Son günlerde internet ve e-posta üzeri yapılan dolandırıcılığa kurban olmuş birçok okurumuzdan şikayet aldık. Hem bu konu hakkında bazı uyarıları hatırlatmak ve hem de sizleri bilgilendirmek için bu yazımızı hazırladık.
Son 20 yılda bilgisayar ve internet yaşamın ayrılmaz bir parçası durumuna geldiği malumdur. Bunlar doğru kullanıldığında yaşamı kolaylaştıran, bireyin gelişmesine katkıda bulunan, bilgiye hemen ulaşmayı sağlayan araçlardır. Ancak kullanılma oranları arttıkça, tehlikelerde; örneğin bağımlılık ve dolandırıcılık da aynı oranda artmaktadır.
Günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline gelen bilgisayar, internet, cep telefonu ve bilgisayar tabanlı diğer teknolojiler, hayatı kolaylaştırıcı ve basitleştirici bir rol oynasalar da, bunları kullanmak için ya da kullanırken girilen kişisel bilgileri depolama özelliği de bu bilgilerin korunması meselesini ortaya çıkarmaktadır.
Kişisel verilerin korunması konusu, AB bünyesinde insan hakları bağlamında en fazla tartışılan konuların başında gelmektedir.
Örneğin, bir banka hesabı açarken, bir sosyal paylaşım sitesine üye olurken, herhangi bir online rezervasyon yaparken, mağazadan bir ürün alırken, internet, telefon ya da elektrik aboneliği yaptırırken, kimlik numarası, ad-soyad, adres, telefon, elektronik posta, meslek, doğum yeri ve tarihi, kredi kartı numarası gibi pek çok kişisel bilgiyi karşı tarafla paylaşmak durumunda kalınmaktadır. Dolayısıyla, dijital aygıtlar bu şekilde kişiye özgü izleri kaydetmekte ve özel hayatın konusu olan birçok bilgiyi muhafaza edebilmektedir.
İnternetin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi, firmaları internet üzerinde satışlara yönlendirmiştir. Bu da kişisel bilgilerin şirketler arasında müşterilerin bilgisi dışında el değiştirmelerine yani kendi has bir iş sektörü haline getirmektedir. Örneğin bir eşya alırken verdiğiniz cep numaranız bir hafta sonra bir banka ya da internet servis sağlayıcı şirket tarafından aranıp, çok cazip kampanyalarının olduğu şeklinde email veya sms almak mümkün olmaktadır. İşte bu tür uygulamalar kişisel bilginin korunması hakkının çok açıkça ihlal edilmesi demektir ve bu hergünde artarak devam etmektedir. Çünkü buna karşı henüz yeterli düzenlemeler bulunmamaktadır.
AB çapında yapılan bir ankete göre Avrupalıların yüzde 70’i kişisel bilgilerinin suiistimal edildiği, özellikle şirketlerin bu tür bilgileri başka şirketlere verdiği yönünde endişelerini dile getirmektedir. İnternet kullanıcılarının bir çoğu da örneğin sosyal ağlarda profil açarken gizlilik politikaları hakkında hiçbir şey bilmemekte ve internette yaptıkları gezintilerinin online reklamlar için kullanıldığının farkına varamamaktadırlar. Ayrıca, insanların büyük bir çoğunluğu, internet aracılığıyla yapılan işlemlerde gereğinden fazla kişisel bilgi istendiğinden ve bu bilgiler üzerinde hiçbir kontrollerinin olmadığından da şikayetçidir. Bundan dolayı AB çapında yeni bir mevzuatla bu hakkın en uygun şekilde hayata geçirilmesi hedeflanmektedir. Çünkü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde(AİHS) ‘özel hayatın ve aile hayatının korunması’ başlığı altında değerlendirilen kişisel bilgilerin korunması hakkı, AB’nin Temel Haklar Şartı’nın 8. Maddesi bu hakkın açık ve net bir biçimde korunmasını öngörmektedir.
Ama tüm bu yasal önlemlere rağmen, günlük digital yaşamda kişiye ait özel bilgilerin izinsiz olarak ticari amaçlar için kullanıldığı da bir gerçektir. Bundan dolayı alış veriş veya bir telefon anlşaması yaparken özellikle anlaşma şartlarını iyice okumanızı ve ondan sonra kendinize ait bilgilerinizi vermenizi tavsiye ediyoruz. Böylelikle hem mağdur duruma düşmenizin de önüne geçmiş olur ve hem de size bilgilerinin suiistimal edilmesinin önüne geçmiş olursunuz.
Haftaya yine köşemizde; Almanya’da sahte avukat, polis ve GEMA gibi kurumlardan internet üzernden gelen uyarılara değineceğiz...
YEK-KOM Beratungsstelle/
Adres: Graf Adolf Str.
70a,40210 Düsseldorf
hukukyardim@gmx.net
Tel: 0211 830 29 25
Sahte e-mail ve uyarılara dikkat -1