme standları kurarak, hizmet verdi. Gazetemiz Yeni Özgür Politika, Heyva Sor a Kurdistanê, Mezopotamya Yayınları, Mîr Multimedia başta olmak üzere Vicdani Ret Derneği, Tatort Kürdistan, inanç kurumları Kürdistan İslam Toplumu (CÎK), Êzîdî Birlikleri Federasyonu, Demokratik Aleviler Federasyonu (FEDA), PJAK, MLKP, MLPD, TIKB, Alman Sol Parti, Yaşanacak Dünya, Kürt Veliler Birliği, yiyecek ve içecek standları alanda yer aldı.
Değişik standların yanı sıra Dengbêj Çadırı da ilgi odağıydı. Yine Kürt yazarlar kitap standlarında kitaplarını okuyucularına imzaladı. Bu arada çok ucuz fiyatla kitap satışları büyük bir ilgi gördü. Kürt kadınlarının büyük fedakarlıkları, her zaman her yerde olduğu gibi festival alanına da yansıdı. Kürdistan'daki savaşta çocuklarını kaybeden annelerin el emeği, göz nuru kabilinde yaptıkları yün atkı, şapka ve diğer ürünler Rojava'ya yardım standında satıldı. Şehit annesi İhde Bozkurt, "12 yıldır yapmış olduğumuz el işi yün örgütleri burada satıyoruz. 8 kadın arkadaşla birlikte bu çalışmayı yürütüyoruz. Sağ kaldığım sürece de örmeye devam edeceğim" dedi.
21. Uluslararası Kürt Kültür Festvali'nde Rojava konusu, farklı çalışmalarla da önplana çıktı.
Kürt kızılayı Heyva Sor a Kurdistanê'nin Rojava'ya yardım kampanyası festival alanında bulunan Kürdistanlılar çok yoğun ilgi gösterdi, dayanışmalarıyla Rojava halkının yanında olduklarını ortaya koydu.
Kürt gençleri de festival alanında "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Tüm Siyasi Tutukluları Özgürlüğü" için sürdürülen imza kampanyası doğrultusunda binlerce imza topladı.
Gençler Rojava'yı selamladı
21. Uluslararası Kürt Kültür Festivali, saat 12:30'da 'Ey Raqip' marşının okunmasıyla start aldı. Koma Zarokên Aramê Tigran'ın okuduğu marşın ardından sahneye, Avrupa Kürt Gençlik Örgütü Ciwanên Azad'ın organize ettiği ve Belçika'da 4 gün süren 'Rojava'yı Selamlama' yürüyüşüne katılan gençler alındı. Gençler adına yapılan konuşmada, Kürtlerin Rojava'da diğer halklar için de büyük bir umut ve güç kaynağı olduğu vurgulandı.
Meydanın ortasında kurulan festival sahnesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın dev posterlerinin yanısıra, Paris'te katledilen Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez ile Rojava direnişinde hayatını kaybeden YPG'liler başta olmak üzere Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğraflarıyla süslendi.
Sahnenin hemen üstündeki‚ 'Şehidên Rojava û Parisê Rêbere Azadiya Kurdistanê Ne' ana pankartının yanı sıra sahnenin etrafı ve alanda şu pankartlar asılıydı: 'Bijî Xweseriya Demokratik', 'Em Hebuna Xwe Bi Parezin u Azadiya Xwe Bidestbixin', 'Freiheit Für Öcalan, Frieden in Kürdistan', 'Şehîden Azadi u Aşitiyê Rumeta Me Ne', 'Şehîden Qilebanê Çiruskek Berxwedana Parastina Cewheriya Geleme', 'Şehîden Me Rumeta Meine', 'Em Şoreşa Rojavayê Kürdistanê Slav Dikin'
Rojava, Kürdistan mücadelesidir
Aralarında Kürt, Türk ve Alman çok sayıda sanatçı ile siyasetçinin sahne aldığı festival, ev sahipleri olarak YEK-KOM Eşbaşkanları Yüksel Koç ve Hamdiye Akbayır'ın konuşmalarıyla başladı. Kürtçe ve Almanca konuşan YEK-KOM Eşbaşkanları, Rojava'daki gelişmelere dikkat çekti: "Türk devleti El Nusra ve El Kaide gibi çeteleri Kürt halkının üzerine salıyor. Türkiye elini Rojava'dan çekmeli. Rojava mücadelesi Kürdistan mücadelesidir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı çözüm süreci karşısında Türk hükümeti gereken adımları atmalı."
Daha sonra festival alanındaki dev ekranda başta Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in katledilmesi olmak üzere Kürdistan'daki gelişmeleri konu alan sinevizyon gösterildi. Sinevizyon alanda bulunanların 'Şehîd Namirin' ve 'Bijî berxwedana Rojava' sloganları eşliğinde yayınlandı. Ayrıca Êzîdî Şêx'i Hüseyin Ulucan sahneye çıkarak Êzîdî Federasyonu adına kısa bir konuşma yaptı, katılımcıları selamladı.
'PKK yasağı kalkmalı'
Sinevizyonun ardından sahneye Alman Sol Parti Federal Meclis Üyesi Ulla Jelpke ve Alman Federal Parlamento Sol Parti adayı Ayten Kaplan çıktı. Rojava Devrimi'ni selamlayarak sözlerine başlayan Jelpke, "Rojava'da yaratılan demokrasi anlayışı sadece Suriye için aynı zamanda Ortadoğu için de örnek alınacak bir model" dedi. Jelpke, Alman Hükümeti'ne de çağrı yapt: "Almanya Türkiye'deki barış sürecini aktif bir şekilde desteklemeli. Bu yıl 20'inci yılına giren Almanya'daki PKK yasağı artık kalkmalı. AB de PKK'yi terörist örgütler listesinden çıkararak sürece cevap vermeli. Bu yüzden hepinizi 16 Kasım'da Berlin'de yapacağımız 'PKK yasağı kalksın, barış sürecine destek verilsin' yürüyüşüne davet ediyoruz."
Alman Marksist Leninist Parti (MLPD) Başkanı Stefan Engel, SPD'nin NRW (Nordrhein Westfalen) Eyaleti Parlamento Milletvekili Bernhard von Grünberg', Almanya Demokraitk Güç Birliği adına ATİF Başkanı Süleyman Gülcan, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da birer konuşma yaptılar.
Halkı selamladılar
Paris'te katledilen üç Kürt kadın devrimcinin babaları ve Sakine Cansız'ın ağabeyinin de sahne alarak halkı selamladıkları festivalde, KNK Eşbaşkanı Tahir Kemalizde de bir konuşma yaptı. Tahirzade'nin konuşması esnasında Avrupa'da bulunan bütün Kürt kurumlarının temsilcileri sahnede hazır bulunarak halkı selamladı.
Hınca hınç dolu olan festival alanının dışındaki köprü ve park alanları da Kürdistanlılar tarafından doldurulmuştu.
'Sert bir süreçten geçiyoruz'
100 bine yakın Kürdistanlı ve dostlarına sinevizyon aracılığıyla bir mesaj gönderen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 8 Mayıs'ta başlayan gerillanın geri çekilme sürecini durdurduklarını hatırlatarak, şimdi sert ve çetin bir süreçten geçildiğini söyledi. Bayık, "Bu kararın sebebi Türk devleti ve hükümetidir" dedikten sonra, kendi cephelerinde üzerlerine düşeni hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.
Kürt Özgürlük Hareketi ve Abdullah Öcalan'ın demokratik ve barışçıl çözümdeki ısrarının Türk Hükümeti tarafından karşılık bulmadığını kaydeden Bayık, şunlara dikkat çekti: Öcalan'ın koşullarında iyileşme olmadı; avukatları halen cezaevinde ve İmralı'ya avukat gidişi engelleniyor. Türk Hükümeti üyelerinin üslubunda değişim yok. Binlerce siyasetçi halen cezaevinde; hasta tutsaklar serbest bırakılmadı. Karakol ve baraj inşaatları sürüyor, çetelerin sayısı arttı.
Bayık, "Gerillanın geri çekilişinin durdurulması büyük bir uyarıdır" dedi.
Savaşı Rojava'ya taşıdı
Batı Kürdistan'daki duruma işaret eden Bayık, Türk devletinin Rojava'daki halkın radesini kırmak için savaş yürüttüğünü vurguladı. Kuzey'de savaş dururken Türk devletinin savaşı Batı Kürdistan'a taşıdığını söyleyen Bayık, Rojava etrafındaki kuşatma ve ambargoya işaret ederek, katliam hazırlıkları yapıldığını ve bu saldırıları da Türk devletinin organize ettiğini söyledi.
'İnsanlık direnişidir'
"Rojava direnişi insanlık direnişidir" diyen Bayık, herkesi bu direnişi görmeye ve katliamlara karşı durmaya çağırdı. Bayık, özellikle Halep'teki Kürt mahallelerinin katliam tehdidi altında olduğuna dikkat çekerek, sahip çıkılmaması halinde burada bir katliam yaşanacağını ve bunun da insanlık açısından utanç verici olacağını kaydetti.
Avrupa'daki Kürtler
Paris'te 9 Ocak günü üç Kürt kadın devrimcinin katledildiği saldırının aydınlatılmasını isteyen Bayık, "Avrupa'daki halkımız ve dostları bu katliamın aydınlatılması için çalışmalı" dedi. Bayık, uluslararası alanda yürütülen Öcalan'a özgürlük imza kampanyası konusunda ise "Bu kampanya daha da güçlendirilmeli. Önder Apo'nun özgürlüğü Kürdistan halkının özgürlüğüdür" ifadesini kullandı.
Bayık, Kürt halkı ve dostlarının PKK'nin 'terör örgütleri listesi'nden çıkması için yoğun bir çalışma içinde olmasını istedi.
Bayık son olarak şunları dile getirdi: "Kürtler, verdiği mücadele, ödediği bedeller ve yarattığı değerlerle özgürlüğü hak ediyor. Özgürlük aşamasındayız. Bizim yürüyüşümüz özgürlük yürüyüşüdür, hiçbir güç bunu engelleyemez."
Öfke ve coşku birarada
Festivalde halkın coşkusunun öfke fırtınasına karıştığı anlar ise PYD Eşbaşkanı Salih Muslim'in konuşmasından önce yapılan sinevizyon gösterimi sırasında oldu. Rojava'da Kürt devrimini adım adım inşa eden Kürt gençlerinin kahramanca direnişi, halkın büyük bir coşku ve sloganları ile karşılanırken El Kaide ve El Nusra çetelerinin Kürt halkına karşı yaptıkları saldırı ve vahşet görüntüleri Kürdistanlıların öfke fırtınasına yol açtı.
O an alanda bulunan yüzbine yakın Kürdistanlı ve dostları 'Bijî Rojava', 'Bijî YPG', 'Bijî Berxwedan' sloganları attı.
Sinevizyon gösteriminin ardından sahneye çıkan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Rojava'da halkın yediden yetmişe kadar büyük bir direniş içinde olduğunu belirterek, Kürtleri ve dostlarını bu direnişe sahip çıkmaya çağırdı. Muslim, Aylardır süren ambargoyla Rojava halkının terbiye edilmek istendiğini belirtti. Muslim, "Bizi ambargo ve açlıkla terbiye etmek isteyenleri terbiye edeceğiz. Bize saldıran, katleden, öldüren çetelere insanlığı öğreteceğiz. Bugün Rojava'da Demirci Kawa, Mazlum Doğan, Sêx Said, Seyid Rıza, Qazi Muhammed ve Melle Mustafa Barzani'nin çocukları direniyor. Bu direnişi yalnız bırakmamalıyız" diye seslendi.
Öcalan’ın selamı
100 bine yakın kişinin katıldığı festivalde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın selamıyla büyük bir coşku yaşadı. Katılımcılar "Bijî Serok Apo' sloganları ile Öcalan'ın selamını getiren Demirtaş'ı karşıladı. Festivalde halka hitap eden BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Öcalan'dan selam getirdiğini belirterek başladığı kounşmasında şunları dile getirdi: "İmralı'da tutulan Başkan Apo'nun her saniyesi özgür yaşamın mücadelesiyle geçiyor. Kendisi yeni süreçte siz Avrupa'daki halkımızın da örgütlemesini güçlendirmesini istedi."
Çözüm ve barış sürecine dikkat çeken Demirtaş, "Bugün Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü demek Kürt halkının özgürlüğü demektir. Çünkü Kürt halkının özgürlük talepleri bugün Başkan Apo ile sabitleşmiştir. Eğer müzakere sağlıklı, şeffaf bir şekilde yürürse önümüzdeki aylarda hiç kimsenin tahmin etmeyeceği gelişmeler olabilir"dedi.
Almanya ve Fransa'nın da bu sürece destek vermesini isteyen Demirtaş "Şimdiye kadar bu iki devlet sürece destek vermedi. Eğer Almanya ve Fransa sürece destek vermeyecekse köstek olmamalı. Paris katliamının aydınlatılması ve faillerinin cezalandırılması gerekiyor. Başta Fransa ve Almanya olmak üzer Avrupa farklı yollarla Kürt halkının mücadelesine müdahale etmesin" diye konuştu.
Kürt televizyonlarının kapatılması ile Avrupa'da Kürtlere yönelik siyasi operasyonların sürmesinin barış ve çözüm sürecine açıkça müdahale anlamına geldiğine dikkat çeken Demirtaş, Kürt politikasının sorgulanması gerektiğini söyledi. Demirtaş, şunları ekledi: "Tabii ki Kürt sorunun muhatabı AKP Hükümeti'dir, fakat Alman, Fransız, İngiliz ve Avrupalı diğer halkalara çağrı yapıyorum; Kürt halkı üzerinde sorumluluğunuz büyüktür, Kürt halkına olan borcunuzu ödeme zamanı gelmiştir."
Rojava'da bir tarafta katliam yapan çetelerin, diğer tarafta da bir halkın direnişinin olduğuna işaret eden Demirtaş, festival kitlesine ise şöyle seslendi: "Kürt'ün onurlu mücadelesini siz yürüttünüz, kazanımlarımızı siz yarattınız. Bakın; 20 yıl önce Kürt'ün ismi bile yoktu. Tam 80 yıl boyunca bize bunu dayattılar. Kürt olduğunu söylemekten korkan, Kürtlüğünden utanan bir halk bugün Ortadoğu siyasetinde belirleyen aktör olmuştur. Bu birliğinizi bozmayın, önümüzdeki süreçte Rojava gibi özgürlüğümüze biz de kavuşacağız."
Konuşmasının son bölümünde AKP'nin politikalarına da değinen Demirtaş, şunları söyledi: "AKP Kürtlere kırıntı haklar vermek istiyor ama biz onurlu ve bütün halkların, inançların özgürce yaşayabileceği bir çözümden yanayız. AKP'yi biliyoruz, şaşıracağımız doğru, inanın kendi paketlerine kendileri de bakıp bakıp şaşırıyorlar. Bunların zihniyetini biliyoruz. Kim ki Kürt halkının anadiline karşı çıktıysa, ağzıyla kuş tutsa bile onun şansı yok. Anadilinde 20-25 yılında eğitim almış ama anadilde eğitimin önemini biliyor. Bakan olmuş ama boş. Başbakan'a söylüyorum; senin ülkende 20 milyon Kürt yaşıyor, daha bir kelime Kürtçe öğrenmemişsin" diye konuştu.
Zengin bir kültürel program
21. Uluslararası Kürt Kültür Festvali'nin siyasi konuklarının yanı sıra kültürel programı da oldukça zengindi. Kürdistan'n dört yöresinden govend ekibi en çok ilgi gören gruplardandı.
Yine alandaki 'Dengbêjler Çadırı'nda Kürdsitanlı dengbêjlerin dinletileri ile alanın dört bir yanında gençlerin davul zurna eşliğinde çektikleri halaylar festivalin renkli yüzüydü.
Festivalde, Zarokên Aram Tîgran, Jinên Mezopotamya, Dengê Ciwanan, Kilamê Me, Abdal-Haluk Tolga İlhan, Serhado, Koma Berxwedan, sahne alarak festival katılımcılarına müzik dolu anlar yaşattı.
Polisin alanda hiç olmaması, geçmişte yaşanan bazı sorunların önünü de almış oldu.
Festval Tertip Komitesi yaptığı açıklamada, "Çok güzel bir atmosferde geçen festivalle ilgili olarak başta Dortmund Belediyesi olmak, tüm kurumlara ve yetkileleri duyarlılıklarından dolayı teşekkür ediyoruz" dedi.
M.ALPAVUT/M.ZAHİT EKİNCİ/M.MANG/ Ş.UCAL/A.KARATAŞ/Ö.BOZOÐLU/ H.BAKIR/ R.AYDOÐDU